Kanada’nın başkenti Ottowa’da yaşayan ve SÖZCÜ’yü günü gününe internet sitesinden takip eden kadim okurum Tarık Karslı gönderdiği e-postada diyor ki:

“Rahmi Bey...

Ben Türkiye’yi binlerce kilometre uzaktan kuşbakışı seyrediyorum, olanları takip ediyorum.

Benim gözlemlerime ve bu uygar ülkedeki deneyimlerime bakarak diyorum ki:

Eğer Türkiye’deki Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Yasası değişmez de, o parti başkanları istediğini milletvekili, istediğini başkan (belediye başkanı v.s.) yapma yetkisine sahip olmaya devam ederse biz Türkiye’de ‘Gerçek demokrasiyi’ asla göremeyiz.

Kemal Kılıçdaroğlu, eşi benzeri görülmemiş bir sistemle (yargı kararıyla) ana muhalefet partisi CHP’nin başına oturtuluyorsa, o da dolaylı olarak AKP iktidarına hizmet edip, kendi partisini yok etmeye çalışıyorsa, böyle bir sisteme nasıl ‘Demokrasi’ diyebilirsiniz?”

Tarık Karslı haklıdır.

Türkiye’de uygulanan “Butlanlı”, “Kayyumlu” sisteme “Demokrasi” demek, demokrasiye hakaret etmek olur.

Tarık Karslı, mesajına bir de NOT eklemiş “86 yaşındayım. Kılıçdaroğlu’na bugüne kadar oyumu verdim ama şimdi günahımı bile vermem!” diyor.

Kaynak olarak ekle

★★★

Butlan Başkan Kemal Kılıçdaroğlu CHP’yi gerçekten paramparça ediyor.

Kılıçdaroğlu yönetimi “İhraç ve görevden alma kararları” ile CHP örgütünü âdeta kıyma makinesinde kıyıyor!

Bir çok kişi “Kemal Bey’i bu makama getiren güçler ona bu görevi vermiş olmalı” diye düşünüyor.

Kayyum yönetimi bugüne kadar 36 il başkanını görevden aldı ve 7 il başkanını kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna gönderdi.

Başarılı ve parlak başkanları kin, öfke ve hırsa kurban edilen iller şunlar:

- İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Ağrı, Aksaray, Amasya, Antalya, Batman, Bilecik, Bitlis, Bolu, Bursa, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırıkkale, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Muş.

- Nevşehir, Niğde, Osmaniye, Samsun, Sinop, Sivas, Tunceli...

Kılıçdaroğlu, bu illere, kendine yakın kişileri atadı...

Tüm bu olanlardan sonra Kılıçdaroğlu, Türk siyaset tarihine, “CHP’yi dilim dilim doğrayıp kuşbaşı et yapan adam” olarak geçmeyi garantiledi.

Sanırım tüm AKP’liler (kendilerine bir kez daha iktidarı ikram eden) Kılıçdaroğlu’na şükranlarını sunacaklarıdır.

Lâvlarını püskürtmeye hazır yanardağ gibiler!

Butlan Başkan Kılıçdaroğlu artık “İstenmeyen adam”

Aslında bunu kendisinin de görüp, insan içine çıkmaması lâzımdı...

Bu konuda daha önce çok sayıda uyarı yazısı yazmıştım.

Beyefendi onları ya okumadı, ya da okudu ama dudak bükerek küçümseyip önem vermedi... Tabii ki, haklıdır... Kendisi çook büyük adam... Bir köşe yazarını dinler mi?

Kılıçdaroğlu’nun cuma günü yanında Gürsel Tekin ve maiyetiyle birlikte İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne gelişi sırasında yaşanan üzücü olaylar belki onu biraz olsun uyandırmış, aklını başına getirmiştir.

Keşke söz dinleyip hiç insan içine çıkmasaydı da, o üzücü sloganlara muhatap olmasaydı...

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’a destek vermek amacıyla adliyeye gelen Kılıçdaroğlu’na, adliye koridorlarındaki insanların “Hain! Dışarı!” diye bağırmaları gerçekten çok üzücüydü..

Gönül istedi ki, böyle bir olay hiç olmasın... Fakat, dolaştığım her yerde net olarak görüyorum. İnsanlar gerçekten büyük bir öfke içinde... Lavlarını püskürtmeye hazırlanan bir yanardağ gibiler...

Kılıçdaroğlu’nun maiyetinden biri, “Bize neden böyle bağırıyorsunuz?” diye sorunca protestocuların “Butlancılar, siz bizim hayallerimizi yıktınız! Her yerde bağırıp sizi rezil edeceğiz!” şeklindeki cevabı, vatandaşların içinde bulunduğu psikolojiyi yansıtıyor!

GÜNÜN SÖZÜ

Yalan ve yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk ise kapılardan sığmaz!