Salona bakıyorum; takım elbiseler jilet gibi, kravatlar İtalyan ipeği, ortam gıcır...
Kürsüde Ticaret Bakanı Ömer Bolat var. Salondaki takım elbiseli ihracatçılar, bankacılar ve sektör temsilcileri onu dinliyor...
Bakan mutlu bir sesle müjdeyi veriyor:
“Avrupa ile Gümrük Birliği güncellemesi çağrısı ve taleplerimiz kabul edildi. Sorun yaratan 29 başlıktan 15’ine uzlaşma sağladık!”
Salonda alkışlar, alkışlar...
Yaşa sen... Şak şak şak... Neyi alkışlıyorlar Allah aşkına?
Hindistanlı rakibin senin yarı maliyetine, sıfır gümrükle Avrupa’ya mal sokmaya başladığında o 15 maddelik “Teknik uzlaşmayı” çerçeveletip fabrikanın kapanan kapısına asarsınız artık...
Masada sandalye yok, metinde imza yok, takvim yok ama... Alkış var! Şak şak şak!
★★★
Dünyadaki ekonomi ve ticaret sistemlerinde büyük çatırtılar var.
Avrupa, Hindistan ile anlaşıp tekstilciyi, Güney Amerika ile anlaşıp otomotivciyi, sanayiciyi bitirmiş, Bakan Bey çıkmış “Temkinli olalım!” diyor.
Ne temkini yaa? Temkini mi kalmış?
Dev tsunami dalgaları gelmiş, tehdit kapıya dayanmış... 30 metrelik dalgalar tepenize binmek üzere...
Ticaret hayatımızı yerle bir edecek olan tsunami gelirken ekonomi yönetimi sahildeki şezlongları düzeltme peşinde...
Hele Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın “Paniğe kapılmayalım” demesi, bir harika!
Eğer bir Bakan “Paniğe kapılmayalım” diyorsa, yapılacak ilk iş paniğe kapılıp, o saniye arkanıza bakmadan kaçmak olur!
Ticaret Bakanı Bolat’ı hararetle alkışlayanların en az yarısı, iki yıla kalmadan o koltuklarda oturamayacak hale gelecek, haberleri yok!
★★★
Avrupa Birliği, Hindistan ve Güney Amerika ile anlaşmalar yapıp Türkiye’ye son yılların en büyük kazığını attı ama bizimkiler bunun yaratacağı tehlikenin hâlâ farkında değiller...
Siz alkışlamaya devam edin baylar...
Toplam 160 bin ihracatçımız var. İki yıl içinde bunlardan kaçı ayakta kalacak acaba? Bu belli değil!
Ekonomik tsunami dalgaları boğazınıza gelince de “Şak şak” yapabilecek misiniz, onu zamanı gelince konuşuruz!
Bu lâflar artık bıktırdı!
Millet 8 yıldır, bitmek tükenmek bilmeyen bir enflasyon belasıyla boğuşurken iktidar partisi ne yapıyor?
Gerçekleşmeyen vaatlerle insanlarımızı oyalayıp duruyor!
Şimdi de AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu sahneye çıktı.
20 bin lira maaşla ölmemeye çalışan emeklilere seslenen Akbaşoğlu “Gabar’da günde 80 bin varilin üzerinde, gravitesi yüksek petrol ve 750 milyar metreküp doğalgaz çıkartmaya başladık, onu bekleyin” diye müjde verdi.
Yıllardır Karadeniz’de doğalgaz, Gabar’da petrol bulup duruyoruz ama bu müjdelerin ardından hem doğalgaza, hem petrol ürünlerine gülle gibi ağır zamlar yağıyor! Nasıl bir çelişki bu?
Petrol ve doğalgaz bulsak da, bulmasak da, kaderimiz değişmiyor: Zam, zam!
Akbaşoğlu, Meclis’teki basın toplantısında umut vermeye şöyle devam etti “Başta emeklilerimiz olmak üzere bütün toplum kesimlerinin refah seviyesini ve alım gücünü, arttırıcı bir politika ortaya koymanın çabası içindeyiz.”
Dedik ya... Hep avutucu, oyalayıcı lâflar bunlar.
Artık ülkede bu tür sözlere inanan kaç kişi kaldı bilmiyorum ama milletin karnı bunlarla doymuyor, icraat bekliyor!
Tebessüm
“Zam istiyorum efendim”
İşçi, çalıştığı şirketin patronuna giderek “Zam istiyorum efendim. Peşimde koşan 3 büyük şirket var. Eğer zam yapmazsanız yakında beni burada bulamayacaksınız” der.
Patron alaylı bir sesle sorar:
“3 büyük şirket ha? Vay canına! Hangi büyük şirketlermiş bunlar?”
İşçi bir bir sayar:
“En başta zamcı elektrik şirketi var. Sonra zamcı doğalgaz şirketi, daha sonra da zamcı sular idaresi! Hiçbirinin faturasını ödeyemedim, hepsi benim peşimde!”
GÜNÜN SÖZÜ
Sağlıklı yaşayan mutlu, borcu olmayan zengindir!