Gazetecilik ve KK

Sevgili okurlarım, gazetecilik zor iştir. Önüne gelen herkes gazeteci olabilir ama gerçek gazeteci olmak çok büyük bir sorumluluk gerektirir. Haber bulmak, yazı yazmak, söyleşi yapmak ciddi bir iştir. Her birinin ayrı ayrı kuralları, öncesi ve sonrası vardır.

Çok saygın bir gazeteci arkadaşımızla birkaç gün önce konuşuyorduk, şöyle dedi...

“Abi ben Kılıçdaroğlu ile bir söyleşi yapmak istiyorum, ne dersin?”

Bu arkadaşımız bir muhalif medya mensubuydu, şöyle dedim:

“Sakın yapma, seni kullanır. Sorduğun hiçbir soruya adam gibi yanıt vermez ama sana kendi ‘yaptıklarını’ ve ‘olmayan başarılarını’ anlatır. Böylece ister istemez susmak zorunda kalır ve ona alet olmuş olursun. Bu meslekte senin büyük saygınlığın var, kendine lâf ettirme.”

Gazeteci arkadaşımız bana hak verdi ve söyleşi yapmaktan vazgeçtiğini KK ekibine bildirdi.

★★★

Ben bu söyleşi işini gerek Milliyet ve gerekse Hürriyet gazetelerinde uzun yıllar boyunca yaptım ve sanırım iyi işler çıkardım.

Bu işin birinci kuralı, konuştuğunuz kişiyi ve onun geçmişini iyi bileceksiniz. Söylediği yalanları (eğer varsa) hiç korkmadan ortaya çıkaracaksınız.

İkincisi, karşı tarafın yanıt veremediği soruları ısrarla sorup işin üzerine gideceksiniz. Böylece sizin sorularınızdan kaçması, sizi ve kamuoyunu yanıltması mümkün olmayacak.

Üçüncüsü, söyleştiğiniz konuda geçmişte neler olup bittiğini iyi bileceksiniz. Karşı tarafın yalanlarına, kıvırtmalarına ve palavralarına kulağınız kapalı olacak.

Karşı taraf söyleşi öncesinde sizden sorularınızı istiyorsa, korkmakta olduğunu zaten hemen, o anda görmüş olursunuz. KK ne yazık ki hep böyle yapıyor, soruları önceden istiyor.

★★★

KK ile bu gece SÖZCÜ TV’de bir söyleşi yapılacak... Söyleşiye dört gazeteci katılıp kendisine sorular soracak.

Ben SÖZCÜ gazetesinde bir yazarım ama bugüne kadar o kanaldan hiç kimse beni aramadı, bir şey sormadı, ya da herhangi bir programa davet edilmedim.

Haklılar yani...

Demek ki 50 yıllık gazetecilik deneyimlerim onların bu meslekteki yüksek düzeyine henüz ulaşmamış!

★★★

Kendi adıma söylüyorum, bu ortamda KK ile saatlerce otursam, soracaklarım bitmez... Çünkü çevresine topladığı birileriyle partisini ne durumlara düşürdüğünü milyonlarca insanımız görüyor.

Bu konuda büyük bir yanlışın içine düştüğünü bir süre sonra anlayacak ama o zaman iş işten geçmiş olacak.

Ona neler sorardım...

Anketlere fazla güvenmem ama yapılan her ankette aynı sonuç çıkıyor.

Özgür Özel kendisine fark atıyor.

Bu gerçek, mitinglerde de açıkça ortaya çıkıyor. Hele son Lüleburgaz mitingi gerçekten muhteşemdi. Size söyleyeyim, KK bu ağırlığın altında pestil gibi ezilir. Ona sorardım:

“Bu Özgür Özel mitingleri için ne diyorsunuz?”

★★★

Şu konuları da gündeme getirirdim...

Öğretmenler ve maden işçileri hak aramak için sokağa her indiklerinde polisten dayak yiyor...

AKP iktidarı yargıyı ele geçirdi...

Silivri mahkemelerinde neler oluyor...

Hayat pahalılığı kitleleri ezip geçiyor...

Kendi milletvekillerini ve il başkanlarını partiden kovuyor...

13 yıldan bu yana girdiği bütün seçimleri ve kurultayları kaybeden bir genel başkan...

Kurultayı yapacak mı yapmayacak mı...

CHP’li belediyeler her gün polis tarafından basılırken KK ağzını açıp konuşmuyor...

Yakın geçmişin hesabını vermekten kaçınıyor...

Bu tavırlarından sonra iktidar umudu kaldı mı kalmadı mı...

★★★

Bir ana muhalefet partisi genel başkanı düşünün, enerjisini iktidar olmaya değil, hoşlanmadığı çalışma arkadaşlarını partisinden kovmakta kullanıyor.

Ama çok büyük bir özelliği daha var, bunu herkesin artık iyice kavraması gerekiyor.

Yargı kararıyla CHP’ye atanmış genel başkanı oldu. Bütün yaptıklarıyla Recep Tayyip’e ve AKP iktidarına çalıştığının farkına artık vardı mı?

Bu konuların her birinden en az 10 soru çıkar.

Yeter ki soruları soracak arkadaşlar çekinmesinler, KK’nın bu programı kendi propagandasına alet etmesine göz yummasınlar.

Ben de haddim olmayarak bu geceki programa naçizane bir katkıda bulunmak istedim ve bazı öneriler sıraladım!

Deneyimsiz bir gazeteci kimliğimle SÖZCÜ TV’den özür dilerim!

Yazarın Diğer Yazıları