Bölgemiz yanarken!

Olaylar dile geldi “hem bağırarak hem fısıldayarak” uyarıyor. Bölgemiz tutuştu yanıyor. Ateş hızla Türkiye’nin üzerine doğru gelmekte...

İsrail kıyıcı.

Arkasına ABD, İngiltere, Almanya ile Fransa’nın finans, sermaye, teknoloji, askeri, istihbarat, diplomasi güç üstünlüğünü aldı; bölgenin zalimi İsrail oldu.

Barışmak istemiyor.

Paylaşma bilmiyor.

Ateşi büyütüyor.

★★★

Çok güçlü.

Aynı günde, neredeyse aynı saatte birbirinden yüzlerce kilometre uzaklıkta çelikten zırhlarla korunmuş iki barınakta kalmakta olan iki ayrı hedefi birden vurabildi. Biri Beyrut’ da öbürü Tahran’da; biri Hizbullah Lideri Nasrallah’ın askeri danışmanı Fuad Şükr, diğeri Hamas siyasi lideri İsmail Haniye’yi tasarlayarak, planlayarak, nokta atışla aynı gün öldürebildi.

★★★

Nasıl başardı?

İran istihbaratı uyudu.

Bölge ülkeleri savunma sistemleri, sivil ve askeri istihbarat örgütleri aciz kaldı. Ya havada yakıt ikmali yapabilmeyi başarıp hava aracı ile sınır ötesinden gelip Tahran’daki binayı vurdu ya da İran’ın içine suikast işbirlikçisi ajanları sokmuş, bilgi verecek birilerini bulmuş onlardan yardım aldı.

İran’ı kalbinden vurdu.

Oysa 3 yıl önce İran eski İstihbarat Başkanı Ali Yunisi, “İsrail, İran’a o kadar derinden sızdı ki, tüm yetkililer hayatlarını kaybedebilirler korkusu ile yaşamalı” demişti.

★★★

İsrail İç istihbaratı Direktörü Ronen Bar da; “Katar, Türkiye, Lübnan dahil bölgenin her yerinde HAMAS liderlerini yıllar sürse bile öldürmeye devam edeceğiz” diye tehdit savurmuştu.

İsrail, dediğini yapıyor.

ABD’den...

İngiltere’den...

Almanya’dan...

Yaptırım görmedi.

Kınama işitmedi.

Arkasında Amerikalı Joni abisi, İngiliz Tony abisi, Alman Hans abisi var. İsrail Başsavcılığında kendisi ve ailesi hakkında; “rüşvet yemek, sahtekarlık yapmak, başbakanlık görevini kötüye kullanmaktan” dosyası bulunan İsrail Başbakanı Netanyahu’ yu ABD Kongre üyeleri, Gazze’de çoğu çocuk, kadın ve sivil öldürdüğü insan sayısı 40 bine çıktığı gün, ayakta alkışladılar.

★★★

Gazze’de 7 Ekim’de başlayan savaş 31 Temmuz’da “Hamas- İsrail vuruşması” olmaktan çıktı; “İsrail- İran Savaşına” evirildi. Başlangıcına kadar gidersek neredeyse 100 yılını tamamlayacak olan Arap- Yahudi boğazlaşması, şimdi İsrail- İran savaşı oldu. Ve gelişmeleri çok yakından izlemekte olan akademisyenler, diplomatlar, geleceği tahmin bilgisine sahip uzmanların çok net olarak söylediklerine göre; “Savaş, bir tarafı İsrail diğer tarafı İran ve Türkiye olan bölgesel kapışmaya” çevrilmeye vidalandı.

★★★

Tahran’da Hamas Lideri’nin öldürülmesinden sonra İsrail; “Haniye’nin ölümü dünyayı daha güzel hale getirecek. Artık hayali barış anlaşmaları yok” diyen kışkırtma yüklü bir açıklama yaptı.

Kimi tahrik ediyor?

İran’ı mı?

Türkiye’yi mi?

İkisini birden mi?

★★★

İsrail, İran ile ya da Türkiye ile bir savaşa girerse ABD, İngiltere, Almanya İsrail’in yanında yer alacaklarını belli ediyorlar. ABD ile İngiliz ve Alman hükümetleri, İsrail’in Gazze’de 40 bin kişiyi öldürmesini kanıksamış görünüyorlar. Türkiye’nin can kardeşi Azerbaycan bile İsrail ile yakın işbirliğini sürdürüyor.

★★★

Türkiye 100 yıl önce bölgesinde ve dünyada “yurtta ve cihanda barış” içinde yaşamak ve komşuları İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan, Rusya ve diğer tüm sınırdaşları ile “dostluk çoğaltıp- düşmanlık azaltan” hedefi seçmişti.

Bölgede yangın patladı.

Üstümüze geliyor.

Genco Erkal!

Nazım Hikmet’in kelimelerini taş yaptı, Türkiye’yi çağdışına çekmek, uygarlık rayından çıkarmak, diktatörleşmek isteyenlerin vitrinine attı. Başı dik, tökezlemeden, ödün vermeden, korkmadan taşlanması gereken bütün vitrinleri tuz buz etti. Sahneye çıktığında coşku doluydu. Onun oyunlarına karamsar girer, iyimser çıkardım. Çalışkan, yorulmak bilmez, hak bildiği yoldan dönmez bir sanatçıydı. Oyunlarını sevmiş ve anlamış olan izleyicilerine toz kondurmazdı. Tiyatroyu, bir gösteriş, bir beğendirme, moda, alkış alma, ünlü olma aracı yapmak yerine dünyaya bir bakış açısı kazandırma ışığı gibi gördüğünü söylerdi. Hayata sevgi ve sevecenlikle bakan İnce ruhlu, kalender adam, sahneye çıkınca tunçtan bir eylemci kesiliyordu. Sanatçı Zühal Olcay, Genco Erkal’ın hayata pencerelerini kapaması üzerine “Nazım’a kavuştu” demiş. Doğru. Nazım Hikmet şiirleriyle “haksızlığa karşı itirazı, sömürüye karşı başkaldırıyı örgütlemeyi” seçmişti, Genco Erkal, itiraz örgütçüsüydü.

Yazarın Diğer Yazıları