Ankara, hileli, sahte, adaletsiz, zorlama yoldan proje üretiyor. En son “Butlan projesi” üretti. Halkın gözünde, gönlünde, güveninde, oy tercihinde siyasi ömrünü tüketmiş, sıfırlamış, un ufak olmuş Kemal Kılıçdaroğlu, “Butlan ile CHP’nin başına genel başkan olarak” yeniden vidalandı. Kemal Kılıçdaroğlu! TV 100’de yayına çıktı. Diline Tayyip Erdoğan’ın dilini, damağına Tayyip Erdoğan’ın damağını, dudaklarına Tayyip Erdoğan’ın dudaklarını organ nakli yaptırmış gibi konuştu. ★★★ Söz yargıya gelmişti. Genel başkanlığı sırasında İstanbul’a “Büyükşehir Belediye Başkanı olsun diye bizzat aday gösterdiği Ekrem İmamoğlu’nun örgüt kurduğu, rüşvet dağıttığı iddialarıyla açılan davanın siyası olup olmadığı” soruldu. Kemal Kılıçdaroğlu: Suçlu kim? CHP’liler. Suçlanan kim? CHP’liler. Rüşveti alan kim? CHP’liler. Rüşveti veren kim? CHP’liler. İhbar eden kim? CHP’liler. Diye sayıp döktü. Bu dil, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın dili, o da “Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz. CHP’liler birbirini suçluyor” diyor. Aynı dil, Kılıçdaroğlu’nun dilinde dile geldi, ağzından döküldü. 2 tecrübeli ekran gazetecisi, “Kemal Bey, siz bir proje misiniz?” sorusunu sormadılar. ★★★ Emekli Büyükelçi ve geçmiş dönem CHP Milletvekili Onur Öymen, “Baskılara Direnirken- Bir Cumhuriyetçinin Siyasi Anıları” adıyla kaleme aldığı kitabında belgelere yer verdi. CHP’nin genel başkanlığında henüz Deniz Baykal’ın bulunduğu dönemde; onun yerine “daha uyumlu- daha münasip birinin genel başkan yapılmasının” yabancı politika raporları ile ABD diplomatik yazışmalarında geçtiğini yazdı. Bu yabancı raporlarda ve diplomatik haberleşmelerinde; Deniz Baykal’ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun “daha münasip-daha uyumlu genel başkan olacağı” dile getiriliyordu fakat “lider deviren kaset” henüz yayımlanmamıştı. Kaset olayı patladı. Deniz Baykal gitti. Kılıçdaroğlu geldi. İki gazeteci TV ekranında “Kemal Bey siz bir proje misiniz?” diye sormayı akıl edemediler. ★★★ Bir örnek daha var. Yine CHP’de Konya milletvekilliği yapmış, yolsuzlukların, adaletsizliklerin, demokrasiyi, fırsat eşitliğini, ahlakı öldürecek kirli niyetlerin üzerine yüksek bir duyarlıkla giden hukukçu Atilla Kart da gazeteci İklim Öngel ile bir söyleşi yaptı. Atilla Kart, “Kemal Bey, 2,5 milyon oyun çalınarak referandumun geçmesine iştirak etti, hem de suçun göbeğinde kalarak iştirak etti. Referandumundan itibaren Türkiye’de Anayasal darbeler süreci başladı. Bugün Kemal Bey’e CHP içinde bir çatışma ortamı yaratma misyonu (görevi) verildi” dedi. ★★★ TV’de sormuyorlar. Ben kalemle sorayım: Kemal Bey! 19 Mart akşamı Saraçhane meydanında “adalet isteyen ve demokrasi talep eden” silme halk kalabalığının ortasındaki kürsü otobüsünün üstüne, diğer eski CHP genel başkanlarının yaptığı gibi, Özgür Özel ile birlikte çıkıp; “Ben koltuk, makam peşinde bir politikacı değilim. Ben adalet ve demokrasiyi savunan bir neferim, bu davanın bir askeriyim” diyemediniz. Bugünlerde de Tayyip Erdoğan’ın dilini, damağını, dudaklarını kendinize organ nakli yaptınız. Halkın silme doldurduğu meydan mitinglerini “kışkırtma” diye tanımlamaktasınız. Sanki, iktidara gelme şansı yüksek görünen kendi partinizi budamak peşindesiniz. Kemal Bey! Siz bir proje misiniz? Ankara “Saray Sağırı” kesildi! Öğretmenler Ankara’da yine toplandı, bakanlık önüne yürüdüler. Memurlar da Ankara’da toplandı, Meclis önüne yürüdüler. Bolu’da otelde çocukları kavrularak yanan 78 canın anne-baba-dede-teyze-amcaları da Ankara’ya doğru yürüyüşe geçtiler; “Adalet niçin adalet bakanlığına uğramıyor?” diye bağırarak Ankara’ya yürüyorlar. 5 aylık maaşları ile 10 yıllık kıdem tazminatları ödenmeyen kömür işçileri Ankara’da toplandı, madenci baretlerini betona vurdular. Zeytin bahçeleri ile meraları iktidar korumalı maden şirketine “sömürge madenciliği” yapsın diye sunulan çiftçilerin kızları, gelinleri, 80 yaşında başı örtülü şalvarlı nineleri Ankara’da toplandı, “kıymayın bahçemize, bostanımıza, ağacımıza, evimize” diye bağırıyorlar. Şehit aileleri, er gaziler de “takma gözlerini” ellerine alarak Ankara’da toplandı, “hakkımızı verin” diye adalet nöbeti başlattı. Ankara, “Saray Sağırı” kesildi. Duymuyor.