23 Nisan direniyor!

Görüntüde kutlamalar sönük geçti. Cumhurbaşkanı, her yıl olduğu gibi 23 Nisan kutlamalarına katılmadı. Neden katılmadığını halka açıklama ihtiyacı da duymuyor. 23 Nisan’ın “güçlü lider patentli” desteğe ihtiyacı yok. 23 Nisan direniyor. Kutlamalar sönük geçse de; halkta sevinç, özlem, minnet duygusunu kalbinde ve benliğinde hep korudu. 106 yılı doldu. 106 yılın ilk 30 yılı, ilk 50 yılı ve hatta ilk 80 yılı; hep bir ağızdan, hep birlikte, hep aynı ortak duyguyla; “Egemenlik bir kişiye, bir zümreye, tek aileye, güçlü lidere bırakılamaz” ışığını açık tutmak üzerine geçti.

★★★

Son 24-25 yıl ise “23 Nisan ışığını söndürmek” ve padişahlık dönemine benzer bir faşist dönüşümün yapısını yeni kodları ile bina etmek üzerine harcandı. Egemenlik halktan alındı. Devlet parti devletine, adalet parti adaletine, valiler parti valisine, polis parti polisine, bakanlıklar parti bakanlığına, müftüler parti müftülerine, camiler parti camilerine, cumhurbaşkanlığı parti cumhurbaşkanlığına dönüştürüldü. Adına da “güçlü liderlik” dediler. İktidar partisi ve kurmay kadrosu; “egemenliği kamu kaynağı aktarılarak zenginleşen yeni türemiş azınlığa, bir tek adama, dudaktan çıkacak tek söze bırakmak” üzere çalıştı.

★★★

Başardık sandılar.

2024 yılında 2 yıl önce yapılan son seçimlerde halkın büyük çoğunluğu, “güçlü lideri” sandığa gömdü ve tercihini, 23 Nisan’ın ilk yıllarındaki “egemenlik ulusundur” çizgisine geri dönüleceği sözünü her anlamda verenlerden yana kullandı. Büyük kentlerin yönetimi 2 yıl önce; “23 Nisan’ı yaşatacağız sözü verenlere” geçince seçilmiş belediye başkanlarını; “rüşvetçi-hırsız-soyguncu” diye lekeleyerek hapishanelere koydular.

★★★

23 Nisan direniyor.

Yeni seçimler, önünde sonunda yine gelecek. Kuşkunuz olmasın. Halk, 23 Nisan’a sahip çıktığını sandıkta yine gösterecek. 106 yıl 3 kuşak eder. Kurucu kuşak. İlerletici kuşak. Sahiplenen kuşak. 23 Nisan’ı sahiplenen kuşağın son 25 yılı; padişahlık dönemini özlermiş gibi yapıp “egemenliği güçlü lider tek adama vermek” isteyen iktidar adamları ve devlet ihaleleri ile zenginleşmiş kibirli azınlığın yaptıklarını izleyerek geçti.

★★★

Son 25 yıl içinde; tek bir adamın dediği oluyor. O söylüyor. Meclis kanun yapıyordu. O söylüyor; Anayasa rafa kalkıyor, kanun hükmünde kararnameli, hesap vermeyen gizlisi saklısı bol; “sürekli dış borçla yürüyen ekonomik modelle” 23 Nisan’ın anlamı ve ruhunu yok edecek sivil darbeler birbirini izliyordu. Aralarındaki iktidar kavgasını darbe yapmaya kadar götürdüler. 15 Temmuz, 23 Nisan’ı kaldırmak isteyenlerin birbiriyle kapışmasıydı. Cumhurbaşkanının danışmanı bir emekli asker; “din esaslarına dayalı bir anayasa taslağı” bile hazırlamaya cüret etti. Meclis Anayasa Komisyonu’nda iktidar partisi sözcüsü; “Anayasa’nın ilk 4 maddesinin değiştirilmesi teklifi” verdi.

★★★

Halk bütün bunları gördü, izledi, kıyasladı. Kararını verdi. 23 Nisan’ı sahiplendi. Önümüzdeki seçim sonuçları da bu sahiplenişin sandığa yansıması olacak. Bugün halkın büyük çoğunluğu; “tek adamlı sistemi destekleyenleri” değil, “egemenliğin millette olduğunu” söyleyenleri dinliyor, umudunu onlara bağladı, onlardan umut bekliyor.
23 Nisan direniyor.

Bayramız kutlu olsun!

Yazarın Diğer Yazıları