“Düşman ceza hukuku!”

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ’ın sıkı sıkı kullandığı bir cümle var:

“Türkiye’de artık ‘Düşman ceza hukuku’ uygulanıyor. Hem ceza sistemi, hem de infaz sistemi ciddi şekilde gözden geçirilmeye muhtaç!” diyor.

Yaşanan olaylara bakınca Ümit Özdağ’ın bu teşhisinde gerçeklik payının büyük olduğunu görüyoruz...

Yalnız CHP’li belediye başkanları ve yakınları değil, partisiz olsa bile düzeni eleştirerek hak arayan herkes bu anlayıştan nasibini alıyor!

Siyasal iktidar, kendisine karşı gelen, yanlışlarını sergileyen, eleştirenleri önünde engel olarak görüp düşman sayıyor.

★★★

TELE1’in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, gazeteci Alican Uludağ ve İsmail Arı, iktidarın hoşuna gitmeyen haber ve yorumlar yaptıkları için cezaevinde yargılanacakları günü bekliyorlar.

Hele Merdan Yanardağ, haber ve yorumdan da öte “CASUSLUK” suçlamasıyla Silivri’deki hücrede tutuluyor.

Yanardağ casuslukla suçlanınca, yıllardır onu tanıyan meslektaşları olarak “Bu kadar da olmaz! Boş yere uğraşmasınlar! Merdan’dan casus çıkmaz!” diyoruz...

Hukukta “tutuksuz yargılama” esastır. Meslektaşlarımız hiç değilse tutuksuz yargılansalar olmaz mı?

Hayır, ille de tutuklu olacaklar!

Burada Ümit Özdağ’ın “Düşman ceza hukuku” iddiası akla geliyor. Ümit Özdağ da bu uygulamanın kurbanı olmuş, Silivri Cezaevi’de küçük bir hücrede 148 gün eziyet çekmiş, çile doldurmuştu.

★★★

Tutuklamalar artık “Peşin ceza”ya dönüşmüş gibi...

Merdan Yanardağ yaklaşık 6 aydır cezaevinde yatıyor ama henüz yargılanması bile başlamadı. İlk duruşma mayıs ayında...

“Üç meslektaşımız da yazmasınlar, konuşmasınlar, halka gerçekleri anlatmasınlar diye mi cezaevinde tutuluyor?” düşüncesi kafalara yerleşiyor.

★★★

“Düşman Ceza Hukuku” toplumsal düzeni tehdit ettiği düşünülen kişilerin hukuk düzeni için birer vatandaş olarak değil, “düşman olarak” kabul edilip ona göre muamele gördüğü bir hukuk teorisidir.

Bu anlayış demokrasiye, adalete, toplumsal barışa hizmet etmez, kırgınlığı, küskünlüğü, kutuplaşmayı arttırır, toplumu böler.

Üzücü olan, son dönemdeki uygulamaların genellikle buna benzemesidir! Toplum barışı için buna son vermek gerek!

“Esra’lar tutuklanmasın!”

Muğla Milas’ta 6 köy için acele kamulaştırma süreci devam ederken, Akbelen Ormanı’nın yok edilmesine karşı çıkan Esra Işık’ın, gece yarısı evi basılarak gözaltına alınıp hapse atılması, diğer bazı tutuklamalar gibi “Düşman ceza hukuku” uygulaması olarak yorumlandı.

Yaşam alanını ve çevreyi koruma anayasal dayanağa sahiptir ama günümüzde artık anayasanın dinlendiği yok!

Toplum yüreğinde sızı yaratan Esra Işık olayının tepkileri dinmedi. Protestolar hâlâ devam ediyor.

Esra Işık’ın annesi İkizdere muhtarı Nejla Işık “Toprağımız için adalet istiyorduk, şimdi evlâdımız için adalet istiyoruz. 7 yıldır bu mücadeleyi sürdürenleri hapse atarak İkizköy’ü talan edeceklerini sanıyorlar. Esra yalnız değil, hepimizi almaları gerekecek. Haklıyız, köylüyüz, kazanacağız” diyor.

Çevreciler “Patronlar rahatsız olmasın, gerçekler susturulsun isteniyor. Hiçbir uygar ülkede yaşam alanlarını savunmak suç değildir” görüşünde...

Hukuk ülkemizde doğayı savunanları korkutmak, haklarından caydırmak aracı olarak kullanılmamalı!

TEBESSÜM

Politikanın bereketi!

Ülkenin birinde adam politikaya atılınca şansı açılmış, her gittiği yerde “Siyasetin temeli değişimdir. Mesela ben çok değiştim” diyormuş.

Ona “Peki, siyaset sizi hangi açıdan değiştirdi?” diye sormuşlar.

“Tabii ki, maddi açıdan” demiş, “Eskiden garibanın tekiydim, şimdiyse milyonlarla oynuyorum. Bizim hanım bile evde paralarla dans ediyor!”

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanlar kendi hatalarını neden kadere yüklerler?

Yazarın Diğer Yazıları