İranlı büyük şair ve düşünür Ömer Hayyam’ın bir şiirinin girişinde şu dört cümle yer alır: “Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim/ Ceyhun nehri kanlı gözyaşımızdır bizim;/ Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler/ Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.”

İran, yine dert içinde.

Biri bitiyor.

Diğeri başlıyor.

Bak İran’a gör halini.

Türkiye’de de halkın yüzde 70’i günlerini dertlenerek, dert çekerek, dert anlatarak geçirir oldu.

★★★

İran’ı bu kez, “Derinleşen ekonomik kriz” sallamaya başladı. Ülkenin ekonomik kalbi Büyük Pazar esnafının öfkesi, küçük taşra kentlerinin yoksul mahallerinin işçi, memur, emekli, çiftçi, işsiz, genç ve kadınların öfkesiyle birleşti. Bu kez, küçük kasabalar da ayaklandı.

Taban baş kaldırdı.

Baştakileri istemiyor.

“Diktatöre ölüm” diye bağıranlar meydanları doldurdu. Temelde sarsıntı büyük, menteşeler gıcırdıyor.

★★★

İçin çürükse ve menteşeler gıcırdamaya başlarsa dıştan oyma arzuları yükselir. İlk üç günde ayaklananlar ile onları bastırmaya çalışan devlet güçleri arasında çıkan çatışmalarda ölü sayısının 48’i geçtiği haberlere yansıdı. İran’ın düşmanları ABD ve İsrail’i yönetenler sevinçten uçmaktalar. ABD Başkanı, “İnsanlar ölmeye başlarsa İran’ı çok sert şekilde vururuz” diye tehdit etti. Devrik Şah’ın oğlu dışarıdan; “Rejimin yıkılması yakın, ben İran’ı yönetmeye geliyorum” diye öfkeli meydanlara selam gönderiyor ve “Vururuz” diyen ABD Başkanı’na teşekkür ediyor.

★★★

Dünya tarihine ve edebiyat ağacına silinmez çentikler kazımış İran’a bak; “Trump’a teşekkür eden Şah oğlunun adını meydanlarda umut diye bağıran” halka ateş eder duruma düşürüldü.

Kök sebep nedir?

Petrol, doğalgaz zengini, Türkiye’den iki kat fazla toprağa sahip komşumuz bu ülkeye ne oldu? Kişiler mi? Model mi? İkisi birden mi? İran’ı bu hale getirdi?

★★★

İran modeli:

Dini lider ömür boyu devletin başı olarak kalıyor. 88 kişilik Uzmanlar Meclisi’ni de bu dini lider atıyor. Uzmanlar Meclisi 8 yılda bir seçiliyor. 12 kişilik Muhafızlar Konseyi’nin yarısını da dini lider seçiyor. 4 yıllığına seçilen Cumhurbaşkanı, dini liderin imtiyazlarına asla dokunamıyor. 290 milletvekilinden oluşan ve dört yılda bir yenilenen İran Parlamentosu da dini lider neyi onaylarsa ona parmak kaldırıyor. Devrim Muhafızları Ordusu, 10’a yakın güçlü istihbarat servisi, devletin meşru gücünü kullanma yetkisi verilmiş sivil silahlı güçlerin ağır baskısı!

İşte İran Modeli bu.

★★★

İslam dininin sırtına binip kendilerini ölünceye kadar iktidara vidalayan; “Tek Adam-Bir Ayetullah” başta kalır.  

Sonuç, iç çürüme.

Yolsuzluk şahlanır.

Adam kayırma başlar.

Bizden olanlar.

Bizden olmayanlar.

Ülke ikiye bölünür.

Fırsat eşitliği kalkar.

★★★

Rüşvet patlar. Adalet biter. Yargı bağımsızlığı gider. Adil yargılanma hakkı biter. Fiyatlar artar. Yoksulluk alev olur. Halk ekmek bulamaz. Sosyal patlama olur, meydanlar kana bulanır. Seçimlere hile karışır. İran Şii İslam modeli, yılların sonunda bunları üretti. İslam dünyasına örnek olacak bir kurum, atılım, yenilik geliştiremedi. İran modeli içinden çöktü.

Bak İran’a.

Gör halini.

★★★

İçin çürümüşse dıştan oyarlar: İran yönetimi dini inancı devlet ideolojisi haline dönüştürdü fakat bu dönüşüm her anlamda stratejik önemi yüksek İran’ı bir ileri üretim üssüne çeviremedi. İran, petrol ve doğalgaza dayanan “Tek ürüne bağımlı ülke” olarak kaldı. İran bölgede oyun kurucu, oyuna katıcı olamadı. Gazze’de Hamas, Lübnan’da Hizbullah, Irak’ da Ashaip ül Hak, Yemen’de Husiler ile bölgesel milis güç ağı da kurmuştu ama son tahlilde bunlar da ABD’yi durdurmaya yetmedi. İran çok derin jeopolitik yalnızlık içine düştü. İran modelini kendi halkının öfkesi sallamaya başladı.