Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) zamanında müdahale etmemesi fon ve borsanın dibe vurmasına yol açtı. Şirketlerin borsa değerleri her gün dramatik şekilde eriyor. 10 liralık fon nasıl oluyor da kısa sürede 400 liraya çıkıyor; sonra nasıl oluyor da 400 liradan 10 lira 30 kuruşa iniyor?
Açık söyleyeyim, borsayı da, fonu da bilmem. Bildiğim maaşımdan artan parayı devlet bankasına yatırmaktır. Son olayı o yüzden anlamakta zorlanıyorum. Ne olup bittiğini, borsada şirketi işlem gören ünlü bir patrona, arkasından da gündemde olan fon şirketinin yetkilisine sordum. Önce şirket sahibini dinliyorum:
3 TRİLYON BORSADA KAYBEDİLDİ
“İki şirketin yönetimlerine geçmesini kabul eden Tera yatırım, işin içine girdiğinde bu yükün altından kalkamayacağını anladı ve geri çekildi. Geri çekilme ile beraber Tera yatırım fonları da birbiri ardına domino etkisiyle tüm piyasaları sardı. Yapılması gereken ortalığın sakinleşmesini beklemekti. Bu saadet zinciri içindeki kuruluşların tüm yöneticileri gözaltına alınıp tutuklandı.
Yangını söndürmek, kontrol altına almak varken bu yapılmadığından yangın bütün borsayı sardı. Bu yüzden kişisel yatırımcılar, borsada satılabilecek hangi hisseleri varsa tümünü satarak çıkmaya başladı. Bu da borsadaki ciddi çöküşün sebebi oldu. Halbuki burada SPK, Cumhurbaşkanlığı kararıyla ortalık sakinleşene kadar borsanın bir müddet kapanmasını sağlansaydı fonla sınırlı kalır, zarar beş katına çıkmazdı. Bunu hala yapmıyorlar.
DELİNİRKEN SPK NİÇİN GÖRMEDİ?
453 bin fonzede var. Yatırımı düşük olan insanların mağduriyeti öncelikle giderilmeli. Düşük yatırımcıyı da iyi tanımlamak lazım. En azından matbu bir rakamla onların yaşayabilecek, yaşamını kurtaracak bir rakamın ödenmesi gerekir. Sonuçta bu fonlar ve fon yatırım bankaları SPK, devlet izniyle kurulmuş yerler. Halk da buna güvenip inanarak parasını yatırıyor. Adamlar kötü niyetliymiş. Bunu delmişler. Peki kardeşim, onlar bunu delerken her türlü işlemi gören SPK ve merkezi kayıt kuruluşu neredeydi? Türkiye’nin göz bebeği kurumlardan birisi ASTOR bile kaç gündür borsada her gün taban yapıyor. Sahiplerinin mal varlıklarına el konuldu. Bu şekilde de sistemi kilitlediler. Bugün yaşananlar çok derin bir kriz. Borsanın fonun etkisiyle kaybettiği değer 70 milyar dolara yaklaştı. 20 milyar dolar da fonlarda kayıp yaşandı.
YOK ÖYLE YAĞMA
Eski Bakan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Sayan Kaya’nın fondan aldığı 1 milyar 100 milyon lirayı, etkin pişmanlıktan yararlanmak için 2 milyar 200 milyon lira olarak Hazine’ye yatırdığı söyleniyor. SPK’da şöyle bir kanun maddesi var: Haksız yoldan elde edilen borsa kazançların etkin pişmanlıkla iki katının hazineye yatırılması sonucunu doğurur. Ama aynı zamanda da savcılığa suç duyurusunda bulunulur.
Kazandığının iki katını Hazine’ye yatırdı mı? Yatırdı. Ama bu parayı nereden buldun? Onu hiç kimse sormuyor. Öyle iki kat para yatırmakla kurtulmak olmaz.”
FON YÖNETİCİSİ: PAYLAŞ PAYLAŞ BİTMEZ
Gündemde olan bir fonun yöneticisiyle konuştum. Olayın başlangıcını son üç ayın sorunu olmadığını belirtti ve şunları anlattı:
“Önce bir fon kurulmuş. Kapalı haldeyken reklamlarla bir yılda yüzde 800 kar getiren fon, yatırımcıya açılmış. Hisse alanlar içinde marka isimler bulunuyordu. Tera Portföy’ün kurucusu, sahibi Emre Tezmen, Türkiye’de Merkezi Kayıt Kuruluşunun üç ay öncesine kadar yönetim kurulu üyesiydi. Bu merkez, Takasbank, Borsa İstanbul gibi bir şey. Bunu atayan Ekonomi Bakanlığı.
Niçin buralar izlenmiyor? Kumarhane olsa bile denetim mekanizması var. Peki iki yıl boyunca bunu gözlemeyenler hangi gerekçeyle gözlemlemedi? Acaba onların da akrabaları bu hisselerden almış, kripto üzerinden menfaat sağlamış olabilir mi? 20 milyar dolar. Paylaş paylaş bitmez.
İHMAL OLASILIĞI YÜKSEK
Ortada bilerek göz yumulmuş ihmal olasılığı yüksek. Çünkü buradan yararlanan birileri var. Eğer gerçek temizlik yapılıyorsa, piyasa gözetim dairesindeki kişilerin de ihmali ortaya konulsun, bu iş düzelsin. Çünkü kurunun yanında yaş da yanıyor.
2001’den sonra Kemal Derviş’in getirdiği BDDK kurallarıyla bankacılık bir sürü stres testinden geçti. Hiçbir şey olmadı. 2008 krizinde bir şey olmadı. Sebebi çok iyi bir denetim ve gözetim mekanizmasının olmasıdır.
Ama burada ne oluyor? İki yıl aradan geçmiş, alan almış, götürmüş. Hangi sistemlerle yurt dışına çıkarmış. Ondan sonra geliyoruz, diyoruz ki ‘Vay efendim yatırımcı mağdur.’ Önce bu fonu kuranlar, bunu denetlemeyenlerin kasten denetlemediğinin ispat edilmesi lazım.
YARISINI PAYLAŞIYORLAR
Eski bakan, kazandığının iki katını hazineye yatırmakla kurtulduğu belirtiliyor. Peki ya tespit edilemeyen para ne olacak? Parayı öde, düdüğü çal. Tespit edilmeyen, yani başkalarının adına işlem yaptıranlar nasıl belirlenecek?
Bunlar için ne yapılması lazım? O malı oraya satan fona satan kişiler ve ona alımı karar veren kişilerin ve ortaklarının para hareketlerine, bunların tarihlerine, döviz ve altınlarına bakıldığında çat diye ortaya çıkarılır. Yeter ki ortaya çıkarma niyetleri olsun. Dijital ortamda bunların dökümü belgelendirilir. Adam bu parayı yurt dışına duayla göndermedi. Bu parayı ne yaptı? Bir şekilde kendine yükledi.
Şu anda bize FETÖ iltisaklısıyla aynı muamele yapılıyor. Böyle bir şey olmaz. Bolu’da yangın oldu. Hepimizin ciğeri yandı. Ya bir tek otel müdürü, sahibi mi suçlu kardeşim. Denetim yapmayanların suçu yok mu? Burada da durum böyle. Denetim yapmayanların suçu yok mu?”