Dünyanın en büyük ikinci gölünü çöle dönüştürdüler

Kazakistan ve Özbekistan sınırındaki Aral Gölü, su girişinin kesilmesiyle hacminin yüzde 90'ını kaybederek tamamen kurudu. Milyonlarca yıllık ekosistemin çökmesi, dev kargo gemilerini kum tepelerinin ortasında paslanmaya terk ederken bölgeyi zehirli tuz fırtınalarının merkezine dönüştürdü.

Tarım projeleri uğruna nehir yataklarının değiştirilmesi, bir zamanlar balıkçı filolarının yüzdüğü devasa su havzasını kimyasal tuz fırtınalarının koptuğu çorak bir araziye çevirdi.

NEHİRLERİN YÖNÜ NEDEN DEĞİŞTİRİLDİ?

1960'lı yıllarda Sovyet yönetimi, çöl arazilerinde pamuk üretimini artırmak amacıyla kapsamlı bir sulama planını devreye aldı. Göle hayat veren en büyük iki su kaynağı olan Seyhun ve Ceyhun nehirleri, binlerce kilometrelik yapay kanallar açılarak tarım arazilerine yönlendirildi. Nehir yataklarının değiştirilmesi, göle ulaşan su miktarını kritik seviyelere indirdi.

YÜZDE 90'LIK KAYIP NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Suların tarlalara aktarılmasıyla birlikte havzaya ulaşan su akışı tamamen durma noktasına geldi. İrlanda büyüklüğündeki dev tatlı su kütlesi, beslenemediği için on yıllar içinde hızla buharlaştı. Çekilmenin durdurulamaması sonucunda gölün yüzde 90'lık bölümü kuruyarak haritadan silindi.

ÇÖL ORTASINDA GEMİLER MAHSUR KALDI

Suların hızla çekilmesi bölgedeki ekonomik hayatı doğrudan sonlandırdı. Bir dönem gölde faaliyet gösteren balıkçı filoları ve büyük tonajlı yük gemileri, limanlara geri dönemeden açıkta mahsur kaldı. Suların yerini kumullara bırakmasıyla dev gemiler, çölün ortasında paslı metal iskeletler halinde kaldı.

Göl tabanının tamamen açığa çıkmasıyla geride kalan devasa çorak alan, tarım ilaçları ve kimyasal atıklarla yüklü bir tuz çölüne dönüştü. Bölgede esen sert rüzgârlar, tabandaki zehirli toz bulutlarını yüzlerce kilometre uzağa taşıyarak çevre yerleşimlerde insan sağlığını ve tarımsal yaşamı tehdit eden hava olaylarına yol açıyor.

İlginizi çekebilir