Hayata pencerelerini kapatalı 17 oldu. Prof. Dr. Türkan Saylan, kendini toplumun bilimle barışıp kaynaşmasına, eğitimine adamış, alçak gönüllü, ihtirassız, kız öğrencilerini çok seven bir öğretim üyesiydi. Hiçbir Anadolu kızının, eğitimsiz kalmasına gönlü razı gelmezdi. ★★★ Güçlü kişiliği vardı. Kadın olmanın öncülüğünü üstlenerek aslında ülkemiz için 3 hedef belirlemişti: 1- Türkiye dünyanın en iyi 10 ülkesi arasına girsin. 2- Yüksek ahlak ve vicdanın, insan hakkı ve hukukun, demokrasi ile fırsat eşitliğinin halkta bir karşılığı olsun. 3- Türkiye’de inanç gruplarının yerini fikir grupları alsın. 3 hedef için çalıştı. ★★★ Türkan Saylan, ülkemizin yetiştirdiği değerli insanlardan biriydi. O, Atatürk üzerinden çıkar elde etmek isteyen insanlardan biri değildi. Cumhuriyet ışığının sönmemek üzere devam etmesine omuz veren bir vatandaştı. Onunla ilgili bir mektup aldım. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde birlikte uzun yıllar çalışmış eğitimci yazar Gülseren Delibaş’ın gönderdiği mektubu özetleyerek bugün sizinle paylamak isterim. ★★★ İşte o mektup: “18 Mayıs...Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi görünse de çağdaş eğitim, bilim, insan sevgisi ve kız çocuklarının geleceği için mücadele eden binlerce insanın yüreğinde derin izler bırakan bir tarihtir. 18 Mayıs 2009’da; yalnızca bir bilim insanını değil, Cumhuriyet değerlerine ömrünü adamış büyük bir aydınını kaybettik: Türkan Saylan. ★★★ Bazı insanlar yaşarken yalnızca kendi hayatlarını değil, dokundukları insanların kaderlerini de değiştirirler. Türkan Saylan işte böyle bir insandı. O, yalnızca başarılı bir doktor, akademisyen ya da sivil toplum gönüllüsü değildi. O, Anadolu’nun en uzak köşelerinde eğitim umudu bekleyen kız çocuklarının ‘Türkan Hocası’ hayata küsmüş cüzzam hastalarının umut ışığı, çağdaş yaşamın yılmaz savunucusuydu. ★★★ Özellikle kız çocuklarının eğitimi için verdiği mücadele, yalnızca bir sosyal sorumluluk çalışması değil; aynı zamanda toplumsal dönüşüm hareketiydi. ‘Kardelenler’ projesiyle Anadolu’nun yoksul köylerinden çıkan binlerce kız çocuğu eğitim hakkına kavuştu. O çocukların her biri, bugün bu ülkenin öğretmeni, doktoru, mühendisi, sanatçısı olarak yaşamın içinde yer alıyorsa, bunda Türkan Saylan emeği vardır. ★★★ Eğitimin, insan yaşamındaki yoksulluk zincirini kırabilecek en büyük güç olduğuna inanırdı. Bu nedenle özellikle kız çocuklarının eğitimine ayrı bir önem verirdi. Çünkü bilirdi ki; eğitilen bir kız çocuğu, yalnızca kendi yaşamını değil, geleceği de değiştirir. Bugün onun aramızdan ayrılışının üzerinden yıllar geçmiş olsa da bıraktığı ışık hâlâ yol göstermeye devam ediyor. ★★★ Çünkü bazı insanlar ölmez; düşünceleriyle, yetiştirdikleri insanlarla ve umut ettikleri yarınlarla yaşamayı sürdürürler. Bir kız çocuğu okul yolunda yürüyorsa, bir genç kadın özgürce mesleğini seçebiliyorsa, bir insan karanlığa karşı hâlâ bilimi savunabiliyorsa, orada Türkan Saylan vardır. GÜLSEREN DELİBAŞ”