“Akıl ve vicdan dışı bir süreç!”

MHP lideri Devlet Bahçeli, Terörist başı Abdullah Öcalan’a statü verilmesi ve hapisten çıkarılması konusunda ısrarlı…

Bir vakitler “Öcalan asılsın” diye meydanlara ip atan Bahçeli’deki bu büyük değişim, doğal olarak, herkesi şaşırtıyor!

Cumhur İttifakı, Öcalan ve PKK’lıların affı için “Terörsüz Türkiye” sloganını kullanıyor. Kim itiraz edebilir ki? Tüm toplumun destekleyeceği hayati bir cümle bu…
Herkes terörsüz

Türkiye’den mutluluk duyar ama böyle bir şeyin gerçekleşmesi için terör örgütünün silah bırakarak kendisini gerçekten feshedip teslim olması gerekir.

Bu konuda sözler verilmiş, mangalda silah yakma şovları yapılmış, PKK’lılar “Biz örgütü feshettik” filan demişlerdi ama hepsi hikâye!

Gerçekte bunların hiçbiri olmadı. PKK ne silah bıraktı, ne kendini feshetti, ne teslim oldu!

18 aydır görüşmeler sürüyor ama bırakın sonuç almayı, önemli bir gelişme de yok.

Ortada bir tiyatro oyunu var sanki…

***

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ:

18 aydır çatır-çatır pazarlık yapıyorlar. Gelinen aşamada iktidarın büyük kanadı Saray, PKK için ‘önce silah bıraksın’ diyor. Hani silah bırakmıştı? PKK ve DEM Parti de diyor ki, ‘Önce yasa değişikliği yapılsın. Tüm PKK üyelerine, hatta terör örgütü üyeliği, propagandası konulu 40 bin kovuşturma ve 70 bin soruşturma dosyası iptal edilsin. Demirtaş serbest bırakılsın. PKK da bu arada silah bıraksın’ diyorlar. Hani al-ver yoktu? Hani pazarlık yoktu?” diye soruyor.

Devlet Bahçeli’nin “Öcalan’a statü verilsin, barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü olsun” şeklindeki isteğine, İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, Anahtar Parti lideri Yavuz Ağıralioğlu açık ve net olarak tepki gösterdi. Diğer partilerden bir ses çıktığını duymadım. Sanırım “oy kaygısı ile” bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyorlar.
“Milliyetçi” kimliklerinle tanınan 3 liderin tepkileri (özetle) şöyle:

***

MÜSAVAT DERVİŞOĞLU:

“Sürecin tetikçisi, başka tekliflere açık olduğunu da söyleyerek diyor ki; ‘Öcalan barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü olsun’… Biz her şeyi ‘Öcalan canisi koordine ediyor’ dediğimizde etmedik lâf bırakmayanlar, bugün ’Koordinatör olsun’ diyor. Bu bir itiraf değil de nedir? Bir rezilliktir!”

ÜMİT ÖZDAĞ: “Öcalan’ı Meclis’te konuşma yapması için davet eden Bahçeli, bütün bu süreçte, Türk milletinin kafasına tekrar tekrar Öcalan’ın ‘Kurucu önder’ olduğu propagandasını yaptı, Öcalan’a statü istedi. Kimse gitmezse ben giderim İmralı’ya, Öcalan’a dedi. PKK ile yapılan pazarlıkların ana dinamiğini oluşturdu Devlet Bahçeli şimdi de Öcalan için ‘Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörü olsun’ diyor. İnanılır gibi değil. Oldu olacak eş-başkan yapın adamı… Akıl ve vicdan dışına çıkan bir süreç… Türk milletinin durumu, onurunu ayaklar altına alan bir süreç bu…”

YAVUZ AĞIRALİOĞLU:

Öcalan’a statü mü vereceksiniz? Milletinize sorun, sizin statünüzü göstersin size…

Milletin evlatlarının katiline statü talep edeceğinize siz önce kendi statünüzün ne olduğunu milletten bir kontrol edin!”

Tebessüm

Rodrigez kanunları!

Askeri darbelerle ünlü Güney Amerika ülkelerinin birinde, hapishane hücresine bir adamı atarlar. Eski mahkûm yeni gelen tutukluya seslenir:

Geçmiş olsun arkadaş, suçun nedir senin?”

Adam anlatır:

Devlet Başkanı General Rodrigez’e “Kahrolsun Rodrigez” diye bağırdım, yakalayıp buraya attılar. Ya senin suçun nedir?”

Ben de senin tam tersine ‘Yaşasın Rodrigez’ diye bağırmıştım!”
“Yaa? Tam bir çelişki yahu!”
Bu sırada kapı açılır, yeni bir tutukluyu yaka-paça içeri atarlar… Eski iki tutuklu merakla sorar:
“Geçmiş olsun arkadaş, sen kimsin?”
Yeni gelen tutuklu homurdanır:

Ben Rodrigez’im”

GÜNÜN SÖZÜ

Güçlü olanın her zaman haklı olduğu yerde adalet yoktur!

Yazarın Diğer Yazıları