Milli maçlardan sonraki haftada her türlü sürpriz olur. Çünkü futbolcular ligin havasından uzaklaşırlar, tekrar havayı yakalamaları bir-iki hafta sürer.
İlk yarı Galatasaray çok etkili oynadı. Kasımpaşa oyuna çıkamadı. Hep defans yaptılar. Bu arada Galatasaray gelen fırsatlardan faydalanamadı. Sarı-kırmızılılar ilk yarıda çok efor sarf ettiler. Kasımpaşa tek yönlü oynadığı için daha diri kaldı. İkinci yarı 1-0 mağlubiyet ile 2-0 mağlubiyet arasında fark olmayacaktı lacivert-beyazlılar için. Öyle olunca da oyuna çıkmaya başladılar.
Galatasaray defans hattı gol yemeye çok müsait bir görüntü veriyor hem de her maç. “Top çarpıyor, şanssızlık falan” diyorlar ama o seken toplara defans anında müdahale etmeli ve topu sektirmemeli. İlk topa vuracaksın. Sen vuramazsan rakip vurur. Sarı-kırmızılılar bunu yapamıyor.
“Maç böyle bitiyor” derken Barış Alper sahneye çıkıyor: Üç Kasımpaşa defansının yardımıyla güzel bir vuruş ve galibiyet golü. Ama şunun altını çizmek lazım: Uzun zamandır Barış Alper’in bu kadar diri olduğunu ve iyi işler yaptığını görmedim. Bu cümleyi gol attığı için yazmıyorum. 90 dakikadaki performansı için yazıyorum. Dün gece Galatasaray’ın en iyi futbolcusu oydu.
Çok sarı kart vardı. Çoğu doğruydu. Kırmızı pozisyonunu kendisi verebilir miydi? Hakem sağlama bastı, kırmızıyı VAR’a bıraktı. Ama şunu söylemek lazım Halil Umut Meler eski Halil Umut değil.