Gıda fiyatlarında durmayan yangın!

Şöyle küçük bir araştırma yaptım... Aman Allah’ım, ne göreyim?

Herkes gidiyor Ay’a, biz kaldık yaya!

Tüm dünyada gıda fiyatları düşüyor, tarım ürünleri ucuzluyor.

Ya bizde ne oluyor?

Tam tersine gıda fiyatlarındaki yangın büyüyor. Çarşı-pazar alev alev yanıyor!

Neden? Ekonomi bozuk, tarım politikaları da çok yanlış! Bu yüzden gıda ürünlerinde dışarıya mahkûm olduk! Dünyanın 126 ülkesinden tarım ürünleri satın alıyoruz.

Enflasyonun düşeceği, azgınlaşan fiyatların duracağı da yok!

Ekonomi kurmaylarına sorarsanız, “İşler iyi gidiyor. Enflasyondaki düşme trendi devam ediyor. İhracatımız arttı” falan filan...

Uzun yıllardır bunları bir masal gibi dinliyoruz...

★★★

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve geldiği 2023 yılının haziran ayında “İzleyeceğimiz rasyonel politikalar sonunda enflasyon 2026’da tek haneli rakama düşecek” diye müjdeyi (!) vermişti!

Üç yıla yakın zaman geçti. Şimdi Merkez Bankası bile “Yıl sonunda enflasyonun yüzde 21 olabileceğini” söylüyor. Enflasyonun tek haneye düşmesi başka bahara (belki 2027’ye, belki daha sonraya) kaldı.

Ben şahsen 2027’den de şüpheliyim... Hatta inanmıyorum! Bir mazeret uydurup “Enflasyon inşallah 2028’de tek haneli olacak” diyebilirler!

Uluslararası Para Fonu İMF de aynı fikirde... “Türkiye tek haneli enflasyonu ancak 2031 yılında görebilir” diyor.

Yandı gülüm keten helva!

Daha çook çekeceğimiz var demek ki!

★★★

2028 seçim yılı... Normal seçim tarihi 14 Mayıs 2028... Meclis “Erken seçim” kararı alırsa bu değişir tabii...

Enflasyon o tarihte de bu şekilde devam ederse, sanırım millet biriken tüm hıncını seçimde alır, sandıktaki oylar öfke patlamasıyla dolup taşar!

Bu, ekonomiyi bir türlü dizginleyemeyen iktidarın sorunu tabii ki... Böyle olacağını bizden daha iyi bilirler ama “Faiz sebep, enflasyon sonuç” kuramıyla bozulan ekonomiyi düzeltmeye güçleri yetmiyor!

Yargıda devam eden güven kaybı ve ülkeyi saran hukuksuzluk işleri daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.

★★★

Ucuzluk reklamları yapan marketlerde bile etiketler sürekli zamlanıyor, raflardaki fiyatlar cep yakıyor.

Üç ay önce 589 liraya satılan tereyağının 775 liraya çıkması, zeytinin 600 - 650 liraya, beyaz peynirin 400-500 liraya dayanması, bir yumurtanın bile ortalama 10 lira olması fiyatlardaki yangını gösteriyor.

Marketlerde “Organik” diye 12, ya da 14 liraya satılan yumurta bile var! Gerçekten organik mi, değil mi, orası pek belli değil!

Tüketiciler iktidara adeta yalvararak “Bu zulmü artık durdurun!” diyorlar.    

Dünyada durum nasıl?

Ülkemizdekinin tam tersi...

Gıda bolluğundan fiyatlar 5 aydan beri sürekli düşüyor.

Bu devirde Türkiye’de yaşamak, talihsizliğin başka bir adı mı oldu?

Bir ev kadınının dizeleri...

Okurum Doruk R. Bayraktar “74 yaşındaki annem, yazdığı ‘Cennet ve cehennem!’ adındaki şiirini sizinle paylaşmamı istedi” diye bir not yazarak bana göndermiş...

Aysun Aydın adındaki muhterem bir ev ev hanımı, ülkemizdeki pahalılıktan ve en alttakiler ile en üsttekiler arasındaki yaşam farkından dili o kadar yanmış ve yüreği o kadar daralmış ki, bunu manzum bir şekilde kağıda dökmüş... Şöyle yazıyor:

Kalmadı evde sıcak bir aşım,

Kalmadı ağzımda sağlam bir dişim,

Yok param pulum, yok benim işim,

Ben bu yokluğa şükredecekmişim.

★★★

Fakirler cennete gider diyorlar,

Biz ekmek yerken biftek yiyorlar,

Antrikot ve pirzola götürüyorlar,

Üstüne kestane balı, manda yoğurdu!

★★★

Saraylar, villalar, hanlar, hamamlar,

Altın kaplama musluklar, kurnalar,

Bu efendiler neden halkı yolarlar,

Yatağa aç giren çocukların ahı var! 

GÜNÜN SÖZÜ

İnsana iki şey lazımdır: Dürüstlük ve mutluluk! Günümüzde ikisi de azaldı!

Yazarın Diğer Yazıları