FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde yaptığı paylaşım sonrası gözaltına alınan Nasuh Mahruki’nin emniyet ifadesi ortaya çıktı.

‘RUS İSTİHBARATININ DA UYARDIĞI BİLİNMEKTE’

'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' iddiasıyla Güvenlik Şube Müdürlüğü, Kamu Güvenliği Büro Amirliği’nde ifadesi alınan Mahruki, paylaşımın kendisine ait olduğunu belirterek şunları aktardı:

“Bu paylaşımda 15 Temmuz’un daha önceden fark edilmiş olduğu devletin resmi kayıtlarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen bir soruşturmada o zamanki adıyla Gülen cemaatinin ordu içerisinde bir hazırlık içinde olduğuna dair bilgiler geçiyordu, bir binbaşının girişimden 40 gün önce bu yönde hazırlık yapıldığı ihbarı vardı. Aynı zamanda Rus istihbaratının da bu konu hakkında uyardığı bilinmektedir.

‘BİZZAT UYARDIĞI YÖNÜNDE BEYANI VAR’

Daha yakın zamanda dönemin MİT Müşteşarı Hakan Fidan’ın kendisini dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın bizzat uyardığı yönünde beyanı vardır. Orduyu içerde tutmasıyla alakalı dolayısıyla devletin ilgili birimleri, Gülen cemaatinin YAŞ kararları öncesinde tasfiye edileceğini bildiği için böyle bir kalkışmayı öne almak zorunda kaldılar.

Kaynak olarak ekle

‘EN ÖNCE ELEŞTİRDİĞİM KONU BUDUR’

Nitekim onların da elleri ayaklarına dolandı bu süreçten. Sayın Cumhurbaşkanı bu kalkışmayı olay başladıktan sonra eniştesinden öğrendiğini söyledi, dolayısıyla devletin ilgili birimleri bu kalkışmadan birden fazla kaynaktan haberdar oldukları hâlde gecikerek müdahale edilmiştir. Bu yüzden 251 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Polis Özel Harekat Başkanlığı uçaklarla bombalanarak çok sayıda şehit vermiştir. Bu gecikmenin çok ağır bedeli her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi benim de canımı çok yakmıştır. En önce eleştirdiğim konu budur.

‘251 ŞEHİDİ VERMEZDİK’

Bu gecikme neden yaşandı? Eğer zamanında müdahale edilseydi 251 şehidi vermezdik. Bu işin planlayıcısı ABD’dir. Ben burada satranç oyunundaki taşlara benzetme yapmaya çalıştım. Fil, ABD’nin beslediği herkesçe bilinen Gülen cemaatidir. Vezir, parlamenter sisteme dayanan kuvvetler ayrılığı ilkesinin bulunduğu cumhuriyetimizdir. Şah dediğim, cumhurbaşkanının yetkilerinin yeni dönemde kuvvetler birliğine dönüşmesidir. Mat dediğim ise Türk Milletinin parlamenter sistemi kuvvetler ayrılığı ilkesini kaybetmesidir. 

‘BÖYLE BİR NİYETLE BU PAYLAŞIMI YAPMADIM’

Paylaşım hakkında üzerime atılı olan halkı kin, nefret ve düşmanlığa sürükleme veya aşağılama suçunu işlemedim. Bu üzerime atılı olan suçlamayı bu paylaşımdan nasıl çıkarıldığını anlamadım. Böyle bir niyetle bu paylaşımı yapmadım.

‘BU DARBENİN KAZANANI ABD’DİR’

Asıl eleştirdiğim ABD’dir ve Gülen cemaatinin darbeye kalkışacağını önceden bildiği hâlde bunca acının yaşanmasına sebep olan gecikerek müdahale eden ilgili devlet birimleridir. Bu darbenin kazananı ABD’dir. Üzerime atılı olan suçlamayı işlemediğim için serbest bırakılmayı talep ediyorum.”