Fenerbahçe'nin derdi kendisiyle

Fenerbahçe'de öyle bir gerginlik var ki, takımda göze batan kim olursa olsun ağzıyla kuş tutsa yaranamaz. Puan kaybında dünyanın sonu gelmişçesine senaryolar başlar, takım kazanırsa oynadığı futbola göre tutum gelişir. Velev ki iyi oynayarak kazanan bir Fenerbahçe var, o zaman en zayıf halka eleştiri yağmuruna tutulur. Kötü oynayarak kazanan bir Fenerbahçe varsa şayet, 3 puan değil kötü oyun dillere düşer. Normal futbol iklimlerinde bunu rakip taraftarların yapması rekabet ortamını düşününce mantıklı gelebiliyor. Ancak az önce dile gelen durumu Fenerbahçeli taraftarların ritüel haline getirmiş olması olayı daha ilginç kılıyor.

Fenerbahçe'de inanılması güç bir iletişim kopukluğu da var. Milyonlarca taraftarı olan bir camiada, kendinizi yanlış ifade etmek ya da ifade edememek kıyamet senaryosundan farksız oluyor. O'cu bu'cu ayrımının ve kutuplaşmanın en uç seviyede olduğu bir camiada ise bu iletişimsizlik itibar suikastına kadar gidebiliyor.

Bunun en yakın örneği de şu; İsmail Kartal'ın Konyaspor maçıyla ilgili 'sahamız ağır, sakatlık riski oluşturabilir, erteleme istedik' açıklamasının hemen ardından futbol aklından gelen açıklama akılları karıştırdı. Çok değil 5 dakika sonra Oğuz Çetin, 'erteleme konusunda ret yedik, talebimiz olmayacak' dedi. Taraftarlar da ister istemez şunu düşündü; 'ya hocanın dünyadan haberi yok ya da kulüpte iki başlılık var.' Kurumsallık ve şeffaflık böyle zamanlarda daha kıymetli hale geliyor.

Mesela bir Asensio meselesi var. İsmail Kartal, oyuncuları ile ilgili gelen sorularda 'şöyle iyidir, böyle karakterlidir' ifadelerini kullanırken Asensio için '24 oyuncudan bir tanesi' derse, oyuncu da bunu kişisel algılayabilir. Kariyerli isimler, böyle durumlarda alt metni iyi okurlar. Oyuncuya mesajı, saha içindeki rolüyle verirsiniz o da size performansıyla yanıt verir. Dünyanın hiçbir yerinde futbolcu-teknik adam inatlaşmasında galip çıkan teknik adam görmedim. O yüzden kulübün futbol aklının, iç meselelerde daha aktif rol olması gerekiyor. Oyuncu ve teknik heyet arasındaki bağlantının futbol aklı üzerinden yürütülmesi en sağlıklısı.

Ama şunu da sormadan geçemeyeceğim; Fenerbahçe'nin futbol aklı Oğuz Çetin, bu tip durumlar için ne kadar yeterli? Fenerbahçe'ye iletişim ve kurumsallık açısından katkısı ne? Halihazırda kırılgan bir yapısı olan camiada yönetim noktası da çatlak verirse, taraftarın üzerindeki baskı nasıl ortadan kalkacak? Takım içindeki meselelerin bir loca kadar değeri olmadığı görmek, taraftarın gerginliğini artırmaktan başka bir işe yaramaz. İşleyiş böyle giderse Fenerbahçe, iç siyasetinde daha çok kurban verir.

Yazarın Diğer Yazıları