Sevgili okurlarım, bu memleket iyi veya kötü, olumlu veya olumsuz nice olaylara tanık oldu. Yaşadığımız son olaylar zinciri de bunlardan biri. Ama bunun gibisini hiç görmemiştik.
Kendi partisinin önünü kesmeye, ellerine ayaklarına kelepçe takmaya kalkışan bir eski genel başkan ve yanında birtakım yardakçıları...
Kalp çarpıntılarıyla bekledikleri güne en sonunda kavuştular.
Bizim beyefendi uzun süredir köşesine çekilmişti. Ağzını bıçak açmıyordu ve günün birinde konuşmaya karar verdi. Millete hitap eden sözlerini videoda okudu. Bunca sessizliği sonrasında partisine baba nasihatleri veriyordu.
Herkes birbirine soruyordu, “Hayırdır inşallah, acaba hangi dağda kurt öldü de bizim beyefendi konuştu!”
İşin içyüzü sonradan anlaşıldı.
Yargının butlan davası konusunda vereceği kararı önceden öğrenmişti. Daha doğrusu bu karar, işbirliği içinde olduğu AKP iktidarı tarafından kulağına fısıldanmıştı.
Yok yok, öyle değildi!..
Sadece bir rastlantıydı! Aylar boyunca suspus olmuş, ağzını açamamış ama günün birinde konuşmaya karar vermişti. Ertesi gün ise butlan kararı çıkıvermişti. Hay Allah, rastlantının bu kadarı valla billa olamazdı ama oldu işte!
★★★
Bu kararın bize öğrettiği çok ama çok önemli bir husus var...
Bu karar aslında hepimize iyi bir ders vermiş oldu. Bir şeyi iyice anladık!
Demek ki Türkiye’de bir asliye hukuk hakimi ‘tek başına’ verdiği bir kararla memleketin siyasal ve ekonomik geleceğini belirleme hakkına sahipmiş.
Bir yanda iktidara yürüyen, toplum nezdinde giderek güç kazanan bir CHP, öbür yanda ise bu gidişi ne pahasına olursa olsun frenlemeyi amaç edinmiş bir iktidar...
Oyun geçen yıl başladı.
Taktik belliydi...
Önce CHP’nin üzerine gidilecek ve ana muhalefet partisi iktidarın elindeki yargı gücüyle zor duruma düşürülecekti. Maçın başlama vuruşu böyle olacaktı.
Ellerinde muazzam bir güç vardı.
Hem yargı ve hem de yandaş medya.
★★★
Başlama vuruşunu önce cumhurbaşkanı adayı İmamoğlu ile yaptılar. Hücum daha sonra CHP’li belediyelere yöneldi. Sonuçlarını her gün karşımızda gördük.
CHP bu akıl dışı yöntemle yıpratılmak istendi. Neredeyse bütün CHP’li belediye başkanları ve ekipleri ‘hırsız, rüşvetçi’ ilan edildi.
Yüzlercesi tutuklandı.
Bazıları tehdit ve şantajla istifa ettirildi, yakalarına bizzat Recep Tayyip tarafından AKP rozetleri takıldı. İşin ilginç yanı, bu gelişmeler sonrasında bile AKP’nin oyları yükselmiyor, CHP’nin arkasında kalıyordu.
Millet artık bu iktidardan soğumuştu.
Elbette süreçte başka birileri daha vardı. Emniyete ve savcılığa çağrılanlara oracıkta hemen telkinde bulunuyordu:
“Bak arkadaş, sen şöyle bir ifade ver, itirafçı ol. Bunu yaparsan seni kurtarırız. Yoksa daha uzun yıllar hapis yatmaya devam edersin.”
Üstelik (utanarak söylüyorum) onların içinde de bazı ahlâksızlar, vurguncular, rüşvetçiler, belediye personeli genç kızlarla otel odalarında yakalananlar olduğu ortaya çıkmıştı.
★★★
Şimdi gelelim işin püf noktasına...
Asliye hukuk hakimi tarafından verilen bu karar sonrasında neler olacağına bir bakalım.
CHP’ye atılan bu son yumruk sonrasında ortalık karışacak, her kafadan farklı sesler çıkacak, hatta CHP bile Kemal Kılıçdaroğlu’nun katkılarıyla kendi içinde karışacak...
İktidarın istediği de zaten bu!..
Ve bu fırsattan yararlanan Recep Tayyip yönetimi gün bugündür deyip anında baskın seçime gidecek.
Türk toplumu zaten gergin. Neresinden baksanız böyle.
Korkarım ki bütün bu gelişmeler sonrasında işler iyice karışacak, toplum ayağa kalkacak, üzücü olaylar patlayacak.
Dahası, borsalar düşecek, döviz kurları yükselecek, zaten zor durumda olan ekonomi daha beter açmazlara sürüklenecek.
Hukuk ve adalet kavramları ayaklar altına daha da beter alınacak.
★★★
Bu nasıl iştir arkadaş!.. Şimdi iptal ettirdikleri son kurultay kararı ya da Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir seçimini kazanmış olması, daha önce yapılan itirazlar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu, YSK tarafından incelenmiş ve mazbatalar böyle verilmişti.
Yani YSK kararları kesindir.
★★★
Perde henüz açılıyor.
Bundan sonra daha nelere tanık olacağız, bekleyin görün.
Bu süreçte başta Kılıçdaroğlu olmak üzere yanında görev verdiği bütün yalakalara da bundan sonrası için başarılar diliyorum!
Dün kendi partilerine tebligat için icra memuru göndermeye kalkanlar yaptıklarıyla gurur duysunlar!
Bundan sonraki aşama, genel merkez binasına polisin girmesi olabilir.
Kılıçdaroğlu ve ekibi aylardan beri AKP-MHP iktidarına çalıştıklarının, kime hizmet ettiklerinin acaba farkındalar mı?
Yuh olsun hepsine.