Dünya’ya lider olacak, tarihe adını altın harflerle yazdıracak bir lider, Ankara’ya ayağına gelen fırsatı kaçırmazdı. Çıkıp kürsüye, televizyonların ve gazetelerin, 8,3 milyar dünya insanına seslenen gücünü kullanarak,“Rusya ile Çin’i de ve İran ile Kuzey Kore’yi de NATO’ya alalım. Bitsin dünyayı ateşe, aleve verecek bu hayasız silahlanma. Savaşlarda çocuklar, kadınlar ölüyor. Çalışan sınıflar yoksullaşıyor. ABD dahil hepsi nükleer silahlarını yedi kat yerin altına gömsün. Kanlı iştahlar silinsin. Şekil değiştirmiş emperyalist arzular son bulsun. Dünya, yenilikler yaparak üretsin ve hakça paylaşsın. Gelin Ankara’da topladığımız bu Zirve’de bu erdemli yeni yolu açalım.
ABD’de, Avrupa’da, Çin’de, hepimiz silahlanmayı bırakalım. Mister Trump’ ın misafir geldiği Ankara’dan komşumuz İran’a savaş ilan etmesi misafirliğe yakışmadı” diyebilirdi.
Bu konuşma beklenirdi
Diyemedi.
Kem-küm!
Baş harflere gömüldü.
CE- A-A.
TE-Se-A
CAATSA!
KATSA!
★★★
Trump ile elektriği yüzde yüz tutmuş (!) havasını televizyonlardan yayımlatıp yayarak CAATSA dedikleri “ABD’nin F-16 savaş uçağı ve KAAN uçaklarına motor satma ambargosu kalkıyor” haberi “büyük zafer kazanılmış edasıyla” Türk halkına sunuldu. Bencilce şatafat ve rezilce zenginlik gösterisiyle Ankara’ya gelen Trump da, “Dostlara yaptırım (CAATSA) uygulamak istemiyoruz” dediği sözünde ne kadar durur bilinmez.
Bunun nesi tarih!
Neresi yeni dönem!
Nerde liderlik!
Nerde Ankara ruhu!
Nerde kazanan Türkiye!
★★★
Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sonrası kurduğu Cumhuriyet’in; “Yurtta Barış-Dünya’da Barış- Benim kimsenin toprağında gözüm yok-Kimse de benim toprağıma göz dikmesin-Her ülke en yakın ve en uzak komşusuyla eşit ticaret-birlikte barış içinde yaşama, zenginliği hakça paylaşma” seslenişi Ankara’da toplanan Zirve’nin ana gündemi olmalıydı! Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, Zirve toplantısında Trump’ın ve 32 NATO ülkesi liderinin gözlerinin içine bakarak; “Çin, Rusya, İran, Kuzey Kore ekseni, ANTİ-NATO Koridor inşa ediyor. Biz de şimdi bu Zirve’de onlara karşı NATO 3.0 silahlanma kalesi dikiyoruz. Bu koridor kurma ve bölge ülkeleri ile Avrupa’yı silahlanın, otomobil fabrikalarınız ile çikolata fabrikalarınızı bile silah yapmaya özendirin adımları Dünya’yı birinci ve ikinci savaşta yaşadığı cinnete götürür. Biz Çin’i, Rusya’yı, İran ile Kuzey Kore’yi NATO üyesi olmaya çağıralım. Bu cinnetin önünü keselim. Yurtta Barış-Dünya’da Barış’ı NATO’ya rehber yapalım” diyebilirdi.
Diyemedi.
Yeni bir ses.
Taze bir umut.
Ezber bozan öneri.
Zirve’den çıkmadı.
★★★
Hani!
Dünya, 5’ten büyüktü!
Dünya lideri!
Bölge lideri!
Dünya’ya ve bölgeye umutlu gündemler sokan öncü insana denir.
TRUMP, KAAN’a motoru verdi çok şey istiyor
NATO Zirvesi’nden şu çıkıyor: Trump, KAAN uçağına motoru verdi karşılığında çok şey istiyor. ABD, NATO’nun etki alanını Ortadoğu’ya genişletecek. Türkiye’yi de Ortadoğu bölgesi çıkarları için kullanacak. ABD’yi bölgede istemeyenlere karşı Türkiye askeri kapasitesini geliştirecek. Karadeniz’de ve Güney Kafkasya’da Rusya’yı dengeleyecek. Doğuda İran’ı frenleyecek. Türkiye, NATO’nun yani ABD’nin etki alanını Ortadoğu’da yayacak. Ortadoğu ülkelerinden Avrupa’ya düzensiz göç kaymaları olursa ona tampon olacak. Vekalet savaşlarını önleyecek. Avrupa’ya enerji (doğal gaz-petrol) akışında sorun çıkarsa çözecek. Orta kuşak üzerinde ABD ve Avrupa’nın çıkarlarını Çin’e karşı koruyacak. NATO ve Türkiye mineral bekçisi yapıldı. Bölgedeki kritik, değerli mineral ve madenleri ABD ile işbirliği yapıp gözetecek. Adana’da bir çok uluslu NATO Kolordusu karargahı kuracak. Türk Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) da Ankara’daki NATO zirvesi için yazdığı raporda; “Türkiye Ortadoğu’daki krizleri doğrudan yönetme kapasitesi üretti. Kritik bölgelerde askeri ve diplomatik esneklik gösterebiliyor. NATO’nun son dönemde ihtiyaç duyduğu kapasite Türkiye’de var” diye yazdı. Türkiye’nin 2021’de 12.97 milyar dolar olan savunma bütçesi, 2025 tahminine göre 32.6 milyar dolara yükseldi.