Bir kitap

Siyasal çalkantıların, hukuksuzlukların alabildiğine sürdüğü ortamda sıkıntı ve üzüntüleri azaltmak için en etkin ilâcın kitap olduğu görüşündeyim.

Beynimizin ışığı, yüreğimizin ateşi olan kitaplar yaşamımıza renk katan güç kaynaklarınızdan başlıcalarıdır. Duygu ve düşüncelerimizi aydınlatıp ni telikli duruma getirmeleri yanında bilgi ve kültür katkılarıyla kişiliklerimizi dokuyan öğelerin başında gelmektedirler. Bu nedenlerle yayınları önemsiyor, zamanımızı değerlendirmede büyük etkilerini de gözeterek onları okurlarımıza duyurmayı bir görev sayıyoruz.

30 yıla yakın bir zaman önce birlikte bir televizyon kanalında 10 Kasım dolayısıyla O’nunla programa çıkmıştık. O yıllarda, Atatürk Kültür Merkezi Başkanıydı. Atatürk’ün ulusal ve uluslararası yönlerini ve anti-emperyalist olmanın örneği olan liderliğini anlatırken çok bilgili ve içten konuşmuştu, çok beğenmiştim. Sonra Atatürk Kültür Dil Tarih Yüksek Kurumu’na başkan oldu. O, tarih bilgisi yanında, sosyoloji ve felsefeyle yakından ilgilenmiş dil ve edebiyat profesörü olarak tanınan Sadık Tural Hoca’dır.

Bir ara iki yıla yakın sürdürdüğümüz küçük bir sohbet grubu oluşturmuştuk: Ruşen Keleş, Kemal Nehrozoğlu, Özgün Ökmen, Hüseyin Kutsi Tuncay, Bilgin Aygül adlı arkadaşların yanında iki kardeş de vardı: Sâdık Tural ve Cumhuriyet tarihi profesörü Mehmet Akif Tural. Ben ve arkadaşlarım, Sadık Bey’in bilginlik yanında bilgelik özellikleri taşıyan bir aydın kişilik olduğunun tanıkları olduk. Sâdık Bey, sohbet sırasında, konuşması dikkatle dinlenilen, sevilen, sayılan bir söz ustasıdır.

O’nun Yüzyıla Damgasını
Vuran Önder Atatürk
adlı kitabını bu köşede tanıttığımı bilirler. Türk kökenli halkların yaşadığı ülkelerde de tanındığı bilinen Tural hem yurdumuzdaki hem dışarıdaki ünlülerle çok yakın olmuş, birlikte güzel işler yapılmasını sağlamışlar.

80 yıla yakın bir zamandır öğrendiğim sevimsiz bir gerçek, yadsınması olanaksız bir doğru var: Kavramlar yüzünden ayrışıyoruz, kavramların ortak tanımsızlığı yüzünden gereksiz kavgaların tarafı oluyoruz. Okunası kitaplar ve yazarlar bu sevimsiz gerçeği ortadan kaldıracak kavramlar ve yöntemler üretmelidir.

Sâdık Tural, konuşmalarında ve kitaplarında kavramları tanımlama çabalarını, sözlük ve sözcük konularındaki birikimini ortaya koyan bir aydınımızdır. Kavramlarla donatılmış yöntemsel düşünüşlü kitaplarından üçünün adını anmayı gerekli sayıyorum:

Tarihten Destana Akan Duyarlılık (6. baskı) Sorulara Cevaplar (Tarih-Eğitim-Kültür, 4. baskı) Şahsiyetler ve Eserler...

Bu üç kitapta bir çok geçerli sav var; birincil özgün ve değerli sav şudur: ‘Vatanseverlik’ her türden siyasal ve ideolojik düşüncenin ve uygulamanın temeli ve ereği yapılmalıdır. Sâdık Tural’a göre, ‘Yurtseverlik’ ilkesini besleyecek ve biçimlendirecek ilke ‘benzeştiricilik’tir. Tural ‘benzeşme’ ve ‘benzeştirme’ kavramlarını, eğitim ve hukuk uygulayıcı kurumlarda vazgeçilmez ilke sayılması gerektiğini savunuyor. Benzeşme işleminin ise, laik çağdaş eğitim ve laik çağdaş hukuk norm ve uygulamaları ile sağlanacağını düşünsel boyutu ile ortaya koyuyor.

Yazarın Diğer Yazıları