Zeydan Karalar: Dönemin ruhu gereği cezalandırıldım

Aziz İhsan Aktaş’ın adını ilk duyanlardanım. Meğer, o yıllarca devlet daireleriyle, belediyelerle iş yapmış, parasını zamanında alabilmek için CHP’li belediye yetkililerine rüşvet verdiği öne sürülen bir isim. 200 sanıklı “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü” davasında örgüt iddiası çöktü. Rüşvet verdiğini söyleyen beraat etti, başkanlara hapis ve “siyasi yasak” çıktı. Onlardan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar 6 yıl 3 ay, Ceyhan Belediyle Başkanı Kadir Aydar 5 yıl 10 ay, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Zeydan Karalar, daha önce Seyhan Belediye Başkanlığı da yapmıştı. Deneyimli bir belediye başkanı olarak biliniyor. Adana’da çok seviliyor, “Adana gibi başkan” deyimi de onun için sıkça kullanılıyor. Karalar da avukatları da “beraat” bekliyordu. Mahkumiyete onlar da şaşırdı. Zeydan Bey’e yönelik suçlama “irtikap”la başlamıştı. Örneğin, müteahhit belediyeden parasını zamanında alamıyor. Belediyeden de kendisine, “Para verirsen öderim” denildiğinde, irtikap suçu işlenmiş oluyor. Zeydan Bey hakkında irtikap suçlamasında bulunuldu. Zeydan Karalar sorularımı şöyle cevaplandırdı:

ÖNCE O SUÇLAMA KALKTI

“Evet, bizim hadise irtikap suçlamasıyla başladı. Benim istihkaklarım düzenli ödenmiyordu. Ödemelerin yapılması için Aziz İhsan Aktaş’a gittim. Beni zorladı. Parayı öyle ödedi. Oysa belediyemizin para problemi yoktu. İstihkakların bırakın altı ay geciktirilmesini bir-iki ay bile geciktirilmesi söz konusu değildi. Düzenli istihkaklar yapılır, düzenli para ödeniyordu.

Aktaş mahkemede, ‘Zeydan Karalar döneminde istihkaklarının düzenli yapıldığını, parasını zamanında aldığını’ söyledi. Bunun üzerine Savcı, iddianamenin 49. sayfasında diyor ki ‘Sen zorlamayla para verdiğin iddiasında bulundun ama sen paranı almışsın. Ben senin bu iftirana itibar etmiyorum’ diyor. Savcının bizzat sözü bu. Dolayısıyla irtikap suçlaması ortadan kalktı.

OLMAYAN İHALE PARA VERMİŞSİNDİR SUÇLAMASI

Dolayısıyla iftira ortadan kalkıyor ama ondan sonra savcı, Aktaş’ın söylemediği bir şey ekliyor. Diyor ki ‘Sen ihale almak için bu parayı belediyenin yetkililerine vermişsindir’ diyor. Belediye yetkilisi kimse... Şimdi ben dedim ki ‘Burada o tarihten sonra bizim yaptığımız bir ihale yok. Yapılan bir ihaleyse hangi ihaleden bahsediyorsunuz?’ Yani olmayan, yapılmayan bir ihale üzerinden suçlanmaya başladım. İrtikap kaldırıldı. Savcıya, ‘İhale diyorsunuz, ortada ihale yok. O zaman ortada suç da yok’ dedim.

Bu olaya ceza vermeleri, gerçekten bir hukuk garabeti. Olmaz öyle bir şey. Üç sefer ifade değişiyor. Üç sefer iddianame değişiyor. Bir itirafçının söylediklerinin yarısına inanıyor, yarısına inanmıyor. Hukukçular da diyor ki ikrar bölünmez. Ya hepsine inanırsınız ya hiç birine inanmazsınız. Savcı Bey, birine inanıyor, birisine inanmıyor. Mahkemede da aynı durum yaşandı. Böyle garip bir olay.

Benimle ilgili resmi bir şey yok. Bir para transferi yok. Yani adam bana para verdiğini iddia etmiyor. Bir de şöyle ilginç bir şey: Ben, bir ‘örgüt var’ diye İstanbul’da yargılandım. Ben ‘Adana’da yargılanmam gerekirken İstanbul’da ne işim var’ dedim. Şimdi mahkeme de ‘Örgüt yok” diyor. Madem ‘Örgüt yok’ diyorsunuz, ben niçin İstanbul’da yargılandım? Madem örgüt yoksa, o zaman ben Adana’da yargılanmalıydım. Nereden bakarsanız sakat bir durum var.

PARAYLA, PULLA İŞİM OLMAZ

Mahkemenin verdiği kararı Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) taşıyacağız. Yani İstinaf yolu açık. Yargıtay yolu da açık. Bu kararın bozulacağına inanıyorum. Mahkeme kararı onanırsa bana üç yıllık siyaset yasağı da gelecek. Hakkımdaki kararın bir yerden dönme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyorum.

Hapis cezası verilmesi, siyaset yasağı getirilmesi kötü niyetli insanlar dışında herkesi şaşırttı diyebilirim. Beni herkes tanır. Bizim ne işimiz var parayla pulla? Ben şimdi Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Burada o kadar çok büyük imkân var ki. Bizim ne ihaleyle işimiz oldu ne parayla işimiz oldu. Olmaz da.

Karar avukatlarımızı da şoke etti. Bir avukatım profesör. Birisi Yargıtay Genel Kurul Dairesi üyesiydi. Bunlar da karar karşısında çok şaşırdı. Yorumlar dönem itibariyle böyle bir cezanın verildiği yolunda. Yani, dönemin ruhu gereği cezalandırıldım.”

Karalar, CHP’den istifa etmedi. Bundan böyle siyasete nerede devam edeceğini sordum, yanıtı şöyle oldu: “Aynı yolda devam edeceğim. İstikrarlı bir adamım. Kolay değişen biri değilim. Partimiz iyi olsun diye çalışacağız, çalışıyoruz.”

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar: İhalemize de katılmadı, ihaleye davet de etmedik

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, uzun tutukluluk döneminden sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Dava sonucu 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan, hakkında siyasi yasak getirilen Aydar da mahkumiyet kararına itiraz edecek. Aydar, savunmalarını destekleyecek bilirkişi raporunun; tüm ısrarlarına rağmen istenmediğini belirtti ve SÖZCÜ’ye şunları anlattı:

RÜŞVET İLİŞKİSİ BOŞ ÇIKTI

“Yargılamanın başından bu yana adli makamlarca belediyede mevcut alacakların alınabilmesi için rüşvet ilişkisi kurulduğu iddia edildi. Ancak iddia edilen suç tarihinde Aziz İhsan Aktaş’ın akrabalarının şirketinin alacağı yalnızca 1,5 milyon liraydı. (Bu şirketle önceki dönemdeki belediye yönetimi 2022 yılında sözleşme imzalıyor.) Alacak miktarının 1,5 milyon lira olduğu resmi kayıtlarla doğrulandı ve dosyaya sunuldu.

Bunun üzerine yargılamanın başından bu yana hak edişleri alabilmek için rüşvet ilişkisi kurulduğunu iddia eden savcılık, bu iddianın altının resmi kayıtlarla boşalması üzerine bu kez mevcut alacakları almak için değil, varlığı mahkeme kararı ile ortadan kalkan örgütün Ceyhan’da kurduğu iddia edilen düzenin bozulmaması için verildiğini değerlendirdi.

NE VERİLDİ, NE ALINDI?

Ancak bu kişiler bizim dönem öncesi geldiği gibi bizim dönemimizde yapılan herhangi bir ihaleye katılmadı, kendilerinden bir ihale teklif dahi alınmadı.

‘Rüşvet alındı’ deniyor ancak ne kadar verildiği ne mahkemece ne de tarafımızca biliniyor. Çünkü rüşvet olarak değerlendirilen ev ticaretinin olması, gerektiği fiyatta yapıldığına ilişkin savunmamızı destekleyecek bilirkişi raporu defalarca talep edilmesine rağmen mahkemece alınmadan karar verildi. Kararın bozulacağına inanıyorum.”

Yazarın Diğer Yazıları