Galatasaray, Kocaelispor'u tek golle geçerek liderliğini sürdürdü... Ancak skor tabelasında yazan galibiyet, sahadaki oyunun bütün sorunlarını örtmeye yetmedi. Sarı-kırmızılılar kazandı ama şaşaalı bir futbol yoktu. Tabii ki burada Osimhen’in eksikliği de belirleyici oldu.
Ancak dünkü gecenin üzerinde en çok konuşulması gereken ismi bence Barış Alper Yılmaz'dı. Sezon başladı, beş hafta geride kaldı...
Ama Barış Alper hâlâ geçen sezon bildiğimiz, rakipleriyle boğuşan, hırsıyla takımını sürükleyen oyuncudan çok uzak. Okan Buruk onun için elinden geleni yapıyor. Sağda oynatıyor, solda oynatıyor, forvette deniyor... Ama olmuyor.
Olmuyorsa da artık bazı gerçeklerle yüzleşmenin zamanı geliyor. Hatta belki de o zaman çoktan geçti. Dün Barış Alper oyundan alınsaydı tribünlerin tepkisiyle karşılaşabilirdi. Okan Buruk onu 90 dakika sahada tutarak belki de bu tepkinin önüne geçti. Çünkü belli ki deneyimli teknik adam hâlâ Barış Alper'i kaybetmek istemiyor.
KULÜBE ZAMANI
Onu yeniden kazanmak için mücadele ediyor. Ama futbolcunun da kazanılmak istemesi gerekiyor. Şu an sahada Barış Alper'de görmek istediğimiz şeyleri göremiyoruz. İstek yok... Arzu yok... Hırs yok... Ve en önemlisi, o eski Barış Alper yok. Bunu sadece ben değil, tribündeki herkes görüyor.
Okan Buruk'un da Trabzonspor maçında bu tabloyu daha net görüp ona göre kadro kuracağını düşünüyorum. Belki de artık Barış Alper için biraz kulübe zamanı gelmiştir.
DENİZ SINIFI GEÇTİ
Dün akşam sınıfı geçen isimlerden biri ise Deniz Gül'dü. Osimhen'in yerine sahaya çıkmak kolay iş değil. Özellikle Galatasaray gibi beklentinin her zaman zirvede olduğu bir takımda...
Üzerinizde büyük bir baskı vardır. Herkes gözünü size çevirir ve "Osimhen'in yokluğunu doldurabilecek mi?" diye bakar. Deniz Gül ise elinden geleni yaptı. Pozisyon kovaladı. Yoktan bir şeyler üretmeye çalıştı. Mücadele etti.
Belki kusursuz bir performans sergilemedi ama hem taraftarın hem de Okan Buruk'un gözüne girmeyi başardı. Leao ile kurduğu iletişim de dikkat çekiciydi. En azından Galatasaray adına, Osimhen'in yokluğunda alternatif olabileceğini gösterdi.
OSİMHEN'SİZ SON SINAV
Şimdi ise Galatasaray'ın önünde çok daha büyük bir sınav var: Trabzonspor.
Bordo-mavililerin o güne kadar yeni teknik direktörü belli olur mu, nasıl bir atmosferde sahaya çıkarlar, şimdiden kestirmek zor.
Ama şurası kesin... Trabzonspor bu maça bir "çıkış" fırsatı olarak bakacak. Tıklım tıklım dolacak statta, büyük bir atmosferde Galatasaray'ı oldukça zorlu bir sınav bekliyor. Ve sarı-kırmızılıların önünde Osimhen'siz son bir mücadele var.