İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu tarihi mitingi yorumladı...
Tandoğan Meydanı’nı dolduran on binlerce kişi “milli birlik, adalet ve geçim” talepleriyle bir araya geldi. Müsavat Dervişoğlu, “Çoban ateşi başkentten yakıldı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen mitingi konuştuk. Birçok kişiye göre beklenenin çok üzerinde bir katılımın olduğu mitingde kalabalık Tandoğan Meydanı’na sığmadı. Emniyet kayıtlarına göre mitinge 117 bin kişi katıldı. Mitingde sahnenin yanına dikilen direkteki bayrağı bizzat göndere çeken Dervişoğlu, “Milletimiz milli birliğimiz ve üniter devletimize, mutfaktaki yangından, haksızlığa hukuksuzluğa bayrak açtı” dedi.
EN KALABALIK MİTİNG
Konuşması bittiğinde kalabalığın arasına girmek isteyen Dervişoğlu, kurmaylarının “Güvenlik riski” uyarılarına, “En güvende olduğumuz yer milletimizin yanıdır” diyerek karşı çıktı ve on binlerce kişinin arasına karıştı. Miting öncesi sahneden halkı selamlayan Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş büyük alkış alırken, şehit aileleri için özel bir bölüm ayırıldı. Tandoğan mitingi, İYİ Parti’nin kurulduğu günden bu yana düzenlediği en büyük miting oldu. “Bayrak açıyorum” dediği mitingin ardından Müsavat Dervişoğlu’na, “Beklediğiniz bir kalabalık mıydı?” diye sorduk. Yanıtı şöyle oldu:
Dervişoğlu, miting sonrası güvenlik uyarılarına rağmen vatandaşların arasına girerek, “En güvende olduğumuz yer milletimizin yanıdır” mesajını verdi.
HALK HAKKINI HAYKIRDI
“Arkadaşlarım okulların tatil olduğu, sıcak bir yaz gününü miting için riskli gördü. Ancak ben sahada milletimizin sabrının taştığını gördüm. Maneviyatımıza, milli kimliğimize, hayat şartlarımıza bu kadar saldırının olduğu bir dönemde yanacak bir ‘çoban ateşinin’ etrafında toplanacaklarına inandım. Birçok kişiyi şaşırtsa da ben milletimizin Tandoğan’dan hakkını ve hukukunu haykıracağına inandım. Bu sadece bir miting değildi. Çoban ateşi başkentimizden yakıldı. Ve artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
‘YAVAŞ YAKIŞANI YAPTI’
- Siyasi partilere kurumsal davette bulunmadınız. Ama katılımlar oldu. Özellikle ABB Başkanı Mansur Yavaş kalabalıktan büyük alkış aldı. Neden davette bulunmadınız? Katılım daha da artmaz mıydı?
Saygı Bey, alanda sadece Türk bayrakları vardı. Çağrımız da derdi memleket olan, al bayrağın gölgesini şeref bilen milletimizeydi. Siyasi partiler de milletin sözcüleri olduğu için aslında bu çağrının muhatabıydı. Millet üzerinden muhatabı. Nitekim çok sayıda parti heyet gönderdi. Sağ olsunlar. Sayın Mansur Yavaş tüm sıfatlarından bağımsız olarak, özel hayatımda benim ağabey diye hitap ettiğim bir şahsiyettir. Milli hassasiyetine herkes şahittir. Ve Türk milletinin böylesine milli refleks sergilediği yerde olması gayet doğaldır, Mansur Yavaş’a yakışandır.
Bayrak altında toplanma çağrısını yaparken amacımız, siyasi hesaptan arınmış milli bir buluşmaydı. O yüzden, az sayıda arkadaşımızın elinde parti bayrağı olmasına rağmen, kurumsal olarak sadece Türk bayrağı dağıttık. İYİ Parti teşkilatları, on binlerce kardeşimizle birlikte yurdun dört bir yanından Ankara’ya aktı. Kısa zamanda böyle bir başarı takdiri hak ediyor. Genel başkanından tüm birimlerine İYİ Parti milletimize sokak sokak, hane hane çağrı yaptı. Bu çağrı karşılık buldu ve Tandoğan Meydanı tarihi bir mitinge daha sahne oldu. Kötülüğün kol gezdiği bu günlerde, iyiliğin sesini yükseltip, böylesi bir şahlanışa vesile oldukları için İYİ Parti teşkilatları ile gurur duyuyorum.
MİLLET ‘KUTUPYILDIZI’NA BAKAR
Milletimiz yolunu şaşırmışları dikkatle izler. Notunu alır. Ve nihayetinde yönünü belirlemek için kutupyıldızına bakar. Doğru yönü işaret edenin yanında durur. Bizim yaptığımız budur. Doğru yeri, doğru istikameti işaret etmek.
- Mitingin ardından bir anda on binlerce insanın arasına girdiniz. Bu planlı mıydı?
Hayır, planlı değildi. Ancak, milli kimliğine, devletine, bayrağına sahip çıkmak için Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlarımı, konuşmamı bitirip uğurlamayı yeterli görmedim. Kucaklamak da istedim. Bu mitingin aslında ne olduğu zaman içinde daha iyi anlaşılacak. Bu sebeple, o yürekli insanlarla kucaklaşmak istedim. Arkadaşlar uyardı, “Güvenlik riski” dedi. Kendilerine sakin olmalarını kimseye müdahale etmemelerini söyledim. Benim en güvende olacağım yer milletimin yanıdır. O meydana gelen her bir vatandaşım tarihi bir görev yaptı. Onlarla kucaklaşmak büyük şerefti.
ÇOCUK GİBİ HEYECANLANDIM
- Bu mitingde bir ilke tanık olduk. Sahnenin yanına bir bayrak direği dikildi. Siz de alana gelir gelmez, İstiklal Marşı’nda bayrağı bizzat göndere çektiniz.
Evet bizzat ben göndere çekmek istedim. Mitingimizin teması “Bayrak Açıyorum”du. Ve o bayrağı açmak da bana düşerdi. Çocukken izciydim. Törenlerde bayrağı göndere çekmenin heyecanını bugün bile hatırlıyorum. Yıllar öncesine döndüm. Hatta bir arkadaşımız dedi ki, “Çok hızlı çektiniz” Evet bayrak göndere hızlı çekilir. O bayrağı göndere milletimiz adına çektim. Çocuk gibi heyecanlandım, gururlandım.
DOSTLUĞU SİYASİ HESAPLARA YEM ETMEM
- Son olarak tartışılan bir konuyu sormak isterim. Kadir İnanır’ın vefatının ardından yayınladığınız taziye mesajını ve mitingde bu konudaki sözlerinizi eleştirenler oldu. Nasıl karşıladınız?
Bize bir cenaze geçerken, saygı duruşunda beklememiz öğretildi. Bu çok önemli bir hasletimiz. Peygamber efendimiz “Ölülerinizi hayırla yad ediniz” buyurur. Kadir İnanır’ın bazı söz ve tavırlarına, ağabeyim dediğim halde en sert tepkiyi verenlerdenim.
Ancak beni tanıyan bilir; dostluğumu, siyasi hesaplara yem edip yok sayacak biri değilim. Ben bu tür siyasi kıvraklıklara tepkinin ta kendisiyim. Yaşarken abi dediğim birini uğurlarken yok saymak benim kitabımda yazmaz. Kim ne derse desin, tabutuna omuz da atacağım. Bilinmesini isterim ki, siyasi menfaat hesabıyla dostuna sahip çıkamayan, gün gelir, bir başka menfaat hesabıyla, ülkesine ve milletine de sahip çıkmaz. Ben onlardan değilim.
ÇOBAN ATEŞİ NEDİR?
“Çoban ateşi”, geceleri dağlarda veya kırsalda hayvan otlatan çobanların ısınmak ve vahşi hayvanlardan gelecek tehlikeyi uzak tutmak için yaktıkları ateşi ifade eder. Metaforik olarak; karanlığa meydan okuyan, umut veren, yol gösteren ve zorluklar içinde başlatılıp giderek büyüyen bir direniş veya aydınlanma hareketini simgeler.