Dün, Mustafa Sarıgül’ün eski eşi ile oğlu Emir Sarıgül’ün adının karıştığı haber “Son dakika” olarak ekranlara yansıdı. Yalnız onlar değil, “Ev hapsinde” tutulan Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve SÖZCÜ TV programcısı Murat Ağırel’in de gözaltına alındığı bilgisi geldi. Bu kez olay öncekilerden farklıydı. Ev hapsinde tutulan, ayağına elektronik kelepçe takılan Murat’ın, ayağından önce kelepçe çıkarıldı, sonra Emniyet’e götürüldü.
Emir Sarıgül’ün de gözaltına alınması planlanmıştı. Ancak, Emir Sarıgül’ün yurt dışında olduğu, haberi duyar duymaz Türkiye’ye dönmek için çaba gösterdiğini öğrenmiştik. Aylin Kotil, Ömer Sarıgül, Murat Ağırel’in gözaltına neden alındığı kısa sürede netleşmişti. Ağırel’e konuyu bildiği bir haberi neden yazmadığı sorulacaktı.
ARAŞTIRMADAN, İNCELEMEDEN
Gazeteciliğin zor dönemi yaşanıyor. Size gelen haberi geldiği gibi yazmanız mümkün değil. O bilgilerin doğruluğunu araştırmak zorundasınız. Bazı olaylarda ise tarafları dinler, emin olmadığınız, ulaşamadığınız bilgiler olursa iddiayı yine araştırır ama bazen o haberi yazmadığınız da olur.
Doğruluğundan emin olmadığınız, kuşku duyduğunuz, üzerinde çalışmanız gereken yerler olur. Habere, belgelere yeteri kadar güven duymadığınız olaylar da yaşarsınız. Hele günümüzde “Yapay zeka” çıktı, mertlik bozuldu. Eskiden fotokopi ile yapılan belgeler üzerinde oynama, şimdi daha farklı ve gerçeğine en yakın olarak kullanılıyor.
YENİ Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, oğlunun ve eski eşinin gözaltına alındığı haberini öğrendi. Oğlu Emir Sarıgül, kendisinin nasıl dolandırılmak istendiğini babasına anlatmıştı. Mustafa Sarıgül’le konuştuk. Yalnız söylemedi, söylediklerini belgelerle de ortaya koydu. İşte Sarıgül’ün, iddialar üzerine bize anlattıkları:
YAPAY ZEKAYLA KURULAN ŞİRKET
“Sinan Çampınar isimli kişi, 2,5 yıl önce bize geldi, Türkiye’de yatırımlar yapmak isteyen yatırımcılar olduğunu, bu yatırımları yapmak isteyenlerin önünün açılması gerektiğini söyledi. Ne yapalım? 3-5 hatta 10 tane yatırım yapmak isteyenler olduğunu söyledi. Konuştuk ama bunların hiçbiri gerçekleşmedi.
Bunlar gerçekleşmedi. Ama acil bir yatırım olduğunu söyledi. Bunun için Almanya’da bir şirket kurmamız gerektiğini söyledi. Bunu benim üzerimden değil, aynı zamanda Alman vatandaşı olan Aylin Kotil üzerinden kurarsak daha çabuk olacağı söylendi. Aylin Hanım’a rica ettik. Gitti, orada şirketi kurdular. Bir ay sonra biz baktık, araştırdık ki bu şirketle bunun uzak yakın bir alakası yok. Bunların içi boş. Sonra orada bir avukat bulduk ve orada kurulan şirketlerin tamamen yapay zekayla kurulduğunu ve hayali olduğunu tespit ettik.
Bunun üzerine orada, şirket kurulmadığına ilişkin bu kişiden avukatımız aracılığıyla yazı aldık. Sonra ki aşamada Sinan, oğlum Emir’den bir gayrimenkul almak istedi. O gayrimenkul almak için sadece 100 Euro gönderdi. Bunun üzerine Emir, gelen 100 Euro’yu iade etti.”
AĞIREL’E GİDİYOR
“Sinan, yani 100 Euro gönderen kişi, 100 Euro’luk o dekontu yapay zekayla 100 milyon Euro göndermiş gibi yapıyor. Bundan beş ay önce bu kişi Murat Ağırel’e gidiyor. Kendisine, arsa için 100 milyon Euro gönderdiğini, parasını geri alamadığını söylüyor. Murat Ağırel, bizim avukatımızla konuşuyor ve iddiaları söylüyor. Yayınlayacağını söylediği haberle ilgili bilgiler alıyor.
Avukatımız da, ‘Murat Bey, bunu yayınlayabilirsin ama böyle bir şey yok. Adamın gönderdiği rakam 100 Euro. Murat ise ‘Benim elimde 100 milyon Euro gönderildiğine ilişkin dekont var’ diyor. Bunun üzerine, avukatımız o dekonta bakıyor. ‘O zaman bankaya soralım. Gelen paranın 100 Euro mu, 100 milyon Euro mu diye bankadan resmi yazı alayım. Murat diyor ki ‘Resmi yazı gelirse benim için geçerlidir. Ben o zaman ilgilenmem.’ Bankaya soruyor. Bankadan resmi yazı geliyor.”
SARIGÜL’E GÖRE DOLANDIRICI
“O resmi yazıda 100 milyon Euro’nun, Denizbank’a hiçbir zaman Emir Sarıgül’ün hesabına gelmediğini teyit ediyor. Yani karşımızda böyle bir yapay zekayla uğraşan bir dolandırıcı çıktı. Hiçbir zaman bir fon konuşması, bir çalışma hiç olmadı.
Murat Ağırel bunu yayınlamayınca bu kişi savcılığa dilekçe veriyor. Murat Ağırel’e bu iddiaları anlattığını ancak Murat Ağırel’in bunu yayınlamadığını söylüyor. Bunun üzerine savcılık soruşturma başlatıp kendilerine bunun sorulmasına karar veriyor.
Şimdi avukatlar iddialarla ilgili cevaplarını hazırlayacaklar ve bunun sahte olduğu da ortaya çıkacak.”
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine dikkat!
İsrail Başbakanı’nın Birleşmiş Milletler’de konuşması sırasında, Azerbaycanlı bir diplomatın salondan ayrılmaması iki ülke arasında soğukluğa neden olmuştu. Azerbaycan makamlarıyla konuştuğumda, “Konuşmaları not almak için her zaman bir diplomatımız salonda bulunur. Ermenistan’la savaştığımız dönemde bile böyle bir uygulamamız vardı” dediler. İsrail Cumhurbaşkanı’nın, Azerbaycan’a, Bakü- Tel Aviv- Bakü arasında sefer yapan ticari bir uçakla, diğer yolcular gibi parasını ödeyip bilet alarak geldiğini söylediler.
İktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisi’nin (YAP) açıklamasından da Azerbaycan’ın bazı açıklamalardan duyduğu rahatsızlık şöyle yer aldı:
“Türkiye’deki bazı medya kuruluşları ve sosyal medya platformlarında, AK Parti iktidarına yakınlığıyla bilinen kaynaklar da dahil olmak üzere, Azerbaycan hakkında gerçeğe aykırı, taraflı ve iftira niteliğinde haberler yayımlanıyor. Popülist ve sorumsuz açıklamalar üzüntü vericidir. İlgili siyasi çevreleri sorumlu davranmaya ve Azerbaycan-Türkiye kardeşlik ilişkilerine zarar verebilecek adımlardan kaçınmaya çağırıyoruz.”
Bu durum iki ülke için de geçerlidir. “İki devlet, bir millet” olduğumuzu unutmayalım.