Son yıllarda bazı politikacılar, bazı tarikat aydınları, bazı pozisyon aydınları, bazı iktidar beslemeli kötü niyetliler, kirli pasaklı bir propagandanın üzerine abandılar. 19 Mayıs’ı yurttaşların ve özellikle gençlerin kalbinden, zihninden, beyninden nasıl sileriz diye kötülük düşündüler, karşı devrim ürettiler. ★★★ Bir çeşit “yeni düzen” kurup; “19 Mayıs 1919’un gençliğin yüreğinde kabul görmesini” yıkmak istediler. Mustafa Kemal Atatürk, “Benim bütün umudum gençliktedir” demişti. Dindar gençlik dediler. Altın nesil uydurdular. 19 Mayıs gençliğine dudak büktüler. Bazı yıllarda bahaneler uydurup; kutlamaları erteleme yoluna bile gittiler. ★★★ Dün 19 Mayıs’tı. 107 yıl önce emperyalist saldırganlığın vatan toprağından atılıp temizlenmesi ve egemenliğin bir kişiden, bir aileden, halifeden alınıp kayıtsız şartsız millete verilmesi için atılan adımın ilk günü. 19 Mayıs 1919; Kuvâ-yi Milliye’nin “mandacı aşısına” dur dediği gün. ★★★ 19 Mayıs’ın önemi; “mandacı aşının yere çalınmasından” geliyor. Sevr Antlaşması yapılmış, Osmanlı ordusu dağıtılmıştı. Askerden kaçanlar haydut olmuş halkın malını soyuyor, can alıyorlardı. Bu karanlık tabloya karşı koyacak bir güç vardı. O güç, “namus günüdür” diye ayağa kalktı. Anadolu vatanseverliği; “mandacı aşıya karşı Kuvâ-yi Milliye’yi kurup” örgütledi. 19 Mayıs 1919’un önemi buydu. ★★★ 19 Mayıs 1919: Çok meyveli ağaçtı. Yurttaşlığı yükseltti. Fırsat eşitliği yarattı. Ulusal bilinç aşıladı. Özgürlükleri sürekli genişletti. Tarihi de yerli yerine oturttu. Dini de istismardan, istismarcılardan kurtaracak adımlar da attı. Böyle yüzlerce meyve verdi. O ağacın Anadolu topraklarına dikildiği günün meyve vermeye başlamasının 107’nci yıl dönümü dündü. ★★★ Anneler, babalar ve genceler, 107 yıl sonra meydanlara, sokaklara inerek 19 Mayıs’ı coşkuyla kutladılar. Bu coşkunun içinde görebilene; adaletin, talimat adaleti olmaktan çıkıp yeniden “hukukun üstünlüğü”ne geçildiği, kuvvetler ayrılığı ilkesinin yeniden güçleneceği, dini siyasete alet etmeyi tamamen silip bitiren, gerçekten tam bağımsızlığa sarılan, dış borç bulup yemeyen, dış borçla, sıcak parayla, varlık barışıyla kalkınma olmayacağı gerçeğini anlamış, çok çalışan, çok üretip çok biriktiren, her sektörde ekonomik üretimini ileri teknoloji ve verimlilikle birleştirmiş, olabildiğince eşit gelir dağılımını gerçekleştirmiş, seçimle gelenin seçimle gönderildiği, yeniden ‘yurtta sulh cihanda sulh’ diyen ve bunu isteyen yurttaşlar ülkesi Türkiye vardı. Gençler böyle bir Türkiye istediklerini meydanlara akarak gösterdiler. ★★★ 19 Mayıs direniyor. Gençler, “19 Mayıs 1919’un meyveli ağacını taşlayan” kirli pasaklı propaganda metinlerini yırtıp atıyorlar. Hiçbir ayrım yapmadan kardeşlik hukukunun altyapısını hazırlıyorlar. Bunun için doluyor caddeler, sokaklar, salonlar, meydanlar! ★★★ Gençler; “korkmuyoruz, susmuyoruz, inadına özgürlük” diye meydanlardan seslenerek 19 Mayıs’ı sahipleniyorlar. 19 Mayıs direniyor. Mutlaka kazanacak. Karşı devrimin bir karşı devrimi de tarihin akışına uygun olarak, mutlaka gerçekleşecek. 19 Mayıs! Kutlu olsun.