İçinde bulunduğumuz zor günleri atlatalım derken, daha zor günlere çattık!
Durup dururken, haksız-hukuksuz, aptalca bir savaş başlatan ABD Başkanı Trump, bütün dünyayı tehlikeye attı.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla başlayan petrol krizi, çok büyük ekonomik krizlere sebep olabilir.
Önümüzdeki dönem, yalnız Türkiye’de değil, bütün dünyada daha fazla işsizlik, daha fazla yoksulluk ve daha fazla baskı görülebilir.
Evet, hayat bitmez! Tüm toplumlar zor şartlar altında da olsa yaşamlarını sürdürür ama...
Sadece nefes almak, karın doyurmak, yaşamak değildir ki!
★★★
ABD Başkanı Trump, tüm insanlığa huzur içinde, güzel yaşamayı haram etti!
Bu ne kadar devam eder bilinmez ama günün birinde o mazlum milletler kendilerine hayatı zehir eden Trump ve Netanyahu gibi zalimleri yok edeceklerdir.
Şimdi Trump’ın borusu ötüyor. Adam, tüm ülkeleri tehdit edip onlardan haraç istiyor âdeta... “Bana destek olmazsanız sizi mahvederim” diyor.
İran’dan sonra sırada Küba, Kolombiya, Grönland, Panama ve hatta Kanada bulunuyor.
Sıranın Türkiye’ye geleceğini iddia edenler de var!
Doymak bilmiyor bir türlü... Eski dönemin mahalle kabadayıları gibi “Heyt! Var mı bana yan bakan?” diye meydan okuyor ve âdeta “Ya malını, ya canını!” diyor ülkelere...
“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” derler ama adam bunun tersini ispat etti, oldu işte!
★★★
Yazıyı, Büyük Atatürk’ün şu sözleriyle bitirmek istiyorum:
“Mazlum milletler, zalimleri bir gün mahvedecektir. O zaman yeryüzünden ‘Zalim ve Mazlum’ kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine yakışan toplumsal bir yaşama kavuşacaktır!”
Atatürk’ün bütün öngörüleri zaman içinde hep doğru çıktığı için bu sözlerinin de bir gün gerçekleşeceğine inanıyorum.
“Neredesin ey adalet?”
Sanırım dünyada Türkiye gibi çok ciddi sorunları olan ülkelerin sayısı azdır.
En başta ekonomi!
Düşüyor gibi gösterilen ama gerçek anlamda düşmeyen enflasyon...
Hayat pahalılığı...
Toplumdaki kamplaşmalar, kutuplaşmalar...
Bitmeyen bir gerginlik ve kavga-dövüş...
Tutuklanıp hapse atılan CHP’li 16 belediye başkanı...
Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’un büyük oy farkıyla seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na reva görülen “cezaevi zulmü” ve peş peşe açılan davalar...
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de “Casusluk” suçlaması...
Dünyada seçilmiş hiçbir belediye başkanının başına bu kadar iş açılmamıştır.
Böyle rekor düzeyde suçlama olunca, işin cılkı çıkıyor, haliyle insanlar bu iddiaların hiçbirine inanmıyor!
Ekonomide, hukukta, adalette, eğitimde, hemen her şeyde gidişat hiç de iyi değil...
Gerçek anlamda adalet dağıtan sağlıklı bir sisteme sahip olmadan sorunların çözülmesi pek mümkün görünmüyor.
Bir ülkenin gelişmesi, rahat ve huzura kavuşması için, her şeyden önce “Adalet” gerekiyor. Hal böyle olunca ister istemez insanlar “Neredesin ey adalet?” diye bağırıyor.
Yaşadığımız gürültü, kargaşa, çekilen ıstırap ve sıkıntılar, modern Türkiye’ye yakışmıyor!
TEBESSÜM
Hep aynı film!
Halimiz Temel fıkrasına döndü... Hep aynı filmi seyrediyor ve saf saf farklı sonuç bekliyoruz.
Bizim Temel’in aynı filme dördüncü defa gittiğini gören arkadaşları “Neden o filme üst üste gidip duruyorsun? Çok mu beğendin?” diye sormuşlar.
Temel “Yok yaa” demiş “Aslında filmi beğenmedim ama bir şeyi çok merak ediyorum.”
“Nedir merak ettiğin şey?”
“Filmin son sahnesinde adam otomobiliyle ağaca çarpıyor...”
“Eee?”
“Eee’si şu: Adam direksiyonu kırıp ne zaman kurtulmayı akıl edecek diye merak ediyorum!”
GÜNÜN SÖZÜ
Siyasilerin yaptıkları kötülükler onlardan sonra da yaşar!