“Gel, ne olursan ol yine gel!”

İktidar, Anayasa’yı referanduma gitmeden Meclis’te değiştirmek için umudunu “Milletvekili transferlerine” bağladı.

Hangi partiden, hangi görüşten olursa olsun tüm milletvekillerine AKP’nin kapısı açık...

Bu durum Mevlana’nın “Gel, ne olursan ola yine gel. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel” sözlerini hatırlattı.

Son genel seçimde 268 milletvekili çıkartan AKP’nin milletvekili sayısı transferlerle 275’e yükseldi.

Hedef: Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 4’üncü defa adaylık kapısını açmak...

Bunun için iki yol var:

1) Erken seçime gitmek (İktidar buna yanaşmıyor. Çünkü bütün göstergeler aleyhinde)

2) Anayasa’yı değiştirerek Cumhurbaşkanı’nın görev süresi ilgili değişiklik yapmak.

AKP ile ortağı MHP’nin toplam milletvekili sayısı 322... Buna DEM Parti’nin 66 milletvekilini de eklemek için “Açılım süreci” başlatıldı, Terörist başı Öcalan’a “Kurucu önder” payesi verildi.

Bu kadarı yetmediği için Öcalan ve PKK’lı katillere özgürlük sağlanması için çalışmalar başlatıldı.

DEM Parti mutlaka yasa çıkartılması, Güneydoğu’daki belediyelerin özerk olması ve Türk Özel Kuvvetleri’nin bölgeden çekilmesi için ısrar ediyor.

★★★

Toplum tüm bu gelişmelerden çok rahatsız olduğu için, iktidar biraz çekingen... Süreç tıkanabilir... Fakat...

Diyelim ki, öyle veya böyle DEM Parti’nin oyları da elde edildi. O zaman Meclis’teki ittifakın sayısı 378’e çıkıyor.

Oysa Anayasa’yı halk oylamasına gitmeden Meclis’te değiştirmek için 400 milletvekilinin oyuna ihtiyaç var.

29 milletvekili olan İYİ Parti ile 20 milletvekili olan YENİ YOL Grubu’nun iktidara desteği yok.

İYİ Parti kesin karşı, Yeni Yol Grubu ise biraz gevşek görünüyor.

İktidar, Yeni Yol Grubu’nun oylarını alsa bile yine 400’e ulaşamıyor, 398’de kalıyor.

Tablo böyle olunca transferler çok önem kazanıyor.

★★★

AKP’ye geçen son 3 milletvekilinden biri CHP’li Hasan Ufuk Çakır’dı.

Adamın adli sicilinde çeşitli suç kayıtları olduğu anlaşılınca CHP Disiplin Kurulu’na verilmişti.

O da koşa koşa gidip iktidar partisine sığındı. AKP rozetini takarken hal ve tavırlarıyla, ses tonuyla, yüzündeki ifadeyle öyle yağ kokan bir durum sergiledi ki, herkes şaşırdı kaldı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a asker usulü selam çakan Hasan Ufuk Çakır “İki Başkomutan var: Biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, diğeri Recep Tayyip Erdoğan. Kendisine selam duruyorum” diye haykırdı.

★★★

Bu tavır AKP’lileri bile şaşırttı. Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Çakır’ın davranışı için, “dalkavuk” anlamına gelen “Tabasbus” kelimesini kullanarak sert bir açıklama yaptı. (Alttaki yazıda)

“Millet gözünde siyasetçinin itibarını yerle bir etti!”

AKP’li eski Meclis Başkanı Bülent Arınç sözünü esirgemeyen bir siyasetçi...

Ahlâkî ve vicdani bakımdan uygun görmediği olayları sert bir şekilde eleştirmekten çekinmiyor.

CHP’den istifa ederek AKP’ye geçen Mersin milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın, rozet takma töreninde takındığı abartılı tavır için “Tabasbus” sözcüğünü kullandı.

Arapça kökenli olan “Tabasbus” kelimesi “Yalakalık, dalkavukluk” anlamına geliyor.

Bülent Arınç, bu durumdan utandığını söyleyerek şöyle dedi “Bir milletvekilinin partimize katılışı akabinde yaptığı konuşma ve tavırlarını son derece yadırgadım, kendi adıma da mahcup oldum. Eskiler bu gibi durumlar için ‘Tabasbus’ kelimesini kullanırlar. Bu tür hareketler siyasetin derecesini düşürüyor. Millet gözünde de siyasetçinin itibarını yerle bir ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin itibarını düşürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur!”

Bülent Arınç’a hak vermemek mümkün değil!

Gerçekten üzücü bir durum!

GÜNÜN SÖZÜ

Vatanı için yalan söylemeye diplomasi sanatı deniliyor!

Yazarın Diğer Yazıları