Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni hedefini “Reform yılı 2026” diye açıkladı...
Erdoğan’ın ağzından daha önce de “Türkiye Yüzyılı” “Emekliler yılı” gibi sözleri duymuştuk...
AKP’nin iktidara geldiği 2002’den beri 24 yıldır tüm sözleri ve vaatleri toplasak koca bir kitap olur:
“Kötü günler artık geride kaldı.”
“2025 yılında kişi başına milli gerimiz 25 bin dolar olacak.”
“Türkiye ekonomisi dünyanın en büyük ilk 10 eko ekonomisi arasına girecek.”
“Enflasyon tek haneli rakama inecek.”
“Şahlanıyoruz.”
“Ay’a, uzaya gidiyoruz.”
“Mülâkatı kaldıracağız.”
“Avrupa bizi kıskanıyor!” vs.
İktidardan bunlara benzer çok söz duyduk, bir sürü vaat dinledik.
Fakat ulus olarak bir türlü huzura, rahata kavuşamadık...
Duyduğumuz güzel sözlerden sonra vergiler arttı, ağır zamlar bütçeleri deldi, her geçen yıl, bir önceki yılı arar hale geldik.
★★★
İktidarın sözcüsü durumunda olan Sabah Gazetesi’nin birkaç gün önceki sürmanşetinde halkı selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir fotoğrafı ve “Güçlü istikrar refahı arttıracak” ifadesiyle “TÜRKİYE 2026” başlığı vardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle diyordu:
“2026 Reformlar Yılı olacak. 2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, ekilen tohumların boy vereceği ve inşallah hasadını yapacağımız ve Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek bir şahlanış ve reform yılı olacak.”
Buna benzer sözleri 24 yıldır çok işittik.
Hep yeni dönem başlatıyor, şahlanıyoruz... Almanya bizi kıskanıyor ama...
Sonuçta geldiğimiz nokta bu... İyi miyiz yani?
★★★
Asgari ücretliler 28 bin 75 liraya talim ediyor. Sadece karınlarını doyurmak için yaşıyorlar...
Emeklilerin durumu daha da hazin... En düşük emekli maaşı 20 bin lira oldu.
Bu iki yoksul grup, aileleriyle birlikte Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ını 70’ini oluşturuyor.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın “2026 şahlanış ve reform yılı olacak” sözleri güzel... Fakat, şahlananlar kim olacak? Bütün mesele bu...
28 bin 75 lira asgari ücret ve 20 bin lira en düşük emekli maaşı ile bu insanlar nasıl şahlanacak?
★★★
2002’de iktidara gelen AKP’nin ilk 9 yılı iyi geçti. Ecevit’in Ekonomi Bakanı rahmetli Kemal Derviş’ten kalan bir miras gibiydi o dönem...
2011 yılından sonra, reformlardan yavaş yavaş uzaklaşıldı.
2017 yılındaki referandumda kabul edilen değişiklikle parlamenter sistem bırakıldı, 2018 yılında “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçildi. O tarihten sonra tüm güçler Cumhurbaşkanı’nda toplandı ve her şeye tek kişinin karar verdiği bir dönem başladı.
2023 yılının Haziran ayında Türkiye ekonomisinin başına geçen Mehmet Şimşek “Rasyonel zemine dönmekten başka çaremiz yok” diye doğru bir söz söyledi ama bu lâfta kaldı. Onun uygulamaları da bir işe yaramadı.
★★★
Türkiye’de işlerin düzelmesi, atılımlar yapılması ve gerçekten ülkenin şahlanması isteniyorsa ilk yapılacak şey “HUKUK DEVRİMİ” olmalı, ülkede kesinlikle adalete ve liyakate önem verilmelidir. Aksi halde hiçbir zaman iki yakamız bir araya gelmez!
Tebessüm
Neden zayıflamışız!
Ekonomimiz kilo kaybetmeye devam ediyor. “Güçleniyoruz, şahlanıyoruz” derken aslında zayıflayıp duruyoruz. Bu zor günlerde yüzümüz hep asık olacağına biraz tebessüm etmemizde yarar var.
Hikâye bu ya... Bizim Temel yolda eski bir arkadaşına rastlayınca “Bu ne hal yahu?” demiş “Çok zayıflamışsın... Eriyip bitmişsin âdeta!”
Arkadaşı “Sorma ” diye dert yanmış “Apandisit ameliyatı oldum, tam 20 kilo kaybettim!”
Temel şaşırmış:
“Deme yahu! Ben apandisitin 20 kilo geldiğini vallahi bilmiyordum!
GÜNÜN SÖZÜ
Dünyanın en zor üç şeyi: Sır tutmak, bağışlamak ve insan yönetmektir!