Bak Macaristan’a gör halini!

Macaristanlı felsefeci ve yazar Agnes Heller, 16 yıl bütün seçimleri kazanan “Orban Dönemini” anlatan kitap yazdı. Kitabının adını “Kısa ve Soğukkanlı Notlar” koydu.

Şunları yazıyor:

Devlet vardır.

Seçimler yapılır.

Meclis de çalışır.

Bildiğimiz “diktatörlük” düzeni değil ama “baskının, adam kayırmanın, yolsuzluk yapmanın, yeni yandaş zengin yaratmanın, kalemini iktidara satmış gazeteci çoğaltmanın ve bütün güçleri tek bir kişide toplamanın alışkanlığa dönüşmüş” halidir.

★★★

Evet seçimler düzenli yapılır ama sonuçları şaşırtıcı çıkmaz. İktidar, her seçimde şu hikayeleri uydurur: Macaristan tehlike altında. Dış güçler bizi yıkmak parçalamak için kapıya dayandı. İçimizdeki hainler, satılmışlar, maşa oldu. Ama iyi ki Macar halkını koruyan “Liderimiz, yol göstericimiz, reisimiz Victor Orban” var.

★★★

İktidar, “korku yönetimi” yarattı. Macaristan’da insanlar, “sus deme” gerekmeden “nerede susacaklarını” bilir oldular. 16 yılın sonunda “korkusunu ancak fısıldayarak” mırıldanan bir Macar ülkesi doğdu. “Söylemezsem daha iyi olur- Zaten söylemeye gerek yok- Durduk yerde başıma iş açmamayayım” diye düşünen insanlar ülkesi oldu. Bu yapıdan hep boyun eğme isteyen “yarı Tanrı lider” tipi doğdu.

★★★

Kurumlar yerinde kaldı.

Ama içleri boşaltıldı.

Mahkemeler var oldu.

Ama adalet yok edildi.

Basın yine yazdı. Ama kalemler satıldı. Öyle bir düzen kuruldu ki, tüm Macar halkı, genç, yaşlı, kadın, erkek, işçi, emekli, neyin söylenmemesi gerektiğini bilir oldu.

★★★

Klasik zorbalığa süslü, allı, pullu elbise giydirilmiş oldu. Macarlar, baskıyı dışarda değil kendi içlerinde taşır hale getirildiler. Söylenmesi gerektiğini yüksek sesle, herkes duysun diye söyleyenler ve yazanlar hapishaneyi boyladı, işinden atıldı, malına ve mülküne çöküldü.

Evet piyasa da var.

Adı değişmedi. Serbest piyasa söylemine devam edildi. Ama herkes için değil. Evet zenginlik de arttı. Ama yönü çizildi. Yeni zenginler yaratıldı. Kamu ihalelerini belli sayıda ve lidere teslim olmuş özel şirketler aldı. Yeteneğin, çalışkanlığın, verimli üretimin, fırsat eşitliğinin, gerçek rekabetin yerini lidere bağlılık gösterme aldı.

★★★

Macaristan’da yaşanan bu durum, diktatörlük değil. Tiranlık da değil. Firavunluk da değil. Ama özgürlük de değil. “Bir çeşit halkın rızasıyla ayakta duran” düzen yaratıldı. Yargıç, savcı, mahkemeler, adalet; “suçsuz insanları lekeleme ve muhalefeti kirli gösterme aracı” haline getirildi.

Kitabın özeti böyle.

★★★

Macar felsefeci yazarın anlattığı 16 yıl sonunda Macar halkı, Victor Orban’ı, son seçimde evine gönderdi. Halkın sarıldığı yeni lider Peter Magyar, “Orban dönemi yolsuzluklarının hesabını soracağı” sözünü sert ve kesin cümlelerle verdi.

Önce Orban gitti.

Sonra Turmp gidecek.

Sıra Erdoğan’a gelecek.

Ben size sürekli gözlemlerimi yazıyorum: “Türkiye’de Beyaz ihtilal” oluyor. 24 yılın sonunda halk, Erdoğan’ı gönderme düşüncesine iyice sarıldı.

★★★

Dün yine ülkemizde bu sarılışı anlatan dikkat çekici iki haber vardı:

1-Giresun Tirebolu’da halk, AKP Milletvekilini protesto etti. Milletvekili, partili işadamının maden şirketini savunmaya gelmişti. Halk tepki gösterdi. Milletvekili, seçildiği şehirden kaçar gibi uzaklaşmak zorunda kaldı.

2-İktidar partisi AKP, 8 şehir teşkilatıyla “strateji toplantısı” düzenledi. Katılım neredeyse sıfıra yakın oldu. Toplantının yapıldığı küçük salon dolmayınca “perdeyle kapatma” göz boyacılığı yapıldı.

Bak Macaristan’a.

Gör halini.

Yazarın Diğer Yazıları