28 Şubat'ta Orta Doğu'da başlayan yüksek tansiyon, haftalardır yerini büyük bir belirsizliğe bıraktı.
Başta Orta Doğu coğrafyası olmak üzere birçok ülkedeki turizm verilerini sekteye uğratan belirsizlik, Türkiye'yi de yaralamaya başladı. Geçtiğimiz yıl turizm verilerinde rekor üzerine rekor kıran Türkiye, mayıs sezonuna beklenenin altında taleple başladı.

TÜRKİYE'YE AYRILAN 52 BİN KOLTUK İPTAL EDİLDİ
Gazeteci Fatih Altaylı, internet sitesinde paylaştığı yazıda ise çok daha vahim bir duruma dikkat çekti. Avrupa'da turizm taşımacılığının önemli firmaları arasında gösterilen THY'nin de ortağı olduğu Sun Express'in Türkiye için ayırdığı 52 bin 731 koltuğu iptal ettiğini belirten Altaylı, bu yıl turizm sezonunda yüzde 25'e varan bir düşüşün yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Altaylı'nın yazısından öne çıkanlar şu şekilde:
"Turizmde bu yıl işlerin pek de iyi gitmeyeceğinin sinyallerini anlattığım yazımdan sonra turizm sektöründen epey bir arayan oldu.
Şunu hemen söyleyeyim, “Yandık, bittik mahvolduk” durumu yok ama ciddi ciddi iptaller var, Mayıs ayı son derece kötü geçti.
Önümüzdeki ayların iyi geçeceğine ya da kayıpları telafi edeceğine dair bir emare de yok.
Bunu işkembeden değil, verilere bakarak söylüyorum. Türkiye’ye turist taşıyan en önemli charter firmalarından biri olan THY ve Lufthansa ortaklığı Sun Express Havayolları Türkiye’ye taşımayı planladığı turist sayısını revize etti.
Sun Express’in iptal ettiği koltuk sayısı 52 bin 731. Bu da yaklaşık yüzde 25 civarında bir düşüş anlamına geliyor.
Bu, sektörün bu yıl uğrayacağını öngördüğü kayıpla hemen hemen aynı oranda.
Rusya pazarını siyasi nedenlerle, Avrupa pazarını ekonomik nedenlerle, nispeten hayli küçük olan İran pazarını savaş nedeniyle kaybediyoruz ve toplam kayıp yüzde 20 ila 30 arasında olacak gibi duruyor.
Bu yıl çok şükür tarımsal don yok.
Ama zannederim seneye Mehmet Şimşek’in bahanesi hazır.
Savaş ve savaşa bağlı olarak turizm gelirlerindeki düşüş nedeniyle hedeflerin tutmadığını anlatacak.
Ama her ne hikmetse hiçbiri asıl nedenin Türkiye’deki hukuk ve adalet olduğunu söylemeyecek"