Yeni tahmin: Altın ons başına 8.900 dolara koşuyor
Küresel finans sisteminde yeniden "parasal çıpa" rolünü üstlenen altın için beklentiler katlanıyor. Incrementum AG’nin yayımladığı son rapor, altının 2030 yılına kadar 8 bin 900 dolar seviyesini test edebileceğini öngörüyor.
Altın, artık sadece kriz dönemlerinde başvurulan geleneksel bir korunma aracı olmaktan çıkarak, küresel finans sistemindeki "parasal çıpa" rolünü yeniden geri kazanıyor. Incrementum AG tarafından hazırlanan ve piyasada büyük saygınlığı bulunan “In Gold We Trust” raporunun son baskısında ulaşılan temel sonuç bu oldu.
Raporun yazarları Ronald-Peter Stöferle ve Mark Valek, son dönemdeki fiyat dalgalanmalarını spekülatif bir abartı olarak değil, derin bir "yeniden paralaşma" sürecinin belirtisi olarak değerlendiriyor. Jeopolitik parçalanma, dolarsızlaşma ve itibari para birimlerine olan güvenin azalmasıyla tetiklenen altın piyasası, tarihinin en dinamik evresine giriyor.
ALTINDA 8.900 DOLAR YOLU GÖRÜNDÜ MÜ?
Piyasa dinamikleri rakamlarla kendisini ortaya koyuyor: Altın, 2025 yılında %64,4'lük bir artışla 1979'dan bu yana en güçlü yıllık performansını kaydetti ve Ocak 2026'da ons başına 5.595 dolar ile rekor kırdı.
Incrementum’un 2020 yılında ilan ettiği ve 2030 yılı için 4.800 dolarlık fiyat hedefi koyduğu “Altın On Yıl” öngörüsü, böylece planlanandan çok daha önce gerçeğe dönüştü. Bu ivmeyi göz önünde bulunduran analistler, şimdi altının on yılın sonuna kadar 8.900 dolara yükselebileceği alternatif bir enflasyon senaryosu üzerinde duruyor.
MERKEZ BANKALARI VE DEV BORÇ YÜKÜ
Rapor, uzun vadeli boğa piyasasını destekleyen üç ana yapısal sütunu şu şekilde tanımlıyor:
Merkez Bankası Alımları: Her biri 1.000 tonu aşan üç rekor yılın ardından, merkez bankaları 2025 yılında da 863 tonluk önemli bir alım gerçekleştirdi. Hükümetler altını giderek "tarafsız bir rezerv varlık" olarak konumlandırıyor.
Artan Borç Yükü: Küresel borcun 348 trilyon dolarlık (sadece ABD'de 39 trilyon dolar) rekor seviyeye ulaşması ve reel getirilerin negatif olmasıyla, geleneksel devlet tahvilleri "risksiz liman" özelliğini yitiriyor. Bu durum yatırımcıları sistematik olarak alternatif değer saklama araçlarına yönlendiriyor.
ABD Rezervlerinin Yeniden Değerlenmesi: ABD, bilançosundaki altın varlıklarını hala ons başına yalnızca 42,22 dolar olarak raporluyor. Incrementum, bu varlıkların piyasa fiyatına göre resmi olarak yeniden değerlenmesini artık sadece bir fikir jimnastiği değil, giderek güçlenen bir siyasi olasılık olarak görüyor.
KURUMSAL SERMAYE HENÜZ PİYASADA DEĞİL
Büyük fiyat artışlarına rağmen Incrementum’a göre piyasa henüz doygunluğa ulaşmış değil. Özel mülkiyetteki altın rezervlerinin küresel finansal varlıkların yaklaşık yüzde 2,7'sini oluşturduğu tahmin ediliyor.
Analistler, talep dinamiğinde bir kayma bekliyor. Şimdiye kadar ana alıcı merkez bankalarıyken artık kurumsal sermayenin geniş ölçekte piyasaya girmesi öngörülüyor. Tarihsel olarak halkın geniş katılım gösterdiği bu evre boğa piyasasının en uzun ve en güçlü aşaması olarak kabul ediliyor.
ALTININ YAN ETKİSİ: VOLATİLİTE
Ancak fiyatlarda doğrusal bir artış beklenmiyor. Incrementum, 2026 yaz başı için ons başına 4.500 ile 4.950 dolar aralığında dalgalı bir konsolidasyon öngörüyor. Yüksek tahvil faizleri veya likidite darboğazları sert geri çekilmeleri tetikleyebilir.
Bununla birlikte, “In Gold We Trust” raporu çerçevesinde bu dalgalanmalar trendin bozulması değil kırılgan bir finansal sistemde asli parasal işlevine geri dönen piyasanın "normal nefes alma aralıkları" olarak nitelendiriliyor.