312 gündür Silivri Cezaevi’nin bir hücresinde yargılanacağı günü bekleyen CHP’li İstanbul Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den hüzünlü bir mektup aldım.
1994 yılından beri girdiği 7 seçimi de kazanarak erişilmesi zor bir rekor kıran ve bugün ne ile suçlandığını dahi bilmeden cezaevinde yatan Hasan Akgün’ün uzun mektubunu (kısaltarak) okurlarımla paylaşmak istiyorum. Şöyle yazıyor:
★★★
Sayın Rahmi Turan,
Bu satırları Silivri’de, dört duvar arasında, bir hücrenin içinden yazıyorum.
Yarım asrı aşkın süredir bu ülkeye hizmet etmiş bir belediye başkanı olarak...
Bugün kendimi anlatmak zorunda bırakıldım.
Yaklaşık 11 aydır özgürlüğümden mahrum bırakılıyorum.
Ve ben hâlâ ne ile suçlandığımı bilmiyorum.
Ortada bir iddianame yok.
Ama ortada bir gerçek var:
Yarım asrı aşkın emeğim, bir ömürlük hizmetim 11 aydır bir hücrede tutuluyor.
Soruyorum: Adalet bu mudur?
Bir insan, suçunu bilmeden aylarca tutsak edilir mi?
Ben bu ülkenin evladıyım.
Trabzon Araklı’da doğdum.
Rahmetli anneme herkes “Ayşe Ağa” derdi.
Rahmetli annem bana şunu öğretti:
“İnsana hizmet, en büyük onurdur!”
Ben de hayatımı buna adadım!
Hizmete... İnsana... Memleketime...
Gece gündüz çalıştık.
1994 yılında aday olduğumda,
“Foseptik kokulu değil, çam kokulu bir Büyükçekmece sözü verdik.”
Ve yaptık!
40 yıldır çözülemeyen altyapı sorununu tam 18 ayda çözdük.
Çünkü biz laf üretmedik... İş ürettik.
Bugün bir hücredeyim.
Ailemden, sevdiklerimden, Büyükçekmece’mden uzaktayım.
Ama şunu çok net görüyorum:
Bazıları makam için yaşar...
Bazıları hizmet için.
Ben hep hizmet için yaşadım.
Ömrümü, halkıma hizmete adadım.
Bizim için görev, makamdan ibaret değildir, halkımıza karşı taşıdığımız sorumluluğun adıdır.
Bugün Büyükçekmece’de kişi başına düşen yeşil alan:
120 metrekareden fazla.
İstanbul ortalaması yaklaşık 7-8 metrekare.
Aradaki fark hizmet anlayışıdır.
1999’dan bu yana ilçemizde ve ilçe sınırlarının dışında 36’dan fazla okul yaptık.
Ben şuna inanırım: “Belediye başkanı hayalleriyle yaşar.”
Ama benim hayallerim hiçbir zaman rant olmadı.
Benim hayallerim hep insan oldu.
Şimdi soruyorum: Benim suçum ne?
35’ten fazla okul yapmak mı?
25’ten fazla kamu binası kazandırmak mı?
Cami, cemevi ve ibadethane yapmak mı?
Vatandaşın önce can güvenliğini düşünüp, bir kenti depreme hazırlamak mı?
Ranta teslim olmayan bir belediye başkanı olmak mı?
İnsanı merkeze alan sosyal belediyeciliği savunmak mı?
25 yıldır muhalefetteyim.
500’den fazla denetimden geçtim. Hepsinden temiz çıktım.
Bugün bir hücredeyim.
Ama şunu herkes bilsin:
Benim vicdanım özgür, başım dik.
Burada karıncalarla ekmeğimi paylaşıyorum.
Onlar bile durmadan çalışıyor...
Düşüyor... Kalkıyor... Yoluna devam ediyor.
İşte hayat budur!
Ben yürümeye devam edeceğim:
İnanıyorum: Bir gün yine meydanlar dolacak.
Çocuklar gülecek. İnsanlar birbirine sarılacak.
Ve o gün geldiğinde biz yine söyleyeceğiz:
“Halka hizmet, hakka hizmettir !”
Son kez soruyorum: 11 aydır iddianamesi bile yazılmamış bir insan neden tutsaktır?
Yüce Allah buyuruyor ki: “Adaletten ayrılmayın.”
Ben de sadece bunu istiyorum: ADALET!
Ben buradayım! Kaçmadım! Saklanmadım!
Hesap vermekten hiçbir zaman sakınmadım.
Sevgi ve saygılarımla...
(Dr. Hasan Akgün–Silivri)
Tebessüm
Zenginin malı...
Temel arkadaşına “Mecliste tüm siyasilerin mal varlıklarının incelenmesi için önerge verilmiş ama reddetmişler!” demiş.
“Kimler reddetmiş?”
“AKP ve MHP milletvekilleri!”
“Peki, neden reddetmişler?”
Temel “Neden olacak?” demiş “Zenginin malı züğürdün çenesini yormasın diye!”
GÜNÜN SÖZÜ
Din vicdandır ve herkes vicdanının sesine uymakta serbesttir!