Bu deyim acıtıcı, kaba, yerden yere vurucu bu yüzden “Milletvekilliğini hakkıyla yapan ve demokratik bir meclisimiz olsun diye çalışan parlamenterlerimizden” özür dilerim. Beni bu deyimi yazmaya; “Parti değiştirip törenle rozet takılan ve alkışlanıp koltuklanarak sırtı sıvazlanan transferci yeni vekillerin sayısındaki artış” zorladı.

★★★

Bu bir kanser.

Habis tümör.

Zombi hücre çoğalması.

Meclisimizin var olma ruhunu çürütüyor. Demokrasiyi sakatlayıp öldürüyor. Diktatör heveslerini besliyor.

Kökü kazınmalı.

★★★

Sanırsın ki, milletvekili olduktan sonra tiyatro eğitimi aldılar, sinema yüksek lisansı yaptılar. Değme aktöre taş çıkartırcasına rol yapabiliyorlar. Dün en ağır sözlerle suçladığı iktidar partisi başkanına “Başkomutan selamı” verip; “Sayın… Sayın… Sayın…” diyerek el etek öpüp övgü yağdırıyorlar.

Ne oldu?

Niçin bu transfer?

Kem küm ediyorlar.

★★★

İster iktidar partisine ister muhalefet partisine yapılan olsun; her milletvekili transferi halkta “Derin bir aldatılmış duygusu” yarattı. Oy isterken programını, ilkelerini, düşüncelerini övüp göklere çıkardığı partisinden ayrılıyor. Seçim meydanlarında, kahvelerde, ev ev dolaşırken “Sövüp yere batırdığı iktidar partisi başkanının elinden yakasına rozet taktırıp” transfer oluyor.

★★★

Tek söyleyebildikleri; “Seçildiğim partide siyaset yapma imkanım kalmadı” cümlesi. Oysa; “Demokratik bir meclisin şerefli üyesi olsun” diye kendisine oy vermiş vatandaşlara inandırıcı bir açıklaması olmalı: “Seçildiğim parti halka verilen sözlerden, hukuktan, adaletten, dürüstlükten, demokrasiden, ahlaktan, eşitlikten, özgürlükten, programında yazılı ilkelerden vazgeçti, beni de aldattı, işte gerekçelerim” diye anlatabilmeliler.

Anlatamıyorlar.

Siyasi zübük!

★★★

Siyaseti zenginleşme, hısım akrabayı koruma, çift maaş alma, hep milletvekili kalma mesleği haline getirenler el üstünde tutulur oldu. Milletvekili transferi yapan partinin genel başkanı da yakasına rozet taktığı zübüğün, öbür partideyken kendisine en ağır cümlelerle sövdüğünü biliyor.

Bile bile transfer.

Hesap şu: İktidar partisi 14 milletvekili transfer etti ittifak olarak Meclis’te 275’i buldu, transfere devam edecek. 360 milletvekili çoğunluğu bulunca Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olabilmesi için Meclis kararı çıkartma yolu açılacak.

★★★

100 yıl önce; “Güçlü Demokratik Meclisimiz” olsun diye yola çıkmıştık. Yasama, yürütme, yargı, basın tek elde, tek kişide değil ayrı ayrı ellerde toplansın; Cumhurbaşkanlığı Cumhurbaşkanlığını, yargıçlar yargıçlıklarını, savcılar savcılıklarını, kanun yapıcı (milletvekilleri) kanun yapıcılığını, gazeteci gazeteciliğini, muhalefet muhalefetliğini bilsin; “Vali, kaymakam, belediye başkanı, general, yüksek bürokrat, üniversite rektörü, kürsü profesörü, fabrika sahibi, banka patronu, işçi önderi, diyanet hocası, cami imamı, muhtar herkes tek kişinin ağzına bakar olmasın” diye beklemiştik.

★★★

“Dönek” diye yazılıyor, “Fırıldak” diye etiketleniyor, “Koltuk sevici, yeni dönemde de milletvekili kalabilmeyi seçmiş çıkarcı” diye tarif ediliyorlar.

Ar damarı çatlamış.

Aldırmıyor.

Transfer oluyor.

Bu bir kötücül doku.

Yıkıcı, yayılan pis ur. Bizim Meclisimizin “Güçlü demokratik bir yapıya kavuşmasını” önlüyor. Kökü kazınmalı. Hiçbir demokratik ülkede milletvekili transferi yok. 

★★★

Tarihten utanın!

Dünya demokrasi tarihinde ilk Meclis, bizim Anadolu’da M.Ö. 168’de Antalya-Fethiye-Kaş çevresinde kuruldu. Muhalefet partisi CHP, neden “Partisinden transfer olanın milletvekilliği de düşer” diye bir kanun teklifi getirip; sokaklarda, meydanlarda, köylerde, kasabalarda, fabrika önlerinde, her mahallede ev ev dolaşarak; “Kökü kazınacak milletvekili tipini” halka anlatıp, toplumdan destek istemiyor?