CHP'nin değil ülkenin sorunu bu!

Hep CHP’deki kavga konuşuluyor ama Türkiye olarak aslında “Demokrasi ve adalet sorunu” yaşıyoruz.

CHP’nin başına gelenler, tüm evrensel hukuk kurallarının ayaklar altına alınmasıdır, yanlıştır, Türkiye’nin büyük sorunu olmuştur!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyaset mezarlığından çıkartılıp “Kayyum” olarak CHP’nin başına oturtulmasının hiçbir hukuki ve vicdanî haklılığı yoktur, ancak fiili durum budur!

Bazı güç odaklarının, iktidara yürüyen ana muhalefet partisini parçalayarak düzenin devam etmesini istediği anlaşılıyor!

İktidar mensupları her ne kadar “CHP’deki kavgayla bizim hiçbir ilgimiz yok” diye iddia etseler de buna inanan yok!

Kılıçdaroğlu’nu kullanarak CHP’yi bölüp iktidar yürüyüşünü durduranlar şu anda planladıkları oyunu kazanmış görünüyorlar!

* * *

CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, son dönemin yıldız siyasetçisi... 

Meydanlarda geniş halk kitleleri “Bizi kurtar” diye bağırarak ona büyük sorumluluk yükledi.

Bu nedenle mücadeleye devam etmeli, fakat nerede? İçeride mi, dışarıda mı?

CHP’li birçok milletvekili “Parti içinde mücadeleye devam edelim” diyor.

Özgür Özel de “B planımız ‘C’ planımız da var ama biz CHP’de kalıp partiyi geri alacağız” diye iddia ediyor.

Peki, nasıl alacak? Eli-kolu böylesine bağlıyken bir şey yapabilir mi?

İktidarla birlikte yargının da desteklediği Kayyum Başkan Kılıçdaroğlu’nun öfke ve ihtirasına karşı ne yapabilir ki?

Kayyum olarak CHP’nin başına tayin edilince bunu kendisi için bir nimet sayan Kılıçdaroğlu partide aklına esen her şeyi yapmaya başladı. 

9 önemli milletvekilini kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk etti, Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ı görevlerinden azletti. 

Kısacası, partiyi dilim dilim doğramaya başladı!

K.K.’nın arkasında iktidar ve yargı gücü varken, Özgür Özel onu durdurmak için ne yapabilir?

* * *

Özgür Özel’in “Partiyi geri alacağız” sözü gerçekçi değil!

Sonunda kazanılsa bile parti içindeki dengesiz mücadele yıllarca sürer.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yasal süresi dolduktan sonra bir kenara çekilip siyaseti bırakmak gibi bir niyeti yok.

CHP’deki kavga devam ederken seçimler gelir “Atı alan Üsküdar’ı geçmiş olur!”

Mevcut iktidar 2033 yılındaki yeni seçime kadar aynen devam eder.

Özgür Özel ve arkadaşlarının “parti içinde kalıp mücadele etmek” dışındaki seçenekleri de ciddi olarak düşünmeleri gerekiyor.

Değişik bir isimle de olsa “Yeni bir CHP ruhu” yaratmak şart! Bu da ancak özgüven ve cesaretle olur!

* * *

Genel seçimler sadece 21 gün öne alınacak!

İktidar partisi ve ortakları seçimlerin kesinlikle erkene alınmayacağını söylüyordu ama Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Anadolu Ajansı’nda yayınladığı makalesinde, genel seçimlerin zamanından önce, “16 Nisan 2028 Pazar günü yapılmasının en uygun seçenek olduğunu açıklayıp “Tabii ki bu konuda takdir de, nihai karar yetkisi de Meclis’indir” dedi.

Mehmet Uçum, nezaketen böyle söyledi tabii ki... Cumhurbaşkanı Erdoğan karar verdikten sonra Meclis’te hangi AKP, hangi MHP milletvekili buna “Hayır” diyebilir?

CHP’nin kayyum başkanı Kılıçdaroğlu’nun ekibi de yeni görevleri gereği “Hayır" demez. 

Normal seçim tarihi 7 Mayıs 2028 Pazar günüdür. Peki, neden sadece 21 gün öne çekiliyor? 

21 gün daha bekle, zamanında yap seçimi, öyle değil mi?

Hayır, olmaaaz!

Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylığının önünü açmak lâzım...

Anayasa’ya göre Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için seçimin erkene alınması şart.

Böylece, normal tarih olan 7 Mayıs 2028’den 21 gün öne çekilerek sadece şekil şartı yerine getiriliyor, zevahir kurtarılıyor!

GÜNÜN SÖZÜ:

Hayatta sürekli şikâyet eden mızmızları hiç kimse sevmez!












Yazarın Diğer Yazıları