İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu dört gün savunma yaptı. İmamoğlu, yeri geldi bazı olayları anlatırken öfkelendi, yeri geldi duygusallaştı. Ama genel olarak savunmasını avukatları çok etkili buldu. O yüzden savunmasını tamamladığında avukatlar ve dinleyiciler İmamoğlu’nu ayakta dakikalarca alkışladı.
Konuştuğum İmamoğlu’nun bazı avukatları, “Silivri’de yeni bir lider doğdu” yorumunu yaptı. İmamoğlu’nun dik duruşunun, geri adım atmamasının, korkmamasının, muhteşem savunmasının salonda bulunanlar tarafından hayli etkileyici bulunduğunu belirttiler.
KARAR, GELECEK YIL
Savunmasının ardından verilen aranın ardından öğleden sonra İmamoğlu’nun çapraz sorgusu yapıldı, avukatlar dinlendi, tutukluluk değerlendirmesi gerçekleştirildi. Böylece davanın ikinci celsesi de tamamlandı ve davanın üçüncü celsesi hazırlığı için duruşmaların 15 gün sonra başlaması öngörüldü.
Bu süreçte Cumhuriyet savcısı dava ile ilgili mütalaasını hazırlayacak ve üçüncü celsenin başlamasıyla birlikte bunu okuyacak. Hangi sanık için hangi cezayı isteyeceğini ya da kimler için beraat talep edeceğini o gün öğreneceğiz. Bunların tamamlanmasından sonra savcının görüşüne karşı sanıklara söz verilecek.
EN FAZLA ÜÇ GÜN UZADI
Beklenen şu: Dava 2027 yılının mayıs ya da haziran ayında bitirilecek. Bundan sonra olayın Bölge Adliye Mahkemesi, oradan çıkan karardan sonra Yargıtay süreci başlayacak. Bunların sonuçlanması ise yine yıllar alacak. Bir çok sanığın tutukluluğu devam edecek.
Mahkemenin İmamoğlu’na savunması için yeterli zaman vermesi, en azından önemli bir tartışmayı da sonlandırmış oldu. Keşke, başında söylenmiş olsa, savunma konusu bu kadar tartışmalı olmayacak, gerilim yaşanmayacaktı. Sonuçta dava sadece en fazla üç gün uzamış oldu.
KORKU SİYASETİ OLUŞTURULDU
Ekrem İmamoğlu, savunmasında her olaya ayrıntılı değindi. Biz önemli olan bölümlerden bazılarını birer cümleyle aktaralım:
“Bana oy verenler de vermeyenler de eşittir. Kent uzlaşısını kent ittifakı olarak ben getirdim. Hiçbir zaman din, mezhep, ırk ayrımı yapmadım. İstanbul ittifakı Türkiye ittifakı oldu. Bu ihtimal görüldü ve korkuldu. Korkunun siyaseti oluşturuldu. Hakkımızda açılan ceza davalarının hakimleri değiştirildi, başka yere gönderildi, bu şekilde ceza verilmesi hedeflendi.
Ben bunu yıktım. Hiçbir zaman partizan olmadım, babamın bana siyasete atıldığımda tavsiyesidir. Tutuklu arkadaşlarımın aileleri tehdit edildi. Memleketlerindeki evleri arandı, kasalar açıldı bir kuruş bile bulunamadı. Sesini yükselt ey halkım. Korkma ey halkım!
TEPEDE HAYAL KURAN ÇOCUK
İBB davasının yanına ‘kent uzlaşısı’ da eklendi. Neden? ‘Ekrem İmamoğlu terörist’ desinler diye. Türkiye ittifakından korkuldu. Türk-Kürt barışı yukarıdan aşağıya inebilecek bir şey değil. Mahalleden başlamalıdır. Kent uzlaşısı barışa yerelden verilmiş bir katkıydı. Bu katkı 19 Mart’tan sonra bir suç dosyasına çevrildi ve belediyelere kayyum atandı.”
Ekrem İmamoğlu, hayalindeki Türkiye’yi de anlattı. Bunu anlatırken çocukluğuna gitti. Motivasyonunu Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı İstiklal Marşımızın ‘Korkma’ sözcüğü olduğunu belirtti. Kendisinin de kimseden korkmadığını defalarca söyledi. İmamoğlu, Kuran-ı Kerim’in “oku” sözcüğüyle başladığı gibi İstiklal marşımızın “Korkma” sözcüğüyle başlamasının önemini vurguladı.
Dedesi İstiklal Savaşı gazisi olan İmamoğlu, babasından, annesinden bahsetti. Çocukluk anılarından çok bahsetti. Salonda babasına, annesine baktı. Yanında 5 yaşından itibaren çalışmaya başladığından söz etti. Salonda duygusal bir ortam oluştu. İmamoğlu, “Köyümde çocukken Karadeniz’e karşı bir tepede oturup hayaller kuruyordum, Türkiye’yi düşünüyordum” diyor. O düşünceleri içinde 12 metrekarelik bir cezaevi odası var mıydı?
DİK VE KARARLI
Konuştuğum bir başka avukat, “Ekrem Bey, çok dik ve kararlı duruyor. Zaman zaman öfkeleniyor ama dengeli. Harika tarihi bir savunma yaptı. Neden milyonların peşinden geldiği bir kez daha anlaşıldı” diyor.
Güncel konulara da değiniyor. Fon krizinde “Tövbe hesabı” için, “Tövbe kul ile yaradan arasında olur. Hesap vermeyen, karşısında hangi rakiplerin olacağını dizayn eden bir iktidar kabul edilemez. İktidar rakibini seçemez, millet iktidarı seçer. Rekabet olmazsa bütün kurumlar çöker. Milletin devletten korktuğu bir düzen olamaz görüşünü dile getiriyor.
REFORM PLANLARI
Ekrem İmamoğlu, cezaevinde hiç boş durmuyor. Geleceğe dönük planlar yapıyor, hangi reformları gerçekleştireceğini planlıyor. Kendisini yalnız savunmadı, hayallerini, yapmak istediği reformları da vaktin el verdiği ölçüde anlattı.
Bakalım, bu savunmaya karşın, 15 gün sonra savcı mütalaasında neler söyleyecek. Bekleyelim, görelim.
Azerbaycan, Türk gazeteci hakkında yakalama kararı çıkardı
Gazetecilerin gözaltına alınması, tutuklanması konusu artık sınırları aştı. Bu kez Azerbaycan Başsavcılığı, Şanlıurfa’da yayımlanan Urfa Olay gazetesi yazarı Celal Çelik’in “Aliyev devrilmeli” paylaşımı üzerine hakkında ceza soruşturması açtı, yakalama kararı çıkardı.
Celal Çiftçi’nin paylaşımında iki askerin, Aliyev’in resmine saldırdığı görüntüye yer verdi. Başsavcılık, “İktidarın zor kullanarak ele geçirilmesi, Anayasal düzenin zorla değiştirilmesi, dini nefret ile düşmanlığın aşılanmasını” gerekçe gösterdi gazeteci hakkında “Uluslararası arama” çıkarıldı, Türk makamlarından da “Adli yardımlaşma talebinde” bulundu.
Celal Çiftçi, bu paylaşımının yapay zeka ürünü olduğunu öğrenince, hemen sildiğini belirtti. Paylaşımı, Azerbaycan’daki öğrencilerin başörtüsü yasağı nedeniyle yaptığını belirtti.