“Cumhuriyet açlıktan çıkıştır”

CHP bölündü. CHP’den ayrılanların kurduğu YENİ Parti, daha görünür, daha etkili konumda. Fon skandalını ortaya çıkarmaları da bilgi-belge almanın çok zor olduğu dönemde büyük başarı.

CHP’de kurultay süreci başladı. 2027 yılının şubat veya mart ayında CHP kurultayının yapılması planlanıyor. Yargıtay’ın “Butlan” ile ilgili kararı çıkmadan kurultayın yapılamayacağına ilişkin hukukçu görüşleri var. O yüzden kongre ve kurultayla ilgili belirsizlikler konuşuluyor.

GENEL BAŞKAN ADAYLIĞI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday gösterilmesi halinde karşısına aday çıkar mı? Görünen o ki çıkabilir. Nitekim eski milletvekili Aytuğ Atıcı adaylığını açıkladı. Adaylığını açıklamasalar da isimleri genel başkan adaylığı için geçen isimler var. CHP Elâzığ Milletvekili Gürsel Erol, kulislerde Muharrem İnce, Engin Altay, Oğuz Kağan Salıcı, Ali Öztunç, Vahap Seçer gibi isimlerin ve kendi adının geçtiğini söyledi. Hemen belirteyim, Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmaması halinde genel başkanlığa adaylığını koyacağını SÖZCÜ’ye açıkladı.

Gürsel Erol, “Yeni bir umut ve heyecan yaratmak için yeni bir isim üzerinde uzlaşmalıyız. Ben dahil isimleri genel başkan adaylığı için geçen arkadaşlarımın avantaj ve dezavantajları var. Bu durumda CHP Genel Başkanlığı’nı yürütmek pek kolay olmaz” diyor.

Genel başkanlık için adı geçen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer gözaltına alındı. Hakkında yargının nasıl bir karar vereceğini bilemeyiz. İktidarın, büyükşehir gibi il ve ilçe belediye başkanlarını etkisizleştirmek istediği biliniyor. Ara verilmeden operasyonlar yapılıyor.

CUMHURİYET İLE ÇÖZÜM

Antalya Milletvekili Deniz Baykal, yıllarca CHP’nin genel başkanlığı görevinde bulundu. Antalya-Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da Antalya İl Başkanlığını yaptı. Belediye Başkanı olarak da farklı projeler uyguluyor.

Uysal, “21. Yüzyılda Yeniden Cumhuriyet” kitabını yazdı. Uysal şu soruya odaklanıyor: “Cumhuriyet bundan sonra ne üretmeli, hangi sorunlara nasıl çözümler geliştirmeli?” İşte bu amaçla Ankara’da düzenlediği toplantıya çok sayıda CHP milletvekili katıldı. Uysal’ın konuşmasının merkezinde, Türkiye’nin günlük gündemin yoğunluğundan başını kaldırıp geleceğin planlanması düşüncesi var.

Gelir dağılımındaki bozulma, gençlerin geleceklerini yurt dışında araması, yatırımcıların önünü görememesi ve toplum kesimleri arasındaki bağların zayıflaması, konuşmada ortak bir güven kaybının parçaları olarak ele alınıyor. Uysal, bu tablodan çıkışın mümkün olduğunu, ancak bunun kararlı bir hazırlık ve ortak irade gerektirdiğini vurguluyor.

GELECEĞE DÖNÜK DERSLER

Bu çıkışın tarihsel dayanağını Cumhuriyet’in kuruluşunda buluyor. Osmanlı’nın son dönemini ekonomik bağımlılık, borçlanma ve egemenlik kaybı üzerinden değerlendirirken, tarihin ekonomi politik boyutunun gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini söylüyor. Üretimin, ticaretin ve ülke kaynaklarının kim tarafından yönetildiğini anlamadan, siyasi bağımsızlığın da tam olarak anlaşılamayacağını savunuyor. Bu yaklaşımda geçmişi öğrenmenin amacı, yaşananlardan geleceğe dönük dersler çıkarabilmek.

“Cumhuriyet açlıktan çıkıştır” sözü, konuşmanın en güçlü vurgularından biri. Uysal, Cumhuriyet’i ulusal ekonominin kurulması, üretimin planlanması, sanayileşme, salgın hastalıklarla mücadele ve bilimsel eğitimin geliştirilmesi üzerinden anlatıyor. Bankaların, fabrikaların ve eğitim kurumlarının oluşturulmasını, bağımsız bir ülkenin kendi imkânlarıyla ayağa kalkma çabasının parçaları olarak görüyor. Cumhuriyet’in ekonomik ve bilimsel atılımının bugüne de yol gösterebileceğini düşünüyor.

DEĞİŞEN DÜNYAYA HAZIRLIK

Bugünün sınavı ise yapay zekâ, kuantum teknolojileri, veri ve nanoteknolojiyle hızla değişen dünyaya hazırlanmak. Uysal’a göre bu dönüşüm, üretimden istihdama, güvenlikten ülkeler arasındaki rekabete kadar hayatın bütün alanlarını etkileyecek. Yüksek teknolojiyi bütün sektörlerde kullanabilecek bir üretim düzeninin kurulması gerekiyor.

Bu hazırlığın temelinde eğitim bulunuyor. Analitik ve eleştirel düşüncenin geliştiği, çocukların yaratıcılığını besleyen bir eğitim düzeni; araştırmayı, yenilikçi girişimleri ve nitelikli üretimi destekleyen politikalar öneriliyor. Yurt dışına giden insan kaynağının geri dönüşünü sağlayacak koşulların oluşturulması ve teknolojik dönüşümün yaratabileceği iş kayıplarına karşı sosyal tedbirler alınması da bu gelecek programının önemli parçaları.

SAYGI VE GÜVEN

Uysal’ın tarif ettiği kalkınmanın toplumsal zemini ise karşılıklı saygı ve güven. İnsanların birbirini olduğu gibi kabul etmesi, yargı bağımsızlığının sağlanması, kamu kurumlarının tarafsızlığı, eşit yurttaşlık ve liyakat bu zeminin temel unsurları.

İnsanları iyilikte, dürüstlükte, üretimde ve ülkeye katkıda yarışmaya yöneltecek bir toplumsal iklim kurulabilir. Türkiye’nin geçmişte başardığı yeniden ayağa kalkma iradesini, çağın ihtiyaçlarına uygun bir gelecek programına dönüştürmek gerekiyor. Türkiye bunu yeniden başarabilir; bunun için birlikte düşünmeye, planlamaya, çalışmaya ihtiyacımız var.

Yazarın Diğer Yazıları