Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceği olan çocuklarınız ve gençlerimizin eğitimi ne yazık ki ehil ellerde değil! Tarikat ve cemaatlerle “Eğitim protokolleri” imzalayıp Meclis’te gerginlik yaratan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin şimdi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi! Bakan Tekin bu defa kafasını “Kurtuluş Savaşı”na takmış! Bakan Bey, engin bilgisiyle (!) Kurtuluş Savaşı’nı inkâr etti ve bunun okul müfredatından çıkarılıp “Kurtuluş Savaşı” yerine “Milli Mücadele” denileceğini açıkladı. Yusuf Tekin “Neyden kurtuluyoruz ki, Kurtuluş Savaşı diyoruz. Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı” dedi. Ona önce şunu hatırlatalım. Eğitim Bakanı olarak “Türkçe’ye hâkim olması” gerekir. Türkçe’de “Neyden” şeklinde bir kelime veya soru zamiri yoktur. “Neyden?” demesi bir Eğitim Bakanı için yanlıştan ziyade bir gaftır! Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Milli Eğitim Bakanı Tekin’i eleştirerek “Ona Milli Eğitimsizlik Bakanı demek daha doğru olur” dedi. ★★★ Bakan Tekin’in tarihi bilgisi bu kadar kıt mıdır? Atatürk ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak bir mucize yarattıklarını bilmez mi? Atatürk’ün “Ya istiklal, ya ölüm” diyerek Kurtuluş Savaşı’nı başlattığını öğrenmemiş olabilir mi? O tarihte İngiliz, Fransız, Yunan ve İtalyan ordularının yurdun her yerini işgal ettiklerinden haberi yok mu? İstanbul, İzmir, Adana, Antalya, Urfa, Maraş başta olmak üzere bütün vatanın “Düşman çizmesi altında ezildiğini” okumamış mıdır? Hayır! Bunların hepsini gayet iyi bilir ama bilmezlikten gelir, çünkü onun ideolojisi farklıdır. Atatürk ve devrimlerine karşı duyduğu alerjinin dışavurumudur bu... ★★★ Sevr Antlaşması ile Türkiye’ye sadece “Konya ve Afyonkarahisar illeri kadar” bir toprak bırakılmıştı. Atatürk, “Türk ulusunun ölüm fermanı” olan bu esaret antlaşmasını çöp kutusuna atıp Kurtuluş Savaşı’nı başlatmasaydı bugün Türkiye Cumhuriyeti ve (muhtemelen) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de olmayacaktı! Yusuf Tekin ve onun kafasındakiler, Osmanlı Devleti çökerken düşman istilasına uğrayan vatan topraklarının kendi kendine kurtulduğunu düşünüyorlar herhalde! Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşlarıyla birlikte hem iç, hem dış düşmanlarla mücadele ederek vatan topraklarını kurtardıktan sonra o müthiş mücadeleyi bizzat kendisi “Kurtuluş Savaşı” olarak tanımlamıştı. Bakan Yusuf Tekin kim oluyor ki, bu gerçeği inkâr ediyor? “Yapay zekâ” çağında, çocuklarımızın ve gençlerimizin eğitimini Yusuf Tekin gibi, cemaat ve tarikatlara “Onlar Sivil Toplum Örgütleridir” diyen birine teslim etmek, tarihi bir hata olmuştur! Ne yazık ki, çocuklarımıza ve gençlerimize yazık oluyor! Tecavüzcü bir Başkan! Bu adam nasıl ABD Başkanı oldu? Amerikan halkı böyle birine nasıl oy verdi, anlamak mümkün değil! Egosu yüksek, güvenilmez bir insan bu Trump! Üstelik “IRZ DÜŞMANI” olduğu ortaya çıktı! New York Federal Yargıcı Lewis Kaplan, Trump’ı, kadın yazar Jean Carrol’a tecavüz etmek suçundan 5 milyon dolar tazminat ödemeye mahkûm etti. 1990’lı yıllardaki bu tecavüz olayı nedeniyle suçlu bulunan Trump, yazar Jean Carrol’a, faiziyle birlikte tam 5 milyon 800 milyon dolar ödeyecek. Trump, NATO Zirvesi nedeniyle Ankara’ya geldiğinde “Yaptırımları kaldırmanın zamanı geldi. Türkiye artık F-35 savaş uçaklarını alacak” diye “Müjde” vermişti. Fakat... İki gün sonra Ankara’dan ayrılırken “Bu konuda henüz karar vermedim” dedi. Bu Başkan, işte öyle bir Başkan! Hiçbir sözüne güvenmek mümkün değil! ABD, Türkiye olarak parasını peşin ödediğimiz ve üretim aşamasında ortak olduğumuz (dünyanın en gelişmiş savaş uçakları) F-35’leri bize vermeyerek hakkımızı gasp ediyor. Trump bir de hiç sıkılmadan “Türkiye’yi seviyorum” demez mi? Senin “sahte” sevgin yerin dinine batsın! GÜNÜN SÖZÜ Hedefi olmayan bir toplum, dümeni olmayan gemi gibidir!