Yoksulluk derinleşti veresiyeler arttı
Vatandaş bir yandan kredi kartlarının limitini doldurup bankalara borçlanırken diğer yandan mahalle esnafına veresiye yazdırıyor. Esnaf, “Başımızdakiler utansın” diyor.
Ali Can POLAT
Türkiye’de ekonomik kriz her geçen gün derinleşirken ülkenin gelir düzeyi düşük bölgelerinde yaşanan dram da büyüyor. İstanbul Mecidiyeköy’de lüks plazalar ve rezidansların bir arka sokağındaki Gülbağ ve Kuştepe mahallelerinde bakkal, terzi ve sucularla konuştuk. Vatandaşın yaşadığı derin yoksulluğun en yakın gözlemcisi olan esnaf, gördüklerini kimi zaman gözleri dolarak kimi zamansa sinirden yumruklarını sıkarak anlattı.
ÖĞRENCİLER ÇOĞUNLUKTA
Özellikle asgari ücretli çalışanların veresiye yazdırmadan bir ayı geçiremediğini belirten mahalle esnafı, “Eskiden işsizler veresiye isterdi şimdi çalışanlar da veresiyeye muhtaç” dedi. Ülkedeki yoksulluğun yanı sıra korku iklimi de gün geçtikçe büyürken konuştuğumuz mahalle esnafı isim ve fotoğraf vermekten çekiniyor. 15 yıldır aynı yerde hizmet veren bir bakkal, veresiye yazmanın da zor olduğunu insanların borçları ödeyemediğini söylüyor.
“Ben versem bütün dükkanı veresiye alırlar” diyen bakkal, “Millet de çürümüş maalesef, ay sonunda verdiğim veresiye gelecek diye plan yapıyorum ama gelmiyor. Burada 30 bin lira maaş alıp 20 bin lira kira ödeyen bir sürü komşumuz var bu adam veresiye olmadan, maaşından avans kullanmadan nasıl geçinecek? Aldığı veresiyeyi nasıl ödeyecek ki” diye sordu.
Gülbağ’da 20 yıldır bakkal işleten baba-oğul ise “Bizde 10 tane veresiye defteri var yıllardır yazıyoruz deftere.Aileler gitti, burada öğrenciler ve çalışanlar kaldı. Babasının emekli kartını kullanan öğrenciler var. Onlara mecbur veresiye yazıyoruz ama güvenemiyorsun ki bir sürü batık veresiyemiz var. Ödemeden taşınıp gitmiş insanlar” dedi.
Esnaf borcun ödenmeyeceğini bilse de veresiye yazdığını söylüyor.
‘Borcunu ödeyemeyeceğini biliyorum’
Esnafa vatandaşın derdini sorarken esnaf kendi derdini de anlattı. 68 yaşındaki emekli bir mahalle terzisi “Ben bu yaşımda hâlâ çalışıyorum. Başımızdakiler utansın. İnsanların halini görüyorum, kimisi veresiye istiyor ama o veresiyenin gelmeyeceğini biliyorum çünkü adam ölmüş bitmiş, yıllanmış pantolonunu tamir ettirmeye çalışıyor hâlâ. Ben bu adama veresiye yazdım bile demiyorum ki” dedi. Mahallede damacana su satan bir esnaf ise “Ayda 2 damacana su alan bir aile var utanıyorlar 400 lira için veresiye istemeye” ifadelerini kullandı.
‘Eskiden işsizler isterdi şimdi çalışanlar istiyor’
Genelde yoğurt, süt gibi temel gıdalarda veresiye talebinin yüksek olduğunu söyleyen bir bakkal işletmecisi, “Eskiden işsizler iş bulana kadar geçinmek için veresiye isterdi, şimdi çalışanlar veresiye istiyor. Özellikle de tanıdığımız bildiğimiz asgari ücretli aile babaları mecbur kalıyor. Adam ayın başlarında kredi kartıyla alıyor sonlarına doğru, o kartı doluyor herhalde, veresiye yazdırmaya başlıyor. Genelde de yoğurt, süt gibi gıda ürünleri isteniyor o zaman yok diyemiyorsun vicdanen” diye konuştu.