Bu halk sizi affeder mi?

CHP’nin Kayyum Başkanı Kılıçdaroğlu da, onun kurmayları olan Faik Öztrak ve Bülent Kuşoğlu gibi siyasetçiler de halkın yükselen öfkesini ya görmüyorlar ya da şu hesabı yapıyorlar:

“Bu öfke devam etmez. Nasıl olsa birkaç hafta içinde diner, havası kaçan balon gibi söner. Biz de keyfimize bakarız!”

Masa başında yapılan hesap bu ama tabii ki, yanlış!

Bunlar, devlette önemli görevler yapmış, deneyimli, koca koca adamlar. Fakat öyle görünüyor ki, siyasetçi olarak, toplum psikolojisini anlamak ve halkın duygularını sezmek gibi önemli bir özelliği kaybetmişler!

Gerçeği göremiyorlar!

Kılıçdaroğlu ve ekibine sesleniyorum:

İktidara yürüyen CHP’ye çelme takıyorsunuz beyler! Hatta çelmeden de öte partinin tepesine balta vurarak parçalıyor, iktidar partisi AKP’ye hizmet ediyorsunuz! Hâlâ mı bunun farkında değilsiniz!

Halk, yıllardır kendisine ağır sıkıntılar yaşatan bu iktidardan kurtulmak istiyor ve Özgür Özel’in yönetimindeki CHP’yi bir umut olarak görüyor.

Baltayı bu umuda indiriyorsunuz!

Öfke yalnız CHP tabanından değil, yurdun her yanından yükseliyor.

Milletin oksijen musluğunu kapatıp nefesini kesmektesiniz!

Bu halk sizi affeder mi?

***

Yükselen öfkenin gösterdiği gerçek şudur:

Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi iktidarın desteğiyle o koltukta kalmaya devam etse bile, halk bundan sonra onların siyaset yapmasına izin vermeyecek.

İlk seçimde Meclis dışında kalıp, arkalarında kötü bir isim bırakarak kaybolup gidecekler.

Hal böyleyken onlar neler neler söylüyorlar?

Aklı başında bir siyasetçi gibi görünen Faik Öztrak bile akıl dışı lâflar etti.

Öztrak, CHP’nin 3 kurultayında 3 defa seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’i eleştirirken “Makamlarından, unvanlarından bir türlü vaz geçemiyorlar” dedi, iyi mi?

Tanıdığım herkes güldü bu söze...

Makamından vazgeçemeyen kim?

-13 yıl Genel Başkanlık yapan ve girdiği bütün seçimleri kaybeden Kılıçdaroğlu mu?

- 19 yıldır milletvekilliği yapan ve bu süre içinde ülkeye ve CHP’ye akılda kalan yararlı bir iş yapamadığı halde hâlâ koltuğunda oturan Faik Öztrak mı?

- CHP’nin oylarını yüzde 25 bandından yüzde 35’lere çıkartarak partiyi Türkiye’nin Birinci Partisi yapan Özgür Özel mi?

Birilerini suçlarken insanın önce aynaya bakıp kendi cemalini görmesi lâzım!

KAPATMAKTAN BETER

Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nin eski başkanı... 2008 yılında “Laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği” iddiasıyla açılan davada AKP’yi kapatılmaktan kurtarmıştı. Kılıç şimdi, CHP’de yaşanan “Mutlak Butlan” sürecine ilişkin görüşlerini açıkladı.

Siyasi parti kongrelerinde ve seçimlerdeki uyuşmazlıklarda tam yetkili merciin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu belirten Haşim Kılıç “Doğrusu ben şaşkınım. Çünkü Anayasal bir Kurum olan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kendi görevine sahip çıkmadı. Bu beni üzdü” dedi.

Bir asliye hukuk mahkemesinin YSK’yı çiğneyip onun yetkisini kullanması elbette ki, çok ciddi bir sorundur. Fakat ülkemizde hukuksuzluk öyle boyutlara ulaştı ki, artık bunlara Yüksel Seçim Kurulu gibi Anayasal bir kurum bile ses çıkartamaz hale geldi.

Yapılması gereken YSK’nın olaya müdahale edip “Benim yasal yetkimi kimse elimden alamaz” demesi gerekirdi. Fakat ne hikmettense bir vakitler yasalara aykırı olarak “Mühürsüz oyları bile geçerli sayan” o kuruluş bu defa “Mahkemenin kararına karışamam” diye topu taca attı.

Haşim Kılıç, eski bir Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak “Bundan sonra bütün partiler bir asliye hukuk hâkiminin kararıyla etkisiz hale getirilebilir. Kapatmaya gerek yok. Kapatmaktan beter bu!” diyerek hukuksuzluğa müdahale etmeyen YSK’yı eleştirdi.

İşin özeti şu: YSK gibi görevine sahip çıkmayan bir kurum oldukça, bundan sonra hiçbir parti güven içerisinde faaliyetlerini sürdüremeyecek!

GÜNÜN SÖZÜ: Dürüstçe cevap vermeli: Dünyada hiç günah işlemeyen var mıdır?



Yazarın Diğer Yazıları