İki başkan olayı

Sevgili okurlarım, hükümetin CHP’li belediyelere ve belediye başkanlarına açtığı savaş biraz yavaşlamış görünse de sürüp gidiyor.

Bu alanda neler olduğunu, bundan sonra da neler olacağını bilen yok. Olanı biteni maç seyreder gibi izlemeye devam ediyoruz.

Haftalar geçti, belediyeler ve başkanlar konusunda hazırlanmış herhangi bir iddianame yok.

Dolayısıyla Türk toplumu da olup bitenlerin bir bölümünü önce yandaş medyadan öğrenmek zorunda kalıyor.

Hak, hukuk ve adalet onlara teslim edildi.

Yapılan ve yapılacak operasyonlar ilgili makamlar tarafından önce yandaş medyaya servis ediliyor, onlar da TRT dahil bire bin katarak haber olarak yayınlıyor.

★★★

Mardin’de yapılan son yerel seçimi DEM adayı Ahmet Türk kazanmıştı...

Ve Ahmet Türk Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı oldu.

Meclis’te uzun yıllar boyunca milletvekili ve parti başkanı olarak görev yapan bir siyasetçi.

Çizgisini hiç değiştirmedi, halkın deyişiyle hep Kürtçülüğe yakın bir siyasetçi olarak kaldı ama aşırıya hiçbir zaman kaçmadı... Aşiret mensubu, sevilen ve saygı duyulan biri.

DEM’in Mardin’de en güçlü parti olduğu ve seçimi Ahmet Türk’ün kazanacağı zaten biliniyordu. Nitekim öyle oldu.

Ancak devletin sürpriz kararı bir süre sonra açıklandı...

Ahmet Türk Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan alınmış ve yerine her zaman olduğu gibi kayyum atanmıştı!

Gerekçe belliydi:

Örgüt üyeliği...Terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık etmek...

Sonrasında olacaklar da tahmin ediliyordu!

Hakkında davalar açılacak, tutuklanacak ve yargılanacaktı.

Ancak çok ilginçtir, bu tahminlerin hiçbiri gerçekleşmedi.

Ahmet Türk hem özel ve hem de siyasi yaşamını halen ‘özgürce’ sürdürüyor.

★★★

Sonra aradan bir süre geçti ve Tayyipgiller iktidarı bu kez gözünü başta İstanbul olmak üzere diğer bazı kentlerimizdeki CHP’li belediyelere dikti.

Bu kez birinci sıradaki hedef, yaptığı eleştiriler ve söylediği sözler nedeniyle Ekrem İmamoğlu ve İstanbul belediyeleri idi.

Çoğu tutuklandı.

Hukuk çiğnendi ve onların üzerine gidildi. Sonrasında olanları ve yaşananları hepimiz biliyoruz.

★★★

CHP’li bazı belediyelere karşı düzenlenen operasyonlar, gözaltı ve tutuklama kararları sürüp giderken araya bu kez hiç umulmayan bir isim karıştı.

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere.

Çoğu siyasetçilerin bile beklediği bir sonuç değildi ama Adıyaman’da ilk kez CHP’li bir aday hem de açık ara farkla seçim kazanmıştı ve bu çok önemliydi.

Üstelik Adıyaman Menzil tarikatının üslendiği bir kentimizdi. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde olduğu gibi tarikat burada da etkiliydi. Köyler kurmuş, çarşılar açmış, camiler yaptırmıştı!

Tutdere seçimi onlara rağmen yüzde 50’den fazla oyla kazandı.

Günün birinde Tutdere’yi de gözaltına aldılar. Ancak bu kez tutuklanmadı, sadece ev hapsi kararı verildi... Suçu neydi bilinmiyor...

Ve birkaç gün önce ev hapsi de mahkeme tarafından kaldırıldı ve Abdurrahman Tutdere göreve iade edildi.

Adıyaman halkı onu büyük sevgi gösterileriyle karşıladı. Makamına gidip oturmadan önce araziye çıkıp inşaat işlerini denetledi.

★★★

Sevgili okurlarım, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk acaba niçin görevden alınmıştı?

Terör örgütü üyeliği gibi soyut ve belgesiz bir takım kavramlar dışında suçu neydi?

Bilindiği kadarıyla yolsuzluğa bulaşmamıştı.

Şimdi özgürce yaşıyor ve zaten öyle olması gerekirdi.

Benzer durum Tutdere için geçerli.

Herhangi bir yolsuzluğa ya da örgüt işlerine bulaşmamıştı. O halde görevden niçin alınmıştı?

Eğer suçu varsa niçin tutuklanmamıştı?

(Kimse yanlış anlamasın, bu soruları olumsuz değil olumlu anlamda soruyorum.)

★★★

Hukuku ve adaleti kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak işte budur.

Ahmet Türk ve Abdurrahman Tutdere gerçekleri bunun somut örnekleri olarak karşımızda durmaktadır.

Biri DEM’li, diğeri CHP’li.

Madem suçları yoktu, görevden niçin alındılar? Suçları varsa niçin üzerlerine gidilmedi?

Ne biçim memleket yönetimi bu!

Yazarın Diğer Yazıları