Dile kolay!
Merdan Yanardağ, tutuksuz yargılanmak varken, 9 ay 9 gündür hapiste!
Niye?
Casusluk yaptığı iddia ediliyor, fakat hangi ülkeye, ne zaman, nasıl casusluk yapmış, bunlar belirtilmiyor! Savcılığın iddianamesinde bu yok!
Bildiklerini her gün Tele1 kanalında açık açık anlatarak milletle paylaşan bir gazeteci neyin casusluğunu yapabilir ki?
İddianameyi inceleyen hukukçular “Somut bir delil yok! Geçerli bir belge yok! Sadece varsayım var. Müspet delil olmadan insanın özgürlüğünden mahrum edilmesi hukukla bağdaşmaz” diyorlar.
★★★
Sanatçı Müjdat Gezen soruyor:
“Merdan Yanardağ katı bir insan mıdır?”
“Evet!”
“Dik kafalı mıdır?”
“Evet!”
“Casus mudur?”
“Affedersiniz pek anlamadım. Böyle bir adamdan casus çıkmaz. Ondan casus çıkarmak, şapkadan tavşan çıkarmaktan daha zor!”
★★★
Utku Çakırözer, gazeteci kökenli bir milletvekilidir.
CHP Eskişehir milletvekili iken hiç tereddüt etmeden “Butlancılardan” ayrılan Utku Çakırözer şimdi YENİ Parti Eskişehir Milletvekili...
Çakırözer, Silivri Cezaevi’nde yatmakta olan Tele1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile Sputnik Radyo Programcısı gazeteci Ali Çağatay’ı ziyaret etti.
Ünlü hapishanenin adı “Marmara Cezaevi” olarak değiştirildi ama bu adı söyleyen, kullanan pek yok. Orası halk arasında sonsuza kadar “Silivri Cezaevi” diye anılacak.
★★★
Ziyaret sırasında Merdan Yanardağ, YENİ Parti Eskişehir Milletvekili Çakırözer’e:
“Tamamen soyut, delili, belgesi olmayan bir casusluk davasından 9 aydır tutsak tutuluyorum. Bunun iki amacı var: Biri iktidarı eleştiren bir yayın organını (Tele 1’i) susturmak, ikincisi, Ekrem İmamoğlu’nun bacağına bir pranga daha vurmak!” dedi.
Utku Çakırözer’in ziyaret edip moral vermeye çalıştığı diğer gazeteci Ali Çağatay “Sadece masum bir tweetin kurbanı” olduğunu belirterek:
“Bir tweet attım diye bir buçuk aydır cezaevindeyim. Şimdi ‘adli tatil’ var denilerek iddianamenin geciktirilmemesi gerekir. Bir an önce iddianamem yazılsın ki, ben de hâkim karşısına çıkıp kendimi savunarak suçsuzluğumu kanıtlayayım!” dedi.
★★★
Türk ulusuna, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabildiği, halkın haber alma hakkının korunduğu ve basın hürriyetinin sağlandığı demokratik, özgür bir düzenin yakışacağını belirten Utku Çakırözer söz verdi:
“Evet, sözümüz sözdür. YENİ Parti olarak Türkiye’ye biz bu özgürlük ortamını sağlayacağız.”
Kılıçdaroğlu koltuğu bırakır mı?
Bazı saf insanlar diyor ki:
“Kılıçdaroğlu Yargıtay’ın mutlak butlan konusundaki nihai kararından sonra (karar kendi lehine çıksa bile) CHP kurultayını toplayarak başkanlıktan çekilecek, CHP’ye genç ve yeni bir ismin ‘Genel Başkan’ seçilmesinin önünü açacak”
Bunlar iyi niyetle söylenmiş sözler. Tabii ki böyle bir şey olmayacak!
Kılıçdaroğlu’nda oturduğu tatlı koltuğu bırakacak göz yok. Bu konuda ihtirası çok yüksek. Eğer öyle olmasaydı kamuoyunda kendisine bu kadar tepki başlamadan bu jesti yapar ve ağır sözlere muhatap olmazdı!
Kılıçdaroğlu şimdi CHP’yi arındırmakla (!) yani her yana kendi adamlarını yerleştirmekle meşgul.
CHP’yi genel seçime o hazırlayacak, milletvekili adaylarını o tespit edecek ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını da o belirleyecek.
Anketlerde çıkan düşük oy oranlarına bakılırsa, CHP genel seçimde baraj altında kalıp Meclis’e tek milletvekili bile sokamayacak ama oyları böleceği için, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AKP’nin seçimleri bir kez daha kazanmalarını sağlayacak.
Bu tür yorumlar yapan siyasal analizciler “Kılıçdaroğlu’nun kendisi seçimleri kaybedecek ama Türkiye’nin kaderini tayin ederek, bu iktidarın bir dönem daha görevde kalmasını sağlayacak” diyorlar.
GÜNÜN SÖZÜ
Eğer millet iktidarı kontrol edebiliyorsa orada özgürlük vardır.