Dünyanın en büyük havalimanına saldırı bölgenin boşalmasına sebep oldu

Suudi Arabistan'ın Dammam kentindeki uluslararası havalimanına düzenlenen ve can kayıplarına yol açan saldırının ardından ABD yönetimi, bölgedeki diplomatik personelinin bir kısmını tahliye etme kararı aldı.

Suudi Arabistan yetkilileri, çarşamba günü sivil bir havalimanını hedef alan ve can kayıplarına yol açan yeni saldırıdan İran destekli Husi militanlarını sorumlu tuttu.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi, Bahreyn yakınlarında bulunan ve binlerce yabancı petrol sektörü çalışanına ev sahipliği yapan doğu kenti Dammam'daki uluslararası havalimanına yönelik saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, sekiz kişinin de yaralandığını bildirdi.

Gelişmelerin ardından ABD, Yemen merkezli gruptan gelen tehditler gerekçesiyle ülkedeki bazı diplomatik personelini geri çektiğini duyurdu.

ABD KONSOLOSLUKLARI BOŞALDI

Saldırının gerçekleştiği çarşamba günü ABD Dışişleri Bakanlığı, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik artan saldırılar doğrultusunda acil görevde bulunmayan hükümet çalışanları ile aile fertlerinin ülkeden ayrılmasını emretti.

Bakanlık kararına gerekçe olarak sivil havalimanları ile diğer kritik altyapı tesislerine yönelik sivil kayıplara ve ciddi seyahat aksamalarına yol açan saldırıları gösterdi.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi ise çatışmaların yakın çevrenin de ötesine geçerek hızla tırmanma potansiyeli taşıdığı uyarısında bulundu.

Suudi ordusu ayrıca, havalimanı saldırısına ek olarak ülkenin doğu kesiminde dört insansız hava aracını havada engelleyerek imha ettiğini açıkladı.

12 KİŞİ ÖLDÜ

Dammam Havalimanı'ndaki olay, Suudi Arabistan'da bu ayın başlarında gerçekleşen ve son on yılın en ölümcül saldırıları olan Riyad saldırılarının ardından kaydedildi.

Başkent Riyad'daki ana uluslararası havalimanına yönelik 10 Ekim'deki Husi füze saldırısında en az 12 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı.

Son olayın sorumluluğunu hemen üstlenmediği görülen Husiler, daha önce de Yemen açıklarındaki Babülmendep Boğazı civarında Kızıldeniz deniz taşımacılığını tehdit etmiş ve Suudi petrol boru hatlarını hedef almıştı.

Yaşanan bu gelişmeler Suudi Arabistan'ı sarsarken, grubun ülkenin iç kesimlerini vurma kabiliyetini de ortaya koydu.