Sevgili okurlar... Gazeteniz SÖZCÜ’nün kardeş yayını olan yiğit gazete KORKUSUZ’da önceki gün son dönemin en ilginç haberlerinden biri vardı...
“Okumuş böyleyse!” başlıklı haberde çarpıcı bir tablo sergileniyordu:
- Binlerce gence eğitim veren üniversitenin rektörünün karısını fena halde dövüp hastanelik ettiği...
- Adalet dağıtması gereken hâkimin elinden karısını komşuların güçlükle kurtardığı...
- Bir din adamı müezzinin sağlık ocağında olay çıkartarak doktoru ısırdığı, haber veriliyor “Okumuşu böyleyse...” ifadesi kullanılıyordu.
“Ülkenin okumuşu böyleyse vay halimize!” deniliyordu yani...
★★★
Eskiden biz böyle değildik....
Yiğitlik, mertlik vardı... Kadına saygı üst düzeydeydi...
Bunların hepsi son çeyrek yüzyılda yok oldu.
Nasıl bir ülke olduk böyle?
Artık ülkede 15 yaşında çocuklar cinayet işliyor...
“Yan baktın” diye adam delik deşik edilip öldürülüyor...
“Af yasası” ile cezaevinden çıkan mahkûmların bir çoğu tekrar suç işleyip cezaevine dönüyor.
Cezaevinden çıkar çıkmaz karısını öldüren de var.
Ülkenin her yanını uyuşturucu çeteleri sarmış durumda...
Bu uyuşturucu denilen belâ 12 yaşa kadar inmiş...
Ünlü kişileri yakalayarak teşhir etmek, sadece bir reklâm etkisi gösterir. Bir kısım insan için caydırıcı olur. Fakat gerçek mücadele, bu işin köküne inmekle, uyuşturucu baronlarını yakalamakla olur.
★★★
Gazetelerin 3’üncü sayfaları hemen her gün cinayetlerle, soygunlarla, dolandırıcılık haberleriyle dolu...
Cezaevleri istiap haddini aştı, koğuşlar mahkûmlarla dolup taştı!
55 bin mahkûmun yasa çıkartılarak salıverilmesi bile cezaevlerini rahatlatmadı... Adalet Bakanlığı tarafından yaptırılan yeni cezaevlerinin inşaatları hızla devam ediyor.
★★★
Hazin ama gerçektir...
Nedir bu akıl dışı, çılgın şiddet? Biz nasıl bu hale geldik?
Kadın cinayetleri neden rekor düzeye çıktı.
Geçtiğimiz yıl 391 kadın maganda erkekler tarafından öldürüldü. 94 kadının ölümü “Şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti.
İktidar kusura bakmasın ama şapkasını önüne koyup “Ülkemiz neden bu halde?” diye ciddi olarak düşünmeli, gerçekle yüzleşmelidir!
“Emeklinin öfkesi atom bombası etkisi gösterir!”
Türkiye’de gelir dağılımındaki uçurum acımasız bir şekilde büyürken, emekliler uçurumun en dibinde kaldı.
Doğal olarak tepkiler büyük... Emeklinin isyanı dinmiyor!
Eski AKP Milletvekili ve Yazar Şamil Tayyar, durumun ciddiyetini anlayarak sosyal medyadaki (X) hesabında:
“Ekonomik zorluklar karşısında en çok bunalan kesimlerin ilk sırasında 17 milyon civarındaki emekliler yer alıyor. Bu öfkeli kitle öyle kolay kolay yatışacak gibi de gözükmüyor.
Eğri oturup doğru konuşalım. Eğer bugün emeklilik sisteminde sorun varsa EYT meselesinde olduğu gibi bunu biraz da biz bozduk.
Kaldı ki, 24 yıldır iktidarız. Siyaset bahane bulma yeri değil, çözüm üretme adresidir.” diye iktidarı uyardı.
Şamil Tayyar, 2002’de iktidara geldikten sonra AKP’nin sorunları çözmekteki başarılarını anlattıktan sonra “Dost acı söyler” misali, şöyle devam etti:
“Bugün şartlar ne kadar ağır olursa olsun, emeklinin gelir sorunu hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan çözülmelidir. AK Parti’nin bu tecrübesi vardır. Eğer bu sorun aşılmazsa emeklilerin öfkesi sandıkta Hiroşima (atom bombası) etkisi yapar!”
Siyasetçi ve gazeteci Şamil Tayyar’ın AKP yönetimine uyarısı gerçekçidir. Sorunları biz söylediğimiz vakit iktidar “Bunlar münafık” diyor, bizi düşman olarak görüyor!
Şimdi, benzeri uyarıları kendilerinden olan Şamil Tayyar yaptı. Onun uyarısının ciddiye alınması akıllıca bir yaklaşım olur diye düşünüyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
Akılsız insanlar hiçbir tehlike karşısında huzursuzluk duymazlar!