Ege’de çember daralırken

Yunanistan Başbakanı, kısa süre önce Meis adasını ziyaret etti.

Meis, Türkiye’ye 2, Yunanistan anakarasına 584 kilometre mesafede.

Ada’nın nüfusu yaklaşık 500 kişi; yüzölçümü 10 kilometrekare...

Meis gayri askeri statüde bir ada, ama diğer adalarda olduğu gibi silahlandırılmış...

Yunan Başbakanı, Karada ve Fener adasına da gitti, askeri karakol ziyaret etti.

Oysa bu iki ada, Ege’de Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş Ada/Adacık (EGAYDAAK) statüsünde...

Yani, Yunanistan’a ait değil.

Bu açıdan, bu ziyaret bir meydan okumadır...

★★★

Ege, Türkiye’nin batıya açılan kapısıdır.

Ve bugün, bu kapının çevresinde yalnızca adalar değil; askeri birlikler, hava savunma sistemleri, savaş uçakları, firkateynler var.

Sorun, artık birkaç adanın silahlandırılmasından ibaret değil.

Ege’den Doğu Akdeniz’e uzanan yeni bir askeri gücün oluşturulması...

ABD, Fransa, İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ise bu denklemin aktörleri.

Bütün bu gelişmelerin ortasında da, Türkiye...

★★★

Bu fırtınanın ortasında...

Son dönemde, Adalar Lozan’da verildi nakaratıyla Lozan’ı karalama kampanyası başladı...

İtalya, “On İki Ada”yı 1912’de Trablusgarp Savaşı’nda ele geçirir.

Yunanistan, Ege Adaları’nı 1912’de Balkan Savaşı’nda işgal eder.

Yani, Adalar Lozan Antlaşması’ndan 11 yıl önce, 1912’de Osmanlı döneminde işgal edildi.

★★★

Daha sonra “On İki Ada”, 10 Şubat 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’yla İtalya’dan Yunanistan’a devredildi.

Koşul şuydu: Adalar gayri askeri statüde olacak...

Peki, sahadaki gerçek ne?

1923 Lozan ve 1947 Paris Antlaşması’yla, gayri askeri statüde olması geren adalar silah deposuna dönüştürüldü.

Mesela, askersiz olması gereken Rodos, Midilli, Sakız, Sisam ve İstanköy’de tümen/tugay düzeyinde birlikler var.

★★★

Sadece bu değil...

ABD yapımı M1117 zırhlı araçlar, askersizleştirilmiş statüdeki Midilli ve Sisam’a konuşlandırıldı.

Bu adımla ABD, Türkiye aleyhine fiili bir durum oluşturdu.

Yunanistan, ABD’den Patriot hava savunma sistemleri aldı.

Ayrıca, 2028’de 20 F-35 uçağı alma anlaşması imzaladı. Ve daha sonra, F-35 sayısını 40’a tamamlama planı var.

İsrail’den roket sistemleri aldı; yaklaşık 3 milyar avroluk yeni bir hava ve füze savunma ağı kuruyor.

Amaç, yeni ve katmanlı bir hava savunma sistemi oluşturmak.

★★★

Sadece bu değil...

Fransa ile 2021’de, stratejik savunma anlaşması imzaladı.

Anlaşmanın 2’nci maddesinde Yunanistan’a saldırı halinde, karşılıklı askeri yardım hükmü yer alıyor.

Kime karşı, İtalya’ya mı?

Yunanistan; Fransa’dan Rafale savaş uçakları, fırkateynler ve gemisavar füzeleri satın aldı.

★★★

Sadece bu değil...

ABD ile imzaladığı karşılıklı savunma işbirliği anlaşması, 2021’de genişletildi.

İsrail ile stratejik düzeyde askeri işbirliği zirvede.

Yunanistan ile Mısır arasında, 2025’te yıllık askeri işbirliği programı imzalandı.

Suudi Arabistan ile savunma alanında temel anlaşma, 2021’de imzalandı.

★★★

Yani...

Sorun, artık gayri askeri statüdeki adalarda kaç asker ve kaç silah bulunduğu değil...

Sorun, bu adaların giderek füze, hava savunma sistemleri, radarlar, İHA’lar ve ağır silahlarla örülen bir coğrafyaya dönüştürülmesidir.

Daha da önemlisi, NATO üyesi ABD ve Fransa’nın, Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı silahlandırmasıdır.

★★★

Yıl 1996...

25 Aralık 1995’te, Türk bandıralı Figen Akat gemisi Kardak kayalıklarında karaya oturdu.

Bu olay, Türkiye ile Yunanistan arasında egemenlik tartışmasına dönüştü.

Yunanistan, önce kayalıklara bayrak dikti.

Türkiye kararlılık gösterdi, bayrağı indirtti ve Türk Bayrağı dalgandı.

Ve iki ülke savaşın eşiğine geldi.

Sonunda, ABD’nin arabuluculuğuyla askerler çekildi.

Türkiye haklıydı.

Çünkü Kardak, Yunanistan’a devredilmemiş ada statüsünde...

Geride kalan gerçek:

Ege’de küçücük bir kayalık, iki ülkeyi silahlı çatışmanın eşiğine getirebilir.

★★★

Ve Türkiye’nin kırmızı çizgisi...

Ege’de Yunanistan karasuları 6 deniz mili.

Zaman zaman, karasularını 12 mile çıkarma hakkının olduğunu seslendirir.

TBMM’nin, 8 Haziran 1995’te aldığı karar şudur:

Yunanistan’ın karasularını 6 milin üzerine çıkarması durumunda, bunun savaş nedeni yani “casus belli” sayılacağı...

Çünkü, 12 mil uygulamasıyla, Yunanistan’ın Ege’deki karasuları yaklaşık yüzde 40’tan yüzde 70’e çıkacak; açık deniz alanı yüzde 51’den yüzde 19’a gerileyecek.

Türkiye’nin karasuları, yüzde 10’dan daha az büyüklükte olacak.

Ve Türkiye’nin açık denizlere erişimi, ciddi biçimde olumsuz etkilenecek.

★★★

Şimdi haritaya bakın...

Batınızdaki adalar, silah deposu...

ABD, Fransa ve İsrail Yunanistan’ın askeri gücüne artırma kararlılığında...

Ve GKRY bu denklemde...

Ortaya çıkan askeri resim, Türkiye’nin güvenliği ve stratejik hareket alanı sorunudur.

★★★

Ege’de antlaşmalarla belirlenmiş statüler fiilen değiştirilirken...

Türkiye, bu sürece yalnızca diplomatik açıklamalarla mı karşılık verecek?

Yoksa, uluslararası hukuktan doğan hakkını daha kararlı biçimde mi gündeme getirecek?

Çünkü gelinen nokta, 1996 Kardak krizinin çok ötesine geçmiş durumda.

Ve asıl soru şudur:

Türkiye’nin batısında kurulan bu askeri güç, kime karşı?..

Yazarın Diğer Yazıları