Doğa özeni

Varlığımızın gerçekleştiği, yaşamımızı sürdürdüğümüz doğa, tüm yapısı ile bizi barındıran ortamdır. Canlı ve cansız değerleriyle insanlığın kucağı olan, insanlığı doyuran ve yaşatan doğaya yaraşır olduğu değeri ve önemi verdiğimizi savunamayız.

Yerüstü ve yeraltı varlıklara karşı tutumumuz doğadan yana değil, doğaya karşı olduğumuzu göstermektedir. Yararlanma çabaları doğanın kıyımı olarak birbirine eklenmektedir. İnsanların doğaya karşı acımasız, anlayışsız, bencil, çıkarcı, yağmacı ve yıkıcı tutumları nice yeri doldurulmaz, yenisi sağlanamaz, önlenemez yitiklere neden olmaktadır. Avcılıktan kazanç sağlamaya değin birçok konu doğanın sömürüsüyle yapılmaktadır. Kısaca, doğaya karşı saygısız, duygusuz, anlayışsız ve sevgisiziz, ölçünün kaçırıldığı çıkar ve yarar çabaları doğaya kötülükler biçiminde sürdürülmektedir. İnsanlara iyi davranılmıyor ki hayvanları da kapsayan doğaya iyi davranılsın. Yakmak, yıkmak, kurutmak, bitirmek, yok etmek kimi insanların becerisi, başarısı sayılıyor.

Ortam

Tüm oluşumların, olayların ve yaşam gereklerinin gerçekleştiği alanlara, koşullara, etkilere, çevrelere ve nedenlere verilen ad olan “ortam” bireylerin ve toplumun içinde bulunduğu “yer”dir. Uygarlıkla birlikte gelişen yaşam koşullarının ortam düzeyini artırdığı, ilişkilerin barışla güçlendiği, buluşlar ve keşiflerle yaşam olanaklarının günden güne daha doyurucu olduğu gerçeği çağımızın kanıtıdır. Ne var ki insanların her alandaki yanlışları, yanılgıları ve kötü amaçlı davranışları ortamı gölgelemekte, hatta karartmaktadır. Tutumlardaki ölçüsüzlük, sakıncalı tutkular, değişik kökenli ve nedenli doyumsuzluklar, eğitim ve öğretimle terbiye yoksunluğunun neden olduğu açılımlarla kötülükler her şeyi bozmakta, olumsuz sonuçlarıyla yaşamın aydınlığına kıymaktadır.

Toplum yapısının doğal gereği insanlar birbirinden etkilenmekte, destekler ve karşı çıkışlarla olumlu ve olumsuz birlikteliklerin içinde olmaktadırlar. Kötü örneklerin bir yaşam gerçeği olduğu gözetilirse çevre ve ortam etkisi yadsınamaz. Bu nedenle çocukların eğitiminden okul sıralarına uzanan yaşam çizgisinde “örnek ve etki” gerçeğini gözetmekte büyük yarar vardır.

Günümüzde insanlık ilişkilerinde büyük yitiklere neden olan, başta siyasal ayrımcılık ve karşıtlık olmak üzere, kimi duygusal, kimi düşünsel nedenlere bağlı değişik kökenli olumsuzluklar yaşanmaktadır. Güven, sevgi, saygı, bağlılık, özveri, yardımseverlik sözde kalmakta, ilgi ve içtenlik unutulmamaktadır.

Dostluk, arkadaşlık ve meslektaşlık ilişkileri de ağır yara almaktadır. Silahlanma yarışı sayılacak durum hepimizi düşündürmeli, toplum ve birey güvenliğine karşı girişimler önlenmelidir. Ortam, ortak yaşam alanıdır. Aydınlık ve güvenliğinden hepimiz sorumluyuz.

Yazarın Diğer Yazıları