“YENİ” ile “Yenilik” partileri arasında yoğun temas

YENİ Parti, davayla, adıyla, seçime katılıp katılamayacağıyla ilgili sıkça tartışma konusu oluyor. Bu konuda çalışmaları hızlandırmaları da büyük önem taşıyor. Her ne kadar seçime girme yeterliliği olan bazı partilerle temaslar yürütülüyorsa da henüz sonuç alınmadı. Beklenti, YENİ Parti’nin seçime bir an önce hazır olması ve soru işareti bırakmaması.

Son haber ise CHP’nin, kendileri aleyhine olan temyiz başvurusunu, kendi yararına geri çekmesi oldu. Böylece Yargıtay incelemesi esastan yapılmamış olacak. Yani, bir yerde dosya kapanmış olacak.

DAVANIN TARAFI DEĞİL

Bu davanın tarafları, davacı konumundaki kurultay delegeleri ile davalı konumundaki CHP tüzel kişiliğidir. Genel Başkan Özgür Özel, şahsen davanın tarafı değil. Özgür Özel’in yargılama boyunca davaya müdahale talebi de olmadığından, müdahilliğine de karar verilmedi. Dolayısıyla genel başkan sıfatı, Özgür Özel’e CHP’den bağımsız bir taraf veya temyiz hakkı kazandırmıyor. Hukukçu Efsun Ünal’ın yorumu şöyle oldu:

“CHP’nin Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) kararına yönelik temyizinden feragat etmesiyle birlikte, davanın tarafı olan CHP’nin temyiz başvurusu sona erdi. Bu aşamadan sonra Özgür Özel’in şahsen yaptığı temyiz başvurusu, davanın tarafı olmadığı için bağımsız bir temyiz başvurusu olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor. CHP’nin de temyizden feragat etmiş olması nedeniyle dosyada geçerli bir temyiz başvurusu kalmadı ve BAM’ın mutlak butlan kararı bu haliyle kesinleşti.

YENİ PARTİ’NİN ADI DA SORUN OLDU

Genel Başkanlığı’nı Öztürk Yılmaz’ın yürüttüğü Yenilik Partisi’nin seçimlere girme hakkı bulunuyor. Şu günlerde YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasında isim sorunu yaşanıyor.
2024 yılında Yeni Parti kuruluş belgeleri İçişleri Bakanlığı’na ve Yargıtay’a teslim edildi. Genel Başkanlığını bir kadın yürütüyordu. Yargıtay, aynı şimdi olduğu gibi YENİ Parti ile Yenilik Partisi’nin isim benzerliğini dikkate alıp “Yenilik Partisi var, seçime katılma yeterliliğini almış bir parti. Dolayısıyla isim benzerliği nedeniyle YENİ Parti ismine izin veremeyiz” deyip başvuruyu reddetti. Yenilik Partisi yetkilileri de yaşanan süreci haberlerden öğrendi. Yani kendilerinin isim benzerliği konusunda bir başvurusu da olmamıştı. Genel Başkan Öztürk Yılmaz, “Şimdi YENİ Parti adı gündeme gelince sanki biz Yargıtay’da önünü kesmişiz gibi algı yaratılıyor” dedi. Öztürk Yılmaz, SÖZCÜ’ye “Gerçek durum şu” dedi ve şunları açıkladı:

UYARI YARGITAY’DAN

“Seçime girme yeterlik kazanma ruhsatını Yargıtay verdiği için oy pusulalarını da halk karıştırdığı anda o partilerin geçerliği kayboluyor ve seçmen iradesi fesata uğramış oluyor. Dolayısıyla Yargıtay daha baştan parti adı, logo ve en önemlisi tüzüğe dikkat ediyor. Partimizi kurarken bizim tüzüğümüzde 10 defa değişiklik yaptırdılar. Bizim, YENİ Parti ile ilgili Yargıtay’a herhangi bir başvurumuz yok. Sanki, biz YENİ Parti ile ilgili Yargıtay’a şikayette bulunmuşuz, bunun üzerine Yargıtay bizi dinleyip harekete geçtiğine ilişkin izlenim yaratılıyor.

İkinci konuyu söyleyeyim: YENİ Parti’deki arkadaşlar parti kurulması konusunda acemi. Parti kurulurken bakılır, araştırılır. ‘Yeni’ ve ‘Yenilik’i anlamayacak kimse olamaz. Kaldı ki ben uyardım. Yargıtay da onları o dönemde ‘Bu isim olmaz’ diye uyarmış. O kadar süre boyuna beklediler. Yargıtay, yeni kurulan partiyi incelemeye aldıkları yönünde beni uyarınca durumdan haberdar oldum. Bunun üzerine biz de partimizin kurumsal kimliğimizi korumak için ‘YENİ Parti’ adının değiştirilmesi için yazı gönderdik.

GÖRÜŞMELERİMİZ OLDU

YENİ Parti’lilerle bizim, yalnız partinin ismiyle ilgili değil, ‘birlik, birleşme, ittifak’ adına ne derseniz kapsamlı görüşmelerimiz oldu. Altı görüşme oldu. Ama sonuçta gelinen noktada biz onları kurtaracak çözüm önerisinde bulunduk. Son görüşmemizde önerilerimizi değerlendireceklerini söylediler. Kapsamlı bir yol haritası önerdik. Ancak bunları şimdi açıklayamam.

Şöyle bir şey var: Biz herhangi bir partinin sıkıntıya düşmesini istemeyiz. Bizim amacımız toplumsal muhalefetin birleşmesidir. Keşke, partilerine başka bir isim koysalardı. İsim değişikliği konusu bizim itirazımıza bağlı değil. YENİ Parti’nin çok ciddi sıkıntılarının olduğunu müzakerelerde de görmüş olduk. Bunları çözmek için yapıcı davranıyoruz.”

Milletvekili önce koruma istedi ardından dilekçesini geri çekti

Özellikle iktidar partisinin bazı milletvekilleri, il’i kendileri yönetiyormuş gibi valiyi, il genel meclisini “yok” sayar, sadece kendilerinin söylediklerinin yapılmasını ister.

Tabii buna her vali uymaz. Sonra, il’de, “Valiyi aldırıyorlarmış” söylentileri çıkar. Bakarsınız, daha bir yıl önce göreve başlayan vali, milletvekilinin her isteğine “Evet” demediği için merkeze çekilir. Unutmayalım, valiliğin onurlu biçimde bir ay bile yapılması şereftir, onurdur.

Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan’ın, kendisiyle ilgili bir tasarrufta bulunulması halinde, Burdur AKP Milletvekili Prof. Dr. Adem Korkmaz’ı da “Götüreceği” iddiası gündeme getirildi.

DEVLETTE KÜSLÜK OLMAZ

Üçüncü kişilere söylediği öne sürülen bu sözler üzerine, milletvekili 10 Eylül 2026 tarih ve 1510184 sayı ile Ankara Valiliği’ne “Kendisine yakın koruma tahsis edilmesini, koruma kararı verilmesini, siyasi, kamusal faaliyetleri için il içi ve il dışı seyahatlerinde koruma uygulanmasını” isteyen dilekçe verdi. Her yönüyle üzücü bir durum!

Anlaşılan milletvekili amacına ulaştı ki, dilekçesini geri çekti. Unutmayalım, milletvekilini en çok koruyacak, başına bir şey gelmesin diye çaba gösterecek olan ilin valisidir... Bunun gereği de mutlaka yapılır. Aman bu kez de, “Vali peşime polis taktı” denilmesin...

Burdur hizmet bekliyor. Bir an önce kırgınlıklar son bulmalı. Biri milletvekili, biri vali. Burdur’a hizmet için el ele vermeli.

Devlette küslük olmaz...

Yazarın Diğer Yazıları