Bereketimiz neden kaçtı?

“Faizin olduğu yerde bereket olmaz! Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlâk dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kâr maksimizasyonun ve tüketim hırsının dikkate alınıp toplumsal refah ve adaletin dışlandığı bir ortamda bereket kendisine yer bulamaz.”

Bu sözler doğrudur. Aynen katılıyoruz. Fakat...

Kime ait bu sözler?

Eğer bu ifadeleri bir muhalefet liderinin kullandığını düşündüyseniz, yanıldınız.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’a ait bu sözler...

Cumhurbaşkanı’nın İstanbul’da düzenlenen 3’üncü Dünya İslâm Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmadan bir bölüm bu...

Doğru bir eleştiri ama bu eleştirinin muhatabı kim? Kime söylüyor bunları?

***

24 yıldır ülkeyi AKP iktidarı yönetiyor.

Memleketteki tüm hayati kararlar Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından alınıyor.

2017 yılında referandumla kabul edilen “Türk Tipi Başkanlık Rejimi”, halk dilindeki adıyla “Tek Adam Sistemi” ile bütün güçler onun elinde toplandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen Türk Tipi Başkanlık Sistemi’nin fiilen başladığı 2018 yılında faiz ödemeleri 8 milyar dolar civarındaydı...

Aradan 8 yıl geçti. Enflasyonu düşürsün, ekonomiyi kurtarsın diye 2023 yılında Mehmet Şimşek göreve getirildi ama sonuç değişmedi, kötü gidiş iyiye dönmedi.

Faiz ödemeleri 57 milyar dolara fırladı.

Ekonominin faiz yükü her yıl artmaya devam ediyor.

Memleketin bereketini kaçıran faizci politikalardır.

***

Bir suçlu aranıyorsa, tabii ki, bu suçlu sadece faizci politikalar değildir...

Bitmez tükenmez siyasi kavgalar...

Devam eden tutuklamalar...

Hukukun üstünlüğü ilkesinin kayboluşu...

Yargıya olan güvenin azalması...

Yabancı yatırımcıların kaçması...

Kırılgan ekonomi ve bir türlü önlenemeyen enflasyon da ülkenin bereketini kaçıran sebepler arasında yer alıyor.

SONUÇ: Bereket insanların mutluluğudur. Bereket olmayan bir yerde insan düşer her derde!

F. Bahçe'nin umudu

“Efsane Başkan geri döndü.”

Dünün spor manşetiydi bu...

Fenerbahçe Kulübü’ne 1998-2018 yılları arasında 20 yıl başkanlık yapan ve takıma 6 Süper Lig Şampiyonluğu kazandıran Aziz Yıldırım, 8 yıl aradan sonra tekrar başkan seçildi.

Pazar günkü seçimi 17 bin 245 gibi çok büyük bir oyla (rakibine tur bindirerek) kazanan Aziz Yıldırım’ı şimdi çok zor bir görev bekliyor: “Fenerbahçe Futbol Takımı’nı 2026-2027 sezonunda şampiyon yapmak.”

Aziz Yıldırım bu sözü vererek seçimi kazandı.

Yıldırım “2027 Fenerbahçe’nin 120’nci kuruluş yılı. 2027’de yalnız futbolda değil bütün spor dallarında şampiyon olmak hedefimiz” dedi.

12 yıldır şampiyonluk göremeyen milyonlarca taraftar Aziz Yıldırım’ın sözünü tutmasını ve “Makûs talihlerinin değişmesini” istiyor. Bu hedefe ulaşılamazsa ne olur? Bir yıl sonra yeni başkan arayışı başlar!

Saldırganlara lanet olsun!

Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından olan Koç Holding’e peş peşe 4 kalleş saldırı yapıldı.

İstanbul’daki Otokoç Genel Müdürlüğü’ne, Antalya Kepez’deki Otokoç Şubesi’ne, İstanbul Maltepe’deki yerleşkeye, Diyarbakır’daki Yapı Kredi Merkez Şubesi’ne saldıran hainler çok sayıda kurşun sıktılar.

Allah’tan, bu kalleş saldırılarda ölen ya da yaralanan olmadı.

Amaç “Gözdağı vermek.”

Polis saldırganları yakalayınca kesin kimlikleri belli olacak ama bu rezillerin kimler olduğunu tahmin etmek zor değil.

Bir de utanmadan Terörsüz Türkiye’den bahsedip teröristlere af isterler! Anladıkları Terörsüz Türkiye bu mu?

Koç Holding’in Onursal Başkanı Rahmi Koç’un bir sohbet sırasında ayaküstü anlattığı “Kürt kadını” fıkrasını bahane ederek silaha sarılıp ortalığı karıştırmak isteyen hainler grubuna lânet olsun!

GÜNÜN SÖZÜ:

Çalışan insanların gözyaşı dökmeye vakitleri kalmaz!

Yazarın Diğer Yazıları