Anestezik vergiler

“Vergileme sanatı, kazı bağırtmadan, ondan mümkün olduğu kadar fazla tüy yolmaktır” şeklindeki sözün sahibi 18 yıl boyunca Fransız Maliye Bakanlığı görevinde bulunmuş Jean Baptiste Colbert’tir. Özetle, “Vergi koyarken ve alırken mali anestezi uygula, çaktırmadan ve mükellefin canını yakmadan vergi alma sanatını icra et” der. Colbert Türkiye’deki vergi sistemini görse idi bu vergileme sanatının bu sanatın üzerimizde nasıl icra edildiği karşısında hayrete düşerdi.

Anestezi tıp literatürüne ilişkin bir kavramdır. Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük’te, “Uyuşturucu bir ilaçla vücudun bütününde veya belirli bir bölgesinde duyuların yok olması” şeklinde tanımlanıyor. Ameliyat veya operasyon yapacağınız bölgeyi, gerekmesi durumunda tüm vücudu hissizleştiriyorsunuz. Mali anestezi uygulandığında, kişi veya kurumların tam olarak farkına varmadan vergi veya benzeri bir yükümlülüğü ödemeleri hali söz konusudur. Başka bir deyişle, kişi vergi öderken hissizleşmekte, ödediği verginin farkına varmamakta, varsa da herhangi bir tepkide de bulunamamaktadır.

Vergi idareleri, mali anestezi etkisi yüksek olan dolaylı vergileri öne çıkarmak suretiyle vergiye karşı direnci önlemeye çalışmaktadırlar. Dolaylı vergilerde kişiler, genellikle hangi mal ve hizmet için ne kadar vergi ödediğini bilmez, umursamaz veya kanıksar. Bu durum, vergi farkındalığı, vergi bilinci ve ödenen vergilerin nasıl kullanıldığına ilişkin sorgulamayı, hesap sormayı içeren demokrasi kültürünün gelişimine engel olur.

Türkiye anestezik vergilerin yoğun olduğu bir vergi sistemine sahip. Bu sistem hem adaletsiz hem de vergi bilincinin oluşumunu engelliyor. Buyurun size anestezik vergi sistemimizden kesitler sunayım:

Vergi ödemek için vergi veriyoruz

- Çalışanlar maaşına hiç zam almadan yıl içinde birkaç kez üst vergi dilimine girmektedir. Vergi tarife dilimleri yanlış kurgulanan mevzuat nedeniyle çalışanların maaşlarını kemiren gizli vergi zammına dönüşmüştür.

- Toplanan her 100 liralık verginin yarısından fazlası ÖTV ve KDV’den tahsil edilmektedir. Sistem, çok kazanandan değil mecburen tüm gelirini harcamak zorunda olan dar gelirliden vergi almaya dayalıdır.

- Sabah uyanıp musluğu açtığınızda, daha güne başlarken bile 3 ayrı vergi (KDV, Çevre Temizlik Vergisi, Atık Su Bedeli) ödendiğini biliyor muydunuz?

- Seyahat özgürlüğünün anayasal bir hak olduğu ülkede 2026 yılında 1.250 lira ödemeden yurt dışına çıkamıyoruz.

- Vergi ödemek amacıyla elektronik olarak verdiğiniz beyanname için “damga vergisi” ödediğimizi, böyle arkaik bir uygulama ile vergiyi ödemek için vergi ödeyen nadir ülkelerden biri olduğumuzu biliyor muydunuz?

- Bir paket sigarada vergi oranı ortalama %82’dir. Dolayısıyla, bir paketteki 20 dal olan sigaranın 16 dalı vergilerden oluşur.

- Bugün 70’lik rakının satış fiyatındaki vergi oranının, rakıdaki alkol oranının iki katından fazla olduğunu ayık kafayla hiç düşündünüz mü?

- Kendine bir otomobil alan vatandaşın bir, bazen de iki otomobili devlete almak zorunda kaldığının farkında mısınız? Bu nedenle yurt dışında para verilerek hurdalığa bırakılan otomobillerin benzerlerinin Türkiye’de nasıl kıymetli olduğunu hiç sorguladınız mı? Trafikte hızla artan motosiklet sayısıyla Hindistan’a dönme sürecinin nedeninin vergiyle alakası var mı?

- Bir cep telefonu için 4 adet, konuşurken 4 adet, şarja taktığımızda 3 adet vergi ödediğimizi hiç düşündünüz mü?

- Otomobile, cep telefonuna, öğrencinin tabletine, bilgisayarına TRT bandrol ücreti ödediğimizi, TRT’nin ise bizden topladığı bandrol ücretini faize yatırdığını biliyor muydunuz?

- Son 10 yılda sadece ÖTV’den toplanan vergi ile kaç tane Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli yapılabileceğini hesaplayan var mı?

- Türkiye’de bir asgari ücretli brüt maaşının tamamı ile 84.6 ay çalışarak alt segment bir otomobil alabiliyor. Bunun da 45.6 ayı bu otomobilin vergisine gidiyor. Almanya’da bir asgari ücretli aynı otomobili brüt maaşının tamamı ile 15.4 ayda alabiliyor. Onun da sadece 2.4 ayı vergi içindir.

- Elmastan, pırlantadan alınmayan ÖTV’nin doğalgazdan, akaryakıttan, soğuk çaydan alındığına itirazı olan milletvekili sayımız kaç?

- Binlerce Euro’luk lüks marka çanta ve ayakkabı alırken KDV oranının %10, ancak tezek yakıldığında KDV oranının %20 olduğunu bilen kaç kişi var?

Yüzde 70’i dolaylı yoldan alınıyor

Dolaylı vergilerin bu denli yüksek olduğu bir coğrafyada vergi adaletinden bahsedilemeyeceğini defalarca yazdım, anlattım, söyledim... Dolaysız vergilerdeki sermayeyi koruyan yapıyı da gözler önüne sermeye çalıştım.

Ne sarsılan çıktı ne de utanan! Aksine bir de belli bir kesimden eleştiri, hakaret, küfür dinledim... Neden biliyor musunuz? Çünkü verginin farkında değiliz. Toplam vergi gelirimizin yaklaşık %70’i dolaylı vergilerden oluşuyor. Dolaylı vergi, ürün veya hizmetin içerisine gizlenmiş vergidir. Vatandaşta anestezik bir durum ortaya çıkarır. Yani vatandaş bu vergilere karşı hissizleşir, vergi ödediğini fark etmez. Doğumdan ölüme, ekmekten suya, iğneden ipliğe vergi ödediğini fark etmeyen vatandaş, sorgulamaz.

Vatandaş hissetmediği vergiyi sorgulayamaz. O zaman çıkıp, “Ödediğim vergilerle yapılan köprü ve yollardan neden para ödeyerek geçmek zorundayım” sorusunu ülkeyi yönetenlere hiçbir zaman soramaz! Soramadığı gibi maalesef oy davranışını belirleyen rasyonaliteye de asla ulaşamaz.

Acı olan tarafı, artık sadece mali anestezi uygulanmış, vergisel açıdan hissizleşmiş bir toplum değiliz; vicdani, ahlaki, akli ve fikri açıdan da hissizleşmiş, anestezi uygulanmış gibiyiz!

Şu notu eklemek gerektiği kanaatindeyim; ödediği verginin hesabını sormayan bir toplumla gerçek demokrasiye ulaşmamız pek de mümkün değildir.

Yazarın Diğer Yazıları