“Allah’a havale!”

Dilek İmamoğlu hafta içinde, gönlü kırık, yüreği yanık bir şekilde:

“Allah’a havale ediyorum!” demişti.

Kimin için söylemiş, kimin için yükseltmişti bu ıstırap çığlığını?

Dilek Hanım isim vermemişti ama bunu CHP’nin Butlan Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için söylediği açıkça belliydi.

Dilek İmamoğlu şöyle devam etmişti:

“14 yaşındaki kızımın ve iki oğlumun babası, sevgili eşim Ekrem İmamoğlu tam 18 aydır ‘siyasi rehin’ olarak özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Bu gerçeği görüp, bildiği halde kirli oyunların peşinden giderek hakikati çarpıtmaya çalışan, üstelik toplumun karşısına çıkıp GERÇEK DIŞI sözler söyleme cüretini gösterenleri Allah’a havale ediyorum!”

Kibarca yapılan bir “beddua”dır bu!

★★★

Kemal Kılıçdaroğlu ne demişti de Dilek Hanım bu kadar üzülmüştü?

Her geçen gün biraz daha puan kaybederek Türk halkının gönlünden silinen Kemal Kılıçdaroğlu, “Euronews Türkiye”ye verdiği demeçte, iktidar yanlısı bir tavır sergileyip, İmamoğlu’nun “Siyasi tutuklu olmadığını” söylemiş ve:

“Ekrem İmamoğlu siyasi görüşleri nedeniyle cezaevinde değil... Kişi her yerde, her ortamda hesap vermeye hazır olmalı. Bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip sonra onu tutukladılar diye buna siyasi dava diyemeyiz. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu dava ayrıdır” diyerek tam bir “AKP’li AĞZI” ile konuşmuştu.

Butlan Başkan, bu kindar sözleriyle içindeki nefreti ortaya dökmüştü...

★★★

KONDA Araştırma Kuruluşu’nun yaptığı bir ankette, toplumun yüzde 62’sinin İmamoğlu’nun ‘Siyasi rehin’ olduğuna inandığı sonucu çıktı.

Peki, Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi nedenlerle hapiste olduğunu bilmiyor mu?

Tabii ki, biliyor! Fakat İmamoğlu’na öylesine kırgın ve kızgın ki, bünyesi duygularının esiri oluyor ve bu büyük hukuksuzluğu görmezden geliyor!

Güya muhalefet partisi olan ve kuruluşunun 103’üncü yılını kutlayan CHP’nin, Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde “muhalefet partisi olmaktan çıkıp” iktidarın destekçisi haline gelmesi üzücüdür.

★★★

Biz eski yıllarda, Ankara’dan İstanbul’a “Adalet Yürüyüşü” yaptığı günlerde Kılıçdaroğlu’nu, adalet duyguları yüksek, özgür düşünceli, Cumhuriyetçi, Demokrat ve VİCDANLI bir siyaset adamı olarak tanımıştık.

Şimdi “O insan nereye gitti, yüreğindeki adalet duygusu ve vicdan nereye saklandı?” diye merak ediyoruz!

“Kimi görsek etekleriz, ne utanmaz köpekleriz!”

Namık Kemal (1840 – 1888) Türk milliyetçiliğinin öncülerinden olan önemli bir şair ve yazarımızdır. Kaleme aldığı yazı ve şiirlerle, yaşadığı dönemi sert bir şekilde eleştirmiştir.

Okurum Yusuf Timur, Namık Kemal’in o döneme ait bir hicvini göndermiş... Bir buçuk yüzyıldır unutulmayan ünlü dizeler şöyle:

★★★

“Edepsizlikte tekleriz,

Kimi görsek etekleriz,

Hakk’tan da yardım bekleriz,

Ne utanmaz köpekleriz!

★★★

İnsan mı neyiz, seçilmez,

Bir zehiriz ki, içilmez,

Tavrımızdan da geçilmez,

Ne utanmaz köpekleriz!

★★★

Geldik vatan kavgasına,

Düştük rütbe yağmasına,

Daldık dünya sefasına,

Ne utanmaz köpekleriz!

TEBESSÜM

Hangisine acımalı?

Temel’in, çirkin bir arkadaşı varmış... Kocaman ve sarkık kulakları, upuzun ve kancalı burnu, fırın gibi bir ağzı, birbirine yakın boncuk gibi minik, çipil gözleriyle çirkin bir adammış...

Temel bir gün dayanamayarak “Yahu” demiş “Kusura bakma ama seni gördükçe evdeki karına acıyorum.”

Arkadaşı “Ah dostum ah!” demiş “Sen karımı görseydin bana daha çok acırdın!”

GÜNÜN SÖZÜ

Üretemeyip borçla geçinen ülkelerin boynu bükük olur!

Yazarın Diğer Yazıları