Duşta idrarını yaptı felaketi yaşadı
'Nasıl olsa suyla akıp gidiyor' diyerek duşta idrar yapmayı alışkanlık haline getiren kadın, felaketi yaşadı.
Pek çok insanın günlük hayatında yaptığı ama kimseyle paylaşmadığı banyo refleksi bu kez bir tıp dosyasının merkezine oturdu. Yıllardır her duşa girdiğinde idrarını yapmayı alışkanlık haline getiren bir hastanın yaşadığı anatomik ve nörolojik çöküşü, doktorların neden yıllardır "sakın yapmayın" dediğini en acı şekilde kanıtladı. İlk başlarda hiçbir sorun hissetmeyen hasta için felaket, vücudun zihinsel kodlamasının bozulmasıyla adım adım başladı.
EN UFAK SU SESİNDE BİLE MESANESİ KONTROLDEN ÇIKTI
Her banyoda suyun akışıyla birlikte idrar yapılması, beynin şartlı refleks mekanizmasını devreye sokarak "akan su sesi = idrar vakti" komutunu bilinçaltına kazıdı. Olay öyle bir boyuta ulaştı ki hasta artık sadece duşta değil, mutfakta bulaşık yıkarken musluğu açtığında, ellerini ıslattığında ve hatta dışarıda aniden başlayan bir yağmur sesinde dahi dayanılmaz bir idrar hissiyle kıvranmaya başladı. Beynin geliştirdiği bu tehlikeli Pavlov refleksi, henüz genç yaşta mesane kontrolünün neredeyse tamamen yitirilmesine ve gündelik yaşamın felç olmasına yol açtı.
AYAKTA YAPMANIN FATURASI AĞIR OLDU
Mesele yalnızca zihinsel şartlanmayla da sınırlı kalmadı. Mesanenin tam ve sağlıklı bir şekilde boşalabilmesi için insan anatomisi oturur pozisyonda gevşemeye ihtiyaç duyarken, hastanın sürekli ayakta idrar yapması pelvik taban kaslarının gergin kalmasına neden oldu. Kaslar tam anlamıyla gevşeyemediği için her seferinde mesanede belirli bir miktar artık idrar birikti. İçeride hapsolan bu kirli sıvı zaman içinde tedaviye yanıt vermeyen dirençli idrar yolu enfeksiyonlarına, mesane duvarında kalıcı hasara ve şiddetli ağrılara dönüştü.
BASİT BİR ALIŞKANLIK DEĞİL, VÜCUDUN İFLASI
İdrar kesesini boşaltabilmek için ayakta yapılan her istemsiz ıkınma, pelvik taban kaslarını daha da yıpratarak idrar kaçırma krizlerini ve organ sarkması riskini kapıya dayadı. Şiddetli şikayetlerle hastaneye başvurduğunda pelvik taban disfonksiyonu teşhisi konulan ve mesane kapasitesi ciddi oranda zedelenen hasta, geri dönüşü son derece meşakkatli bir tedavi sürecine girdi. Yaşanan bu çarpıcı tablonun ardından hekimler, masum sanılan banyo alışkanlıklarının kalıcı fizyolojik felaketlere dönüşmemesi için duşa adım atmadan önce mutlaka klozeti kullanmanın hayati bir kural olduğunu belirtiyor.