Emekli bakanın 3 makam aracı!

Süleymancılar ile Furkancılar; “Bugünün iktidar siyasetçisi ile birlik olup devletin içine hangi hortumları döşedi” sorusunun cevabını merakla bekliyoruz.

Asıl soru bu.

1 ay doldu.

Henüz bu soruya gelinmedi. Soruşturmaların içinden “1 emekli bakanın 3 makam aracı” çıktı.

★★★

Emekli bir bakanın 3 makam aracı niye olur? Bulduğum bilgilere göre terörle mücadelenin doğrudan içinde olan İçişleri ve Adalet bakanları emekli olduklarında “korunan kişiler” arasına alınıyor. Kendileri için 1 ve onlara korumalık yapan polislere de 1 olmak üzere 2 makam aracı veriliyor.

Üçüncü nerden çıktı?

Hangi ihtiyaçtan?

★★★

Üç makam aracının da ayrı şoförleri vardır. Benzin paralarını, lastikler eskiyince yenisinin faturasını, yağ-filtre değişimini, bakım onarım servis bedellerini, motorlu taşıtlar vergisi ile kasko-sigorta giderlerini devlet mi ödüyor?

Devlet kuşu konmuş.

Bakan emeklisi olmuş.

Hepsini devlet ödüyor.

★★★

Başbakan:

Recep Tayip Erdoğan.

Bakan:

İdris Naim Şahin.

Erdoğan dönemi bakanı İdris Naim, emekli olunca ona 3 makam aracı verilmiş. Görevden alınınca yerine Muammer Güler getirilmişti. Muammer Güler bakanımız, 17-25 Aralık süreci sırasında; iş adamı Reza Zarrab bağlantısıyla “Birden çok rüşvet almak-nüfuz ticareti yapmak- soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek-suçluyu kayırmak-resmi belgede sahtecilik yapmaktan” suçlanmış fakat Yüce Divan’a gönderilmemişti. Acaba onun da 3 makam aracı mı var?

★★★

Hatırlayınız lütfen:

Recep Tayyip Erdoğan başbakan iken bir de Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan vardı. Onun da kolunda bugünkü değeri kabaca 10 milyon TL’yi bulan bir hediye Patek Philips 5101G modeli saat çıkmıştı. Bu saati o günlerin devlet katında çok itibarlı iş adamı Reza Zarrab’ın; “rüşvet olarak” taktığı belgeleriyle ortaya saçılmıştı. Bizzat Reza Zarrab’ın kendisi; “Murat Yılmaz adlı bir adamım aracılığıyla İsviçre’den saati ben aldırdım” demişti fakat Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan, “Hayır ben bu saati kendi paramla bizzat İsviçre’den aldım” dediyse de saatin üreticisi İsviçre’deki şirket, “garanti belgelerine müşteri ismi yazmadıklarını” açıklamıştı. Sonuçta Zafer Çağlayan bakanımızın, Yüce Divan’da yargılanması gerekirdi. Meclis’te parmaklar kalktı, diğer 3 bakanla birlikte Çağlayan bakanımız da Yüce Divan’a gönderilmedi.

★★★

Merak ediniz lütfen!

Acaba emekli Zafer Çağlayan bakanımıza da 3 makam aracı verildi mi? Emekli bakan, eğer emekli milletvekili maaşını hak etmişse buna ilave bir de tazminat ekleniyor, maaşı 215 bin TL’ye çıkıyor. Ayrıca hizmetlerine 3 makam aracı da veriyorlar. Bu değirmenin suyu nereden diye bir tek soran çıkmadı.

Ben soruyorum.

Bir emekli bakana 3 makam aracı sunulmasının vatana millete ve dünya insanlığına faydası nedir?

★★★

İktidar gazetelerine sızdırılıp yazdırılanlar doğruysa İdris Naim Şahin bakanımız, kendisine tahsis edilen 3 makam aracını da “amaç dışı” kullanmış. 3 makam aracından biri Süleymancı cemaatinin önde gelen adamlarının hizmetine sunulmuş. Onlar da bu araçla birilerini Almanya’ya kaçırmışlar ve 3 Beyaz Rusya diplomatını da başkent Minsk uçağına yetişsinler diye Bodrum Hava Meydanı’na götürmüşler. Bu diplomatlar (!) kızları çok güzel Minsk’ten kadın getirecek kişilermiş.

★★★

Bunu da duyduk!

Böylece emekli bakanımıza devletin verdiği makam aracı “zinaya alet edilmiş” oldu. 25 yıllık milliyetçi, muhafazakâr, Müslüman liberal kalkınma modeli, “makam aracında zina ve fuhuş üretir” hale geldi.

GELECEK YAZI:

Dönen

Süleymancıyı

vurun!

Kim kayyum olsun?

2 yıldır ücretlerinin karşılığını alamayan maden işçilerinin Ankara’da başlattıkları “sarı bareti betona vurma” eylemi sonunda Sendika Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu hapse konuldu. Ve Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’den “Ya kayyum atayın ya kamulaştırın” önerisi geldi. Kim kayyum olsun? Bu hazır maden ocağı altında zengin kömür rezervleri ve yanında da Yunus Emre Termik Santrali devletin elindeyken (TMSF) özel sektör SSS Yıldızlar Holding sahibi patrona çok ucuza dönemin TMSF Başkanı, muhtemelen Cumhurbaşkanı ve AK Parti başkanı Tayyip Erdoğan’dan olur alınarak, özelleştirilip satıldı. İşçinin emek hakkını, devletin vergi hakkını verecek karlılıkta çalıştırmayacaksa bu devlet malı, özel sektör işadamına neden verildi? Kayyum öneriliyor. Bence kayyum, Cumhurbaşkanı ile maden ocağının satışı sırasında TMSF başkanı kimse o olsun! Patrona hesabı bu iki isim sorsun. Patron da bu iki isme; “ülkeyi o kadar kötü yönettiniz ki, beni de işçinin maaşını ve devletin vergi hakkını ödeyemez duruma düşürdünüz. İşçilerin biriken maaş hakkını siz kendi mal varlığınızdan ödeyin” desin.

Yazarın Diğer Yazıları